Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli 33 yaşındaki anestezi teknikeri Hüseyin Buhan, gece nöbeti sonrası evine gitmek üzere bindiği otomobilinde ölü bulundu. hastane otoparkında mesai arkadaşları tarafından hareketsiz halde bulunan Buhan’ın ölümüyle ilgili soruşturma başlatılırken, araçta yapılan ilk incelemede anestezi işlemlerinde kullanılan tıbbi bir maddeye rastlandığı bildirildi.
Nöbet Sonrası Acı Haber
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yer alan Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nde gece mesaisini tamamlayan anestezi teknikeri Hüseyin Buhan‘dan bir süre haber alınamadı. Telefon aramalarına cevap vermemesi üzerine durumdan şüphelenen iş arkadaşları, Buhan’ın aracının bulunduğu otopark alanına gitti. Yapılan kontrolde, genç teknikerin otomobili içerisinde hareketsiz olduğu fark edildi ve hayatını kaybettiği tespit edildi.
Araçta ‘Propofol’ Maddesi Tespit Edildi
Olay yerinde polis ekipleri tarafından yürütülen incelemelerde, araç içerisinde anestezi uygulamalarında yaygın olarak kullanılan ‘propofol’ isimli ilaç maddesine rastlandı. Kesin ölüm nedeninin bu maddeyle ilişkili olup olmadığı, Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak otopsi işlemlerinin ardından netlik kazanacak. Olayı duyarak hastane otoparkına gelen Buhan’ın eşi, aldığı haberle büyük bir şok ve üzüntü yaşadı.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Bu Olay Sahada Ne Anlama Geliyor?
Antalya’da yaşanan bu üzücü hadise, sağlık profesyonellerinin maruz kaldığı ağır çalışma koşullarını ve medikal maddelere erişimin yarattığı riskleri bir kez daha gündeme taşımıştır. Özellikle anestezi gibi yüksek stresli branşlarda görev yapan personelin, nöbet sonrası yaşadığı yorgunluk ve tükenmişlik hali, maalesef bazen bu tür trajik olaylara zemin hazırlayabilmektedir.
Öte yandan, araçta bulunduğu belirtilen ve sadece hastane ortamında, uzman kontrolünde kullanılması gereken anestezi ilaçlarının dışarıya nasıl çıktığı konusu, eczane ve malzeme yönetimindeki denetimlerin hassasiyetini tekrar hatırlatıyor. Bakanlığın son yayımladığı Hukuki Sorumluluk Rehberi‘nde de vurgulandığı üzere; tıbbi kayıtların ve malzeme kullanım süreçlerinin titizlikle izlenmesi, hem hasta güvenliği hem de personelin mesleki ve yaşamsal güvenliği açısından hayati bir bariyerdir. Bu tür kayıpların önüne geçilmesi için sağlık çalışanlarına yönelik psikososyal destek mekanizmalarının ve mesai saatlerinin insani şartlara göre yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
