İSTANBUL, – YETİŞKİNLİKTE görülen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) kişiyi pek çok yönden etkileyebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Dalgınlık ya da unutkanlık diye geçiştirilen bazı sorunların arkasında DEHB olabilir. Yetişkinlikte bile doğru tanı ve tedaviyle daha düzenli, verimli ve dengeli bir yaşam mümkündürö dedi. Araştırmalara göre çocuklukta tanı alan her üç kişiden birinde yetişkinlikte belirtilerin sürdürdüğünü kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, “Yaş ilerledikçe belirtilerin şekli değişebilir. Çocuklarda daha çok hareketlilik göze çarparken, yetişkinlerde dikkatsizlik, zaman yönetiminde zorluk, plansızlık ve dağınıklık ön plana çıkabilir” dedi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, yetişkinlerde görülen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) etkileri ve tedavilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
‘DEHB’Lİ BEYİN FARKLI ŞEKİLDE TEPKİ VERİYOR’
DEHB’yi ‘beynin dikkat, planlama, dürtü kontrolü ve hareket düzenleme mekanizmalarını etkileyen süreğen bir nöropsikiyatrik bozukluk’ olarak tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, “Bu kişilerdeki durum nöroçeşitliliğe (neurodivergent) bağlıdır. Nörotipik kişilerle karşılaştırıldığında DEHB’li kişilerin iki ana beyin bölgesinde farklılıklar vardır: frontal lob ve bazal gangliyonlar. Frontal lob, yönetici işlevler, dikkat, karar verme ve dürtü kontrolünde önemli bir rol oynarken, bazal gangliyonlar ödül işleme ve hareket için hayati önem taşır. DEHB’li kişi, bir görev üzerinde çalışırken nörotipik bir beyinden daha farklı şekilde tepki verir” dedi.
‘YETİŞKİNLİKTE GÖRÜLEN DEHB, PEK ÇOK YÖNÜYLE ETKİLEYEBİLİYOR’
Yetişkinlikte görülen DEHB’nin kişiyi pek çok yönüyle etkileyebileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, “Çoğu zaman belirtiler çocukluk çağında başlar ancak etkileri yaşam boyu sürebilir. Sadece ders çalışmayı ya da okul başarısını değil; iş, sosyal yaşam, ilişkiler ve günlük görevler gibi birçok alanı etkiler. Ağırlıklı olarak dikkatsizliğin görüldüğü tip ve ağırlıklı olarak hiperaktif /dürtüsel tip olarak iki farklı tipte görülebilir. Bu nedenle her DEHB vakası birbirinin aynı şikayetlerle başvurmayabilir” diye konuştu.
‘YAŞ İLERLEDİKÇE BELİRTİLERİN ŞEKLİ DEĞİŞEBİLİYOR’
DEHB’nin sadece çocukluk dönemiyle sınırlı olmadığını, yetişkinlikte de görülebildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, “Araştırmalar, çocuklukta tanı alan her üç kişiden birinin yetişkinlikte de belirtilerini sürdürdüğünü gösteriyor. Yaş ilerledikçe belirtilerin şekli değişebilir. Çocuklarda daha çok hareketlilik göze çarparken, yetişkinlerde dikkatsizlik, zaman yönetiminde zorluk, plansızlık ve dağınıklık ön plana çıkabilir. Çocukluktan bu yana uzun yıllar DEHB belirtileri ile yaşayan yetişkinler, bu belirtilerle baş etmek için yöntemler bulabilir ve aldıkları önlemler ile işlevselliklerini koruyabilirler, örneğin eşyalarını sık sık bir yerlerde unutan birisinin odadan çıkmadan önce masada neler olduğunu kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmesi gibi. Fakat yetişkin DEHB vakalarında kişilerin aldığı tüm bu önlemlere rağmen günlük hayatlarını etkileyecek düzeyde sorunlar yaşadıklarını görmekteyiz” ifadelerini kullandı.
