Türkiye, 2026 yılı itibarıyla çalışma hayatı, sosyal güvenlik sistemi ve ücret politikalarında köklü bir dönüşüm sürecine giriyor. Milyonlarca çalışanı ve emekliyi doğrudan etkileyecek olan bu yeni dönemde; maaş zamlarından izin sürelerinin uzatılmasına, ikinci emeklilik sisteminin zorunlu hale gelmesinden “vatandaşlık maaşı” uygulamasına kadar pek çok kritik düzenleme hayata geçiriliyor.
Geçtiğimiz yıl atılan adımların ardından, yeni yılda işçiden memura, emekliden ev hanımına kadar toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren yasal değişiklikler takvime bağlandı. Özellikle enflasyon verileriyle şekillenecek ücret artışları ve sosyal haklardaki iyileştirmeler, yılın ilk günlerinden itibaren gündemin ana maddelerini oluşturuyor.
Memur ve Emekli Maaşlarında Gözler Ocak Verisinde
Ocak ayı, milyonlarca vatandaş için gelirlerin yeniden belirlendiği kritik bir dönem olarak öne çıkıyor. 5 Ocak tarihinde açıklanacak olan yıllık enflasyon rakamları, memur ve emekli maaşlarına yapılacak zammın oranını netleştirecek. Yapılan projeksiyonlara göre, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için 6 aylık artış oranının yüzde 11 ile 13 bandında gerçekleşmesi bekleniyor. Memurlar ve memur emeklileri içinse bu oranın, enflasyon farkı ve toplu sözleşme etkisiyle yüzde 17 ile 19 aralığında olacağı öngörülüyor.
Emekli aylıkları cephesinde ise sadece enflasyon farkı değil, Taban Aylık düzenlemesi de masada. Halihazırda 16.881 TL olarak uygulanan en düşük emekli maaşının, yapılacak yasal bir düzenlemeyle 18.737 TL ila 19.075 TL seviyelerine çekilmesi gündemde. Rakamın yasa ile belirlenecek olması, artışın bu tahminlerin üzerine çıkma ihtimalini de barındırıyor. Ayrıca SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur emeklileri arasındaki yaklaşık 6 puanlık zam farkının kapatılması için de ek bir çalışma yapılması bekleniyor.
Doğum ve Babalık İzinlerinde “Devrim” Niteliğinde Artış
2026 yılı, çalışma hayatındaki ebeveynler için izin sürelerinin ciddi oranda arttığı bir yıl olacak. Özellikle annelere tanınan analık izni sürelerinde büyük bir genişlemeye gidiliyor. Mevcut uygulamada doğum öncesi 8 ve doğum sonrası 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta olan izin süresi, yeni düzenlemeyle 24 haftaya yükseltilecek. Bu haktan sadece memurlar değil; işçiler, askeri personel, akademisyenler ve KİT personeli dahil olmak üzere çalışan tüm anneler yararlanabilecek.
Babalar için de izin sürelerinde eşitlikçi bir adım atılıyor. İş Kanunu kapsamında çalışanlar için 5 gün ile sınırlı olan babalık izni, statü farkı gözetilmeksizin tüm çalışanlar için 10 güne çıkarılıyor. Böylece özel sektör çalışanları da memur babalarla aynı haklara sahip olacak.
Koruyucu Ailelere İlk Kez İzin Hakkı Tanınıyor
Sosyal devlet anlayışı gereği, koruyucu aile sistemini teşvik edici önemli bir yenilik de mevzuata giriyor. Daha önce herhangi bir yasal izin hakkı bulunmayan koruyucu aileler, yeni yasa ile bu kapsama alınıyor. Düzenlemeye göre, 3 yaşından küçük bir çocuğun bakımını üstlenen ve koruyucu aile olan memur, işçi ve askeri personele 10 günlük özel izin hakkı verilecek.
Hizmet Borçlanması ve Prim Sisteminde Maliyetler Değişiyor
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) parametrelerinde yapılan değişiklikle, 1 Ocak itibarıyla hizmet borçlanması maliyetlerinde artışa gidildi. Emeklilik gün sayısını tamamlamak isteyenler için uygulanan borçlanma oranı, brüt asgari ücretin yüzde 32’sinden yüzde 45 seviyesine çekildi. Ancak kadın çalışanları korumak adına doğum borçlanması bu artıştan muaf tutuldu ve oran yüzde 32 olarak sabit bırakıldı.
