Ağrı’da Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Emrullah Akyüz’ün, 25 haftalık riskli bir gebenin tedavisine başlanmadığını iddia ederek meslektaşını ve sistemi eleştirdiği video, sağlık ve siyaset kulislerini dalgalandırdı. “Ağrı halkı sahipsiz değildir” çıkışıyla dikkat çeken ve durumu sosyal medyadan duyurmayı tercih eden Akyüz, olaydan kısa süre sonra hakkında idari soruşturma başlatılarak görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. Videonun zamanlamasına dair ortaya atılan “idari görev talebi reddedildi” iddiaları ise sürecin boyutunu farklı bir noktaya taşıdı.
“Adam Eşim Riskli Gebe Diye Yalvarıyor, Bakmıyorlar”
Ağrı eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Emrullah Akyüz, kendi sosyal medya hesabından paylaştığı bir videoyla hastanedeki bir işleyiş aksaklığını ve hekimler arası iletişimsizliği ifşa etti. Çektiği videoda, 25 haftalık gebeliği bulunan ve şiddetli gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) tablosu nedeniyle hayati tehlikesi olan bir hastanın durumunu anlatan Akyüz, hastayı yüksek riskli gebelikler uzmanına (perinatoloji) konsülte ettiğini (danıştığını) ancak hekimin bu duruma duyarsız kaldığını iddia etti.
Videoda duyulan ses kaydında Akyüz’ün şu isyanı dikkat çekti: “Hastaya konsültasyon atıyorum, atmamama rağmen ‘Ben yarın bakarım, sevket, beni ne alakadar eder, ben yorulamam, eve geldim’ gibi laflarla bizi geri çeviriyor. Hayatta şikayet edeceğim bir şey değildir hekim arkadaşımı şikayet etmek… Ancak bir halkı, bu bir gün, iki gün değil… Bu zihniyeti ben kesinlikle kabul etmiyorum. Diyadin’in köyünden geliyor adam yalvarıyor, eşim riskli gebe ne olur bakar mısınız diyor. Adam bakmıyor ya! Her günümüz bu şekilde, her gün kavga dövüş…”
Akyüz, yoğun çabalarının ardından hastanın tansiyonlarının düşürülemediğini ve Erzurum’a sevk işleminin başarıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Videonun sonunda Ağrı Valiliği ve Sağlık Bakanlığı‘nı etiketleyen hekim, durumu yetkililerin incelemesine sundu.
Siyasiler Devrede: “Ağrı Halkının Feryadı Benim Feryadımdır”
Hekimin sosyal medyadan yükselttiği bu feryat, kısa sürede siyasilerin de gündemine girdi. DEM Partili siyasetçi Sırrı Sakık, konuyu kendi hesaplarından paylaşarak, “Ağrı’dayım ve her gelişimde hastaneye uğrarım. Defalarca hem Meclis’te hem hastanede yaşanan insanlık dışı muameleyi anlattım. Ağrı halkının feryadı benim feryadım ve şimdi de bir doktorun feryadını dinleyin.” ifadeleriyle hastanedeki sistemik sorunların altını çizdi.
İfşa Videosunun Ardından Görevden Uzaklaştırma Geldi
Yaşanan bu gelişmelerin ve videonun hızla yayılmasının ardından Ağrı Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü iddialarla ilgili inceleme başlattı. Sürecin ilk idari yaptırımı ise videoyu paylaşan Op. Dr. Emrullah Akyüz’e yönelik oldu. Akyüz, yine sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklamayla hakkında idari soruşturma başlatıldığını ve görevinden uzaklaştırıldığını duyurdu.
kamu personeli mevzuatına göre, memurların kurum içindeki sorunları hiyerarşik silsile yoluyla ve resmi dilekçelerle üst makamlara iletmesi gerekirken; Akyüz’ün doğrudan sosyal medya üzerinden meslektaşını ve kurumu hedef alan bir video yayınlaması, idari cezanın temel dayanağı olarak yorumlandı.
Kulislerde Konuşulan “İdari Görev Talebi” İddiası
Akyüz’ün mesleki duyarlılıkla yaptığı bu paylaşım, yerel siyaset ve sağlık kulislerinde ise farklı bir boyutuyla tartışılmaya başlandı. İddialara göre Op. Dr. Akyüz, bir süredir il sağlık teşkilatında, özellikle “Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı” gibi üst düzey bir idari görev almak için AK Parti İl Başkanlığı, bölge milletvekilleri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile yoğun temas halindeydi.
Yine iddialara göre, Akyüz’ün bu talebinin değerlendirme aşamasında olduğu bir dönemde, idari pozisyonun kendisine verilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine, bu karardan sadece bir gün sonra söz konusu videoyu çekip yayınlaması dikkat çekici bulundu. Videonun zamanlamasının mesleki bir isyandan ziyade, “reddedilen idari talebe yönelik bir tepki” olabileceği yönündeki iddialar, Ağrı kamuoyunda sürecin şeffaflığına dair soru işaretleri yarattı. İdari soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı ve videodaki iddiaların gerçekliği, müfettiş raporlarıyla netlik kazanacak.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Hastanın Canı ve Siyasetin Gölgesi Arasında Kalan Sağlık
Ağrı’da yaşanan bu olay, Türkiye’nin periferi (merkeze uzak) illerindeki sağlık hizmetlerinin nasıl bıçak sırtında ilerlediğinin en acı özetidir. Bir yanda gebelik zehirlenmesi nedeniyle Diyadin’in köyünden çaresizce merkeze gelip tedavi bekleyen, ancak iddialara göre hekim kaprisi ve iletişimsizliği yüzünden Erzurum’a yollanmak zorunda kalan bir anne adayı vardır. Eğer iddialar doğruysa, bir perinatoloğun “yoruldum, eve gittim” diyerek hayati risk taşıyan bir hastaya müdahale etmemesi büyük bir mesleki etik ve malpraktis (tıbbi hata) ihlalidir ve Sağlık Bakanlığı bu konunun üzerine kararlılıkla gitmelidir.
Ancak madalyonun diğer yüzünde, bir hekimin şikayetini Sağlık Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildirmek veya Beyaz Kod vermek yerine, “Ağrı halkı sahipsiz değildir” gibi siyasi bir jargona bürünerek sosyal medyadan “kahramanlık” yapması yer almaktadır. Kulislerde yankılanan “istedikleri idari koltuğu alamayınca sistemi ifşa etti” iddiaları, mesleki duyarlılığın üzerine siyasi hesapların gölgesini düşürmektedir. Sağlık hizmeti şovla değil, protokolle yürür. Ağrı Valiliği’nin soruşturmayı sadece videoyu çeken doktoru açığa alarak değil, o gece hastaya bakmayı reddeden iddia sahibi perinatoloğu ve hastanenin nöbet organizasyonundaki zafiyetleri de kapsayacak şekilde derinleştirmesi elzemdir. Ağrı halkı, siyasilerin veya koltuk kavgası veren idareci adaylarının polemik malzemesi değil, nitelikli sağlık hizmetine muhtaç vatandaşlardır.