Türkiye’de sağlık sisteminin can damarı olan hemşirelerin uzun süredir dile getirdiği mali yetersizlikler, bu kez tıp dünyasının tanınmış bir ismi tarafından yüksek sesle eleştirildi. Çapa Tıp Fakültesi mezunu ve Cerrahpaşa ihtisaslı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Prof. Dr. Veysi Çeri, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı çarpıcı paylaşımla sağlık çalışanlarının ücret politikasına isyan etti. Sahadaki emeğin maddi karşılığının dünya standartlarının çok gerisinde kaldığını vurgulayan deneyimli profesör, hemşirelere reva görülen bu tablo karşısında bir doktor olarak mahcubiyet hissettiğini açıkça dile getirdi.
“Sağlıkta İlk Çözülmesi Gereken Kriz”
Aynı zamanda aktivist ve yazar kimliğiyle de bilinen Prof. Dr. Veysi Çeri, X hesabı (@VeysiCe) üzerinden sağlık camiasındaki ücret adaletsizliğine dair oldukça net mesajlar verdi. Kendi mesleki konumunun altını çizerek söze başlayan profesör, sistemin en büyük yarasının yardımcı sağlık personelinin gelir durumu olduğunu savundu.
Deneyimli hekim, meslektaşlarının ve kamuoyunun dikkatine sunduğu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Doktorum. Ama şunu söylemek istiyorum. Türkiye’de sağlık alanında düzeltilmesi gereken ilk şey hemşire maaşlarıdır. Dünyanın hiçbir yerinde hemşireler böylesi düşük bir ücretle çalıştırılmıyor. Bir doktor olarak bu emeğe bu maaş duydukça utanç duyuyorum. Ayıptır yazıktır.”

Küresel Standartlar ve Sahadaki Acı Gerçeklik
Paylaşılan bu tepki, sadece bir maaş eleştirisinin ötesinde, Türkiye’deki hemşirelerin uluslararası arenadaki meslektaşlarıyla aralarındaki devasa gelir uçurumunu da yeniden tartışmaya açtı. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetlerinin temel taşı olarak görülen ve buna uygun finansal güvence sağlanan hemşirelik mesleği, ülkemizde giderek artan bir ekonomik darboğazla mücadele ediyor.
Prof. Dr. Çeri’nin işaret ettiği “küresel standartlar ile Türkiye gerçeği” arasındaki bu derin fark, aşağıdaki tabloda sağlık ekonomisi iddiaları bağlamında şu şekilde özetleniyor:
| Değerlendirme Kriteri | Gelişmiş Ülke Standartları | Türkiye’deki Mevcut Tablo (Uzman Görüşü) |
| Emeğin Finansal Karşılığı | İş yükü riskine uygun, tatmin edici maaş | Dünyadaki en düşük ücretlendirme seviyelerinden biri |
| Sistem İçi Ücret Adaleti | Hekim ve hemşire arasında dengeli makas | Hekimleri dahi utandıran boyutta derin gelir uçurumu |
| Politik Öncelik Durumu | Finansal hakların yasal güvenceyle korunması | Sistemde derhal “düzeltilmesi gereken ilk şey” |
“Ayıptır, Yazıktır” Çıkışının Yankıları
Özellikle pandemi sürecinden bu yana iş yükleri katlanarak artan sağlık profesyonelleri, nöbet ücretlerinin düşüklüğü ve temel maaşların yoksulluk sınırının altında kalması nedeniyle ciddi bir motivasyon kaybı yaşıyor. Bir hekimin, kendi branşı dışına çıkarak aynı servisi paylaştığı hemşirelerin hakkını savunması ve mevcut durumu “ayıptır, yazıktır” sözleriyle özetlemesi, sosyal medyadaki diğer Sağlık çalışanları tarafından büyük destek gördü.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Hekim Cephesinden Gelen Bu Özeleştiri Sahada Ne Anlama Geliyor?
Yıllardır sağlık politikalarında kasıtlı veya kasıtsız olarak yaratılan “hekim-hemşire” kutuplaşması, Prof. Dr. Veysi Çeri’nin bu dürüst ve cesur çıkışıyla aslında sahadaki gerçekliğe tam ortasından çarpmıştır. Bir tıp profesörünün, yoğun bakımda, serviste veya acilde dirsek temasında çalıştığı hemşirenin bordrosunu gördüğünde hissettiği “utanç”, sistemin maaş politikasındaki iflasının en net psikolojik kanıtıdır. Hekimler de çok iyi bilmektedir ki; emeğinin karşılığını alamayan, ay sonunu getirme kaygısıyla tükenmişlik sendromuna sürüklenen bir hemşire ordusuyla nitelikli ve sürdürülebilir bir sağlık hizmeti sunmak imkansızdır.
Buradaki en kritik nokta, “Dünyanın hiçbir yerinde böyle düşük ücret yok” tespitidir. Küresel vizyonda hemşirelik artık bağımsız, profesyonel ve yüksek katma değerli bir meslek grubu olarak fiyatlanırken, Türkiye’de hala dar bir bütçe bandına sıkıştırılmaya çalışılmaktadır. Bir hekimin “ayıptır, yazıktır” demesi, yetkililerin yıllardır hazırladığı yüzlerce sayfalık raporlardan çok daha vurucu bir gerçeği, sağlıkta yaşanan derin yoksulluğu ve haksızlığı toplumun yüzüne çarpmıştır.
