Ankara Pursaklar Devlet Hastanesi’nde akıllara durgunluk veren bir şiddet olayı yaşandı. Hastaneye yemek hizmeti sağlayan taşeron firmanın yetkilisi, porsiyonların fazla olduğunu öne sürerek görevli diyetisyenlere saldırdı. Sözlü müdahalenin fiziki arbedeye dönüşmesi üzerine hastanede “beyaz kod” verildi.
“Porsiyonları Küçültün” Baskısı Karakolda Bitti
Edinilen bilgilere göre, kurumun mutfak bölümünde yemek şirketi yetkilisi ile menüleri planlayan diyetisyenler arasında maliyet odaklı bir tartışma çıktı. Diyetisyenlerin, hasta sağlığını, mevzuatı ve klinik gereklilikleri gözeterek hazırladığı porsiyonları fazla bulan firma yetkilisi, sağlık çalışanlarına agresif tavırlarla müdahalede bulundu.
Kısa sürede alevlenen tartışma fiziki temasa dönüşünce, mağdur edilen sağlık personeli anında Beyaz Kod bildirimi yaparak güvenlik güçlerini devreye soktu.
| Olayın Özeti | Detaylar |
| Konum | Ankara Pursaklar Devlet Hastanesi |
| Taraflar | Yemek şirketi yetkilisi ve Diyetisyenler |
| Krizin Nedeni | “Porsiyonlar fazla” iddiasıyla yemeğe müdahale |
| Adli Boyut | Fiziki temas, Beyaz Kod ve karşılıklı şikayet |
İdarenin Tavrı Merakla Bekleniyor
Olayın ardından taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Sağlıkta şiddetin boyut değiştirerek, hasta ve hasta yakınlarından sonra hizmet alımı yapılan taşeron şirket elemanlarına kadar sıçraması hastane personelinde büyük bir infiale yol açtı.
Şimdi gözler hastane yönetiminin atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Çalışanlar, idarenin hukuki süreci şeffaf bir şekilde yürütmesini ve şiddete uğrayan personelinin arkasında net bir duruş sergilemesini talep ediyor.
SağlıkHaberi.net Yorumu: Kar Hırsı, Hasta Sağlığının Önüne Geçemez
Pursaklar’da yaşanan bu skandal, hastanelerdeki taşeronlaşmanın ve maliyet hırsının geldiği tehlikeli boyutu gösteriyor. Bir yemek firması yetkilisinin, hastanın alması gereken günlük kaloriye ve tedavi diyetine karar veren diyetisyene müdahale etme cüreti göstermesi, ticari kaygıların insan sağlığının önüne konduğunun en net kanıtıdır.
Hastane idaresinin bu olaydaki duruşu tüm çalışanlar için bir emsal teşkil edecektir. Diyetisyenin asli görevi şirketin kar marjını korumak değil, hastanın doğru beslenerek iyileşmesini sağlamaktır. Yönetim, kendi personeline kurum içinde şiddet uygulamaya kalkan bu zihniyete karşı sadece adli süreci beklememeli; idari yaptırımları ve sözleşme şartlarını derhal masaya yatırmalıdır.