AİLEDE DEHB ÖYKÜSÜ, RİSKİ ARTIRIYOR
DEHB’nin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, “Ailede DEHB öyküsü bulunması riski artırır. Ayrıca beyin kimyasındaki farklılıklar, gebelik ve doğum sırasındaki bazı risk faktörleri, çocukken kurşun gibi toksinlere maruz kalmak gibi erken çocukluk dönemindeki olumsuz çevresel koşullar da etkili olabilir. Eski binalarda daha sık rastlanan boyalarda ya da borularda yer alan kurşunun çocukta DEHB riskini artırdığı gösterilmiştir. Annenin gebelikte sigara, alkol ya da madde kullanımının çocukta DEHB riskini artırır. Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı da DEHB riskini artıran faktörlerdendir” dedi.
‘ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE BELİRTİLER BAŞLIYOR’
DEHB’nin genellikle çocuklukta başladığını ancak bazı kişilerde belirtilerin çocuklukta fark edilmediği veya hafif seyrettiği için tanı konulmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, “Yetişkinlikte artan sorumluluklar, iş ve aile yaşamının getirdiği stres, bu belirtileri daha görünür hale getirebilir. Yani ‘sonradan ortaya çıktı’ gibi görünse de çoğu zaman kökeni çocukluğa dayanır, kronik bir bozukluktur” diye konuştu.
BU BELİRTİLERE DİKKAT
Yetişkinlerde görülen DEHB belirtilerinin kişinin yaşamında olumsuz etkileri olabileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, bu belirtileri şöyle sıraladı:
-Başlanan işleri tamamlayamama
-Toplantılarda veya konuşmalarda dikkat kaybı
-Zaman yönetiminde güçlük
-Organizasyon becerilerinde yetersizlik, plan yapamama
-Dürtüsel kararlar alma, öfke patlamaları
-Dürtüsellik fiziksel olarak tehlikeli etkinliklere girişme, sırasını bekleyememe, diğerlerinin konuşmalarını bölmeyi içerebilir. Dürtüsel davranış kişilerarası ilişkilerde sorunlara, tartışmalara neden olabilir. DEHB olguları ödüllerin gecikmesine dayanamazlar ve dürtüsel davranışlarla kısa dönemdeki ödülleri uzun dönemdeki daha büyük ödüllere tercih ederler.
-Sık eşya kaybetme, unutkanlık
-Trafikte riskli davranışlar
-İlişkilerde gerginlik ve çatışma
-Kontrolsüz alışveriş yapma, dürtüselliğin bir belirtisi olarak görülebilir.
‘İLİŞKİLERDE SORUNLARA YOL AÇABİLİR’
DEHB’nin tedavi edilmediğinde kişinin yaşamını olumsuz yönde etkileyebileceği uyarısında bulunan Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, “Kişinin iş verimliliğini düşürebilir, ilişkilerde sorunlara yol açabilir. Sık iş değiştirme, maddi sorunlar, düşük özgüven, kaygı ve depresyon gibi ek ruhsal problemlerle sonuçlanabilir. Bazı kişilerde hızlı araç kullanma ve madde kullanımı gibi riskli davranışlar daha sık görülür” dedi.
‘DALGINLIK YA DA UNUTKANLIK DİYE GEÇİŞTİRİLMEMELİ’
Yetişkinlerde DEHB’nin tedavi edilebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Bektaş, doğru tanı ve tedaviyle verimli ve dengeli yaşamın mümkün olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Tedavi yaklaşımı genellikle iki ana ayağa dayanır: İlaç tedavisi ve psikoterapi. İlaçlar dikkati toplama, dürtü kontrolünü artırma ve hiperaktiviteyi azaltma konusunda etkilidir. Psikoterapi ise özellikle zaman yönetimi, planlama, problem çözme ve duygusal düzenleme becerilerini geliştirmeye yardımcı olur. Erken tanı ve doğru tedavi ile yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileşebilir. ‘Dalgınlık’ ya da ‘unutkanlık’ diye geçiştirilen bazı sorunların arkasında DEHB olabilir. Yetişkinlikte bile doğru tanı ve tedaviyle daha düzenli, verimli ve dengeli bir yaşam mümkündür.”
DHA özel haberidir.