İnsan bedeni sadece etten kemikten ibaret değildir. Her hücresinde bir hikâye, her organında bir duygu saklıdır. Ve o hikâyelerin çoğunu yazan şey… düşüncelerimizdir.
Sağlıklı düşünmek “polyannacılık oynamak” değildir. Sağlıklı düşünmek; olayları inkâr etmeden, ama kendini zehirlemeden değerlendirebilmektir. İşte bu küçük zihinsel beceri, beden için sandığımızdan çok daha büyük bir ilaçtır.
Stresin Kimyası, Sakinliğin İlacı
Olumsuz düşünceler, bedende stres hormonlarını tetikler. Kortizol ve adrenalin yükselir. Kalp atışı hızlanır, kaslar gerilir, sindirim yavaşlar, bağışıklık sistