Doğum İzni Bekleyen Annelere Müjde: Bakan Göktaş “24 Hafta” İçin Tarih ve Detayları Açıkladı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çalışan annelerin uzun süredir beklediği doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasını öngören yasal düzenlemenin detaylarını açıkladı. Yasa çıktığında halihazırda işe dönmüş ancak 24 haftalık süresini henüz doldurmamış annelerin de bu haktan geriye dönük olarak faydalanabileceğini müjdeleyen Göktaş, nüfus düşüşünün Türkiye için “beka meselesi” olduğunun altını çizdi.
İşe Dönen Anneler de Kapsama Alındı
CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik’in sunduğu Hafta Sonu Programı’na konuk olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin demografik yapısı, aile politikaları ve çocukların dijital dünyadan korunmasına yönelik kritik açıklamalarda bulundu.
Bakan Göktaş’ın açıklamalarında en çok dikkat çeken başlık, çalışma hayatındaki anneleri yakından ilgilendiren doğum izni düzenlemesi oldu. Uzun yıllardır bu konuda bir güncelleme yapılmadığını hatırlatan Göktaş, annelerin doğum iznini 16 haftadan 24 haftaya, babalık iznini ise 5 günden 10 güne çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Yasanın yürürlük tarihi itibarıyla doğacak mağduriyetleri önlemek için özel bir ek madde hazırladıklarını duyuran Bakan Göktaş, şu hayati detayı paylaştı: “Yasal düzenlememiz çıktığı andan itibaren 24 haftayı tamamlamamış olup tekrar işe dönmek zorunda kalanların da 24 haftayı tamamlamasına yönelik bir ek madde ekledik. Süreç boyunca eğer ki o süreci tamamlamadılarsa ve 24 hafta içerisindelerse onlar da tamamlayabilecekler. Ayrıca koruyucu ailelere de özellikle 0-3 yaştaki evlat edinme süreçlerinde doğum izni süresi gibi bir hak tanımış olacağız”.
Nüfus Düşüşü: “Ülkemiz İçin Beka Meselesi”
Doğum izinlerindeki bu artış planının temelinde ise Türkiye’nin hızla yaşlanan nüfus yapısı yatıyor. Doğurganlık oranlarındaki sert düşüşe dikkat çeken Bakan Göktaş, durumu “beka meselesi” olarak nitelendirdi.
İstatistiklerle konuşan Göktaş, şu çarpıcı verileri paylaştı:
-
Türkiye’de ortalama hane büyüklüğü 3,17’ye kadar geriledi.
-
Hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor.
-
Dünyadaki bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı nüfus düşüşünü, Türkiye sadece 27 yıl gibi kısa bir sürede yaşadı.
-
Mevcut doğurganlık hızıyla devam edilirse, önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin kişi azalacak.
“15 Yaş Altı Sosyal Medya Düzenlemesi Haftaya Komisyonda”
Çocukların dijital dünyadaki güvenliğine de geniş yer ayıran Bakan Göktaş, çocukların yüzde 63’ünün sosyal medyada yoğun olarak yer aldığını belirtti. Yaklaşık 1,5 yıldır üzerinde çalışılan “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı” kapsamında hazırlanan yasa tasarısının detaylarını anlatan Göktaş, “15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi AK Parti grubumuz Meclis Başkanlığı’na sundu. Haftaya inşallah komisyonda görüşülecek. Amacımız yasakçı zihniyet değil, denetim mekanizmalarının oluşturulması” dedi.
Ayrıca çocukların akran zorbalığı veya dijital tehditleri bildirebilecekleri “Çocuklar Güvende” uygulamasını hayata geçirdiklerini duyuran Bakan Göktaş, ailelerin bu uygulamayı aktif kullanması çağrısında bulundu.
Aile ve Gençlik Fonu’ndan 132 Bin Gence Destek
Bakan Göktaş programda evlenecek gençlere sağlanan “Aile ve Gençlik Fonu” kredilerine ilişkin güncel verileri de paylaştı. Bugüne kadar 227 bin 993 çiftin fona başvurduğunu ve 132 bin 686 gence toplam 10 milyar 734 milyon lira kredi ödemesi yapıldığını belirten Göktaş, uygulamanın aile kurmayı teşvik ettiğini ve bir yıl içinde fondan yararlanan çiftlerin 8 bin 113 çocuğunun dünyaya geldiğini sözlerine ekledi.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Doğum İzni Sadece “Süre” Değil, Bir Toplum Sağlığı Meselesidir
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın açıkladığı “doğum izninin 24 haftaya çıkarılması” ve özellikle “işe dönmüş olanları da kapsayacak ek madde” detayı, çalışma hayatındaki yüz binlerce anne için tarihi bir kazanımdır. Bugüne kadar uygulanan 16 haftalık (doğum öncesi 8, doğum sonrası 8 hafta) izin süresi, bir annenin bebeğini sadece anne sütüyle besleyebilmesi ve lohusalık depresyonunu atlatabilmesi için tıbbi ve psikolojik açıdan yetersiz kalıyordu.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) “ilk 6 ay sadece anne sütü” kuralı ortadayken, annelerin doğumdan sadece 2 ay sonra süt sağma makineleriyle iş yerlerinin tuvaletlerinde mesai yapmaya zorlanması büyük bir çelişkiydi. 24 haftalık (yaklaşık 6 ay) yeni düzenleme, sadece annenin çalışma şartlarını iyileştirmekle kalmayacak, aynı zamanda bebeklerin fiziksel ve zihinsel gelişimine, dolayısıyla geleceğin toplum sağlığına yapılmış en büyük yatırımlardan biri olacaktır. Bakanlığın bu süreci “nüfus bekası” perspektifiyle ele alıp hızlandırması ve koruyucu aileleri de kapsama dahil etmesi, sosyal devlet ilkesinin en güçlü adımlarından biri olarak tarihe geçecektir.