2026 yılı için belirlenen Gelir Vergisi tarifesi, çalışanların maaşlarının daha yılın ortasına gelmeden erimesine neden olduğu gerekçesiyle tartışılmaya devam ediyor. Vergi Uzmanı Ozan Bingöl, resmi olarak 190.000 TL olarak açıklanan ilk vergi diliminin, aslında olması gereken rakamın çok altında kaldığını matematiksel verilerle ortaya koydu. Bingöl’e göre, devletin kendi hesaplama yöntemi tam uygulansaydı, çalışanlar çok daha geç vergi ödemeye başlayacaktı.
Maaşlı çalışanların, yani bordrolu kesimin en büyük kâbusu olan vergi dilimi, yeni yılda da tartışmaların odağında. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2026 yılı için Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi 190.000 TL olarak belirlendi. Ancak bu rakam, geçmiş yıllardaki enflasyon ve değerleme oranları dikkate alındığında çalışanların aleyhine işleyen bir tabloyu işaret ediyor.
Konuyla ilgili sosyal medya hesabından dikkat çeken bir analiz paylaşan Vergi Uzmanı Ozan Bingöl, vergi dilimlerindeki gizli erimeyi “kuruşu kuruşuna” yaptığı hesapla gözler önüne serdi.
Yeniden Değerleme Tam Uygulansaydı Rakam Çok Farklı Olacaktı
Ozan Bingöl’ün yaptığı çalışmaya göre, eğer 2000 yılından bu yana Yeniden Değerleme Oranı (YDO) herhangi bir kesintiye uğramadan, tam olarak uygulansaydı, bugün karşılaşılan tablo çok daha farklı olacaktı.
Mevcut durumda 190.000 TL olan ilk dilim sınırı, YDO’nun eksiksiz yansıtılması durumunda 521.210 TL seviyesinde olmalıydı. Aradaki bu devasa fark, çalışanların çok daha erken aylarda yüzde 15’lik dilimden yüzde 20, 27 ve üzeri vergi dilimlerine girmesine, dolayısıyla ellerine geçen net maaşın hızla düşmesine neden oluyor.
Asgari Ücret Karşısında Erayan Vergi Dilimi
Vergi dilimindeki bu erimeyi asgari ücret üzerinden yapılan bir kıyaslama daha net ortaya koyuyor. 2000 yılında Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi, o dönemin bir aylık brüt asgari ücretinin tam 21 katına denk geliyordu. Yani bir çalışan, asgari ücretin 21 katı kadar gelir elde ettiğinde ancak bir üst vergi dilimine giriyordu.
Bugün gelinen noktada ise bu oran dramatik bir şekilde düşmüş durumda. 2026 yılındaki 190.000 TL’lik sınır, güncel brüt asgari ücretin sadece 5,7 katına tekabül ediyor. Bu durum, çalışanların alım gücü artmasa bile, nominal artışlar nedeniyle kağıt üzerinde “zenginleşmiş” sayılarak daha yüksek oranda vergilendirilmesine yol açıyor.
“Bordrolunun Lokması Gizli Gizli Kırpıldı”
Ozan Bingöl, yaşanan bu kaybın sistemsel bir tercihten kaynaklandığını vurguluyor. Mevzuatın kurgulanma biçimini ve yıllar içinde yapılan uygulamaları eleştiren Bingöl, bordrolu çalışanların yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle özetliyor:
“Mevzuatın yanlış(!) kurgulanması ve sair sebeplerle yıllar içinde milyonlarca bordrolunun lokması dilim dilim alınmış, gizli gizli kırpılmıştır.”
Vergi uzmanlarının ortak görüşü, vergi dilimlerinin yeniden değerleme oranının altında artırılmasının, aslında çalışanlara yönelik “gizli bir vergi zammı” olduğu yönünde. Maaşlara yapılan zamlar, vergi dilimi engeline takıldığı için çalışanın cebine girmeden vergi olarak geri dönüyor.
Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi bu yıl için 190.000 TL oldu. Oysa 2000 yılından bu yana Yeniden Değerleme Oranı “KURUŞU KURŞUNA” uygulansaydı bu yıl için ilk dilimin 190.000 TL değil 521.210 TL olması gerekirdi.
2000 yılında Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi bir aylık…— Ozan Bingöl (@ozanbingoll) January 1, 2026