Prim ödemelerinde tavan ücret sınırı da yukarı yönlü revize edildi. Daha önce brüt asgari ücretin 7.5 katı olan prime esas kazanç üst sınırı, 9 kata çıkarıldı. Buna göre SGK’ya bildirilebilecek en yüksek brüt ücret 297.270 TL (33.030 x 9) olarak belirlendi. Tavanın yükselmesi, yüksek maaş alan çalışanlar için daha yüksek prim ödenmesi ve dolayısıyla gelecekte daha yüksek emekli maaşı bağlanması anlamına geliyor.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) Zorunlu Oluyor
Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında takvimlendirilen ve çalışma hayatının en köklü reformlarından biri olarak görülen İkinci Emeklilik sistemi, 2026’nın ikinci yarısında devreye girmeye hazırlanıyor. Mevcut Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) yerini alacak olan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), tüm çalışanlar için zorunlu hale getirilecek.
Yeni sistemde sadece çalışanın maaşından kesinti yapılmayacak, işverenler de sisteme belirli bir oranda prim katkısı sunacak. Devletin sağladığı yüzde 30 oranındaki katkı payı da devam edecek. Böylece çalışan, işveren ve devletten oluşan üçlü bir finansman yapısı kurulacak. Emeklilik şartlarında mevcut 10 yıl prim ve 56 yaş kuralının korunması beklenirken, biriken fonların nemalandırılmasıyla çalışanlara emeklilikte ek gelir sağlanması hedefleniyor. Sistemden çıkışta ise toplu para ya da aylık maaş seçenekleri sunulacak.
Yeni Asgari Ücretle Parametreler Yenilendi
Aralık ayında belirlenen yeni asgari ücret rakamları, 1 Ocak’tan itibaren tüm hesaplamalarda temel ölçüt oldu. En düşük brüt maaş 33.030 TL, en düşük net maaş ise 28.075,50 TL olarak uygulanmaya başlandı.
Asgari ücretteki bu artış, çalışma hayatındaki birçok kalem ödemeyi de otomatik olarak değiştirdi. İşsizlik maaşından rapor parasına, stajyer ücretlerinden doğum ve askerlik borçlanmasına kadar pek çok ödeme kalemi ve sosyal yardımlardan yararlanma kriterleri, yeni brüt asgari ücret üzerinden yeniden hesaplanıyor.
Vatandaşlık Maaşı: Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi
Dar gelirli haneleri korumayı amaçlayan ve kamuoyunda “Vatandaşlık Maaşı” olarak bilinen Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi, 2026 yılında pilot uygulamalarla hayata geçiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülecek projede, hane halkı gelirinin belirlenen bir eşik seviyenin altında kalması durumunda, aradaki fark devlet tarafından tamamlanacak.
Sistemin işleyişinde yapay zeka teknolojilerinden faydalanılarak gerçek ihtiyaç sahipleri tespit edilecek. Bu yıl belirlenecek pilot illerde başlayacak olan ödemelerin, 2027 yılında tüm Türkiye’ye yayılması planlanıyor. Sistemin en önemli özelliği ise istihdamı teşvik edecek şekilde kurgulanması ve iş gücüne katılımı engellememesi olacak.
Bağ-Kur ve Ev Kadınları İçin Bekleyiş Sürüyor
Meclis gündemine gelmesi beklenen diğer düzenlemeler arasında ise esnaf ve ev kadınlarını ilgilendiren maddeler yer alıyor. Bağ-Kur’lu küçük esnafın emeklilik için gerekli olan 9 bin prim gün sayısının 7 bin 200 güne düşürülmesi konusundaki beklenti devam ediyor. Benzer şekilde, ev kadınlarının emekliliğini kolaylaştırmak amacıyla prim desteği sağlanması ve erken emeklilik koşullarının oluşturulması da 2026 yılında yasalaşması beklenen başlıklar arasında bulunuyor.