Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı ve Mil-Sen genel başkan Vekili Celaleddin Gül, memurların sendika üyelik ve istifa işlemlerinin e-Devlet üzerinden yapılabilmesi tartışmalarında memur-Sen’i hedef aldı. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en büyük memur konfederasyonunun dijital kolaylığa ve şeffaflığa engel olmaya çalışmasını “ciddi bir çelişki” olarak nitelendiren Gül, Memur-Sen’e “Sürecin önünü tıkamak yerine memurun iradesine güvenin” çağrısında bulundu.
“Üyelik ve İstifalar e-Devlet Üzerinden Özgürce Yapılabilmeli”
Kamu görevlilerinin sendikal örgütlenme süreçlerindeki bürokratik hantallık ve elden evrak teslimi gibi eski usul yöntemler, sendikalar arası tartışmanın yeni odak noktası oldu. Mil-Sen Genel Başkan Vekili Celaleddin Gül, X (eski adıyla Twitter) platformu üzerinden yaptığı “Memur-Sen’in E-Devlet Korkusu” başlıklı paylaşımda, kamu çalışanlarının sendikal haklarını dijital ortamda çok daha şeffaf ve baskıdan uzak bir şekilde kullanabilmesi gerektiğini savundu.
Gül, yaptığı açıklamada yetkili konfederasyona yönelik şu eleştirilere yer verdi: “Memurların sendika istifa ve üyelik işlemlerini e-Devlet üzerinden özgürce gerçekleştirebilmesi gerekir. Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olan Memur-Sen’in bu dijital kolaylığa mesafeli durması, hatta engellemeye çalışması ciddi bir çelişkidir.”
“Şeffaf Platformdan Çekinmek Yerine Memura Güvenin”
Sendikal tekelin kırılarak memurun hür iradesinin önündeki bürokratik ve psikolojik engellerin kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Gül, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın‘ı ve konfederasyonun resmi hesaplarını etiketleyerek açık bir çağrıda bulundu. Dijitalleşme çağında e-Devlet gibi güvenilir bir altyapıdan kaçınmanın anlamsız olduğunu belirten Gül, “E-Devlet gibi şeffaf ve erişilebilir bir platformdan çekinmek yerine, memurların iradesine güvenmek gerekir. Memur-Sen, e-Devlet konusundaki bu çekincesini geride bırakmalı ve sürecin önünü tıkamak yerine kolaylaştırmalıdır.” diyerek sözlerini tamamladı.
🔴 Memur-Sen’in E-Devlet Korkusu
Memurların sendika istifa ve üyelik işlemlerini e-Devlet üzerinden özgürce gerçekleştirebilmesi gerekir. Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olan Memur-Sen’in bu dijital kolaylığa mesafeli durması, hatta engellemeye çalışması ciddi bir… pic.twitter.com/UzISUMCpUV
— Celaleddin Gül (@celaleddin_gul) March 28, 2026
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Islak İmza Dönemi Bitiyor, Sendikalarda “Dijital” Yüzleşme Başlıyor
Mil-Sen Genel Başkan Vekili Celaleddin Gül’ün gündeme taşıdığı “e-Devlet üzerinden sendika üyeliği ve istifası” konusu, yalnızca Diyanet veya eğitim iş kolunu değil; hastanelerde, il sağlık müdürlüklerinde ve 112 istasyonlarında görev yapan yüz binlerce sağlık ve sosyal hizmet çalışanını da yakından ilgilendiren devasa bir meseledir.
Bilindiği üzere, mevcut sistemde bir memurun sendikasından istifa edebilmesi için üç nüsha form doldurması, ıslak imza atması ve bunu kurumun evrak kaydına veya mutemetliğe fiziken teslim etmesi gerekmektedir. Özellikle sağlık kurumlarındaki idarecilerin ağırlıklı olarak yetkili sendika yöneticilerinden veya üyelerinden oluştuğu iddiaları göz önüne alındığında, bu “ıslak imzalı fiziki başvuru” süreci çoğu zaman sahada çalışan memur üzerinde ciddi bir psikolojik baskıya ve idari mobbinge dönüşebilmektedir. İstifa dilekçesini elden veren sağlık çalışanı, “Neden istifa ediyorsun, kim aklına girdi?” gibi ikna odası seanslarıyla veya “İstifanı işleme koymayı unutmuşuz/kaybetmişiz” gibi bürokratik oyalamalarla karşılaşabilmektedir.
Her türlü resmi işlemin, ikametgahın, bankacılığın ve hatta adli süreçlerin tek tıkla e-Devlet üzerinden yapılabildiği günümüz Türkiye’sinde; sendika istifası için hala daktilo döneminden kalma 3 nüsha evrak peşinde koşmak sendikal bir garabettir. Eğer bir sendika gerçekten memurun haklarını savunduğuna ve üyesinin teveccühüne inanıyorsa, e-Devlet’in şeffaf butonundan korkmamalıdır. E-Devlet entegrasyonu, sendikaları “bürokratik zorluklar nedeniyle üyesini elinde tutan” yapılar olmaktan çıkarıp, üyesini kaybetmemek için sahada gerçekten ter dökmek zorunda bırakan rekabetçi ve demokratik bir dönemin kapısını aralayacaktır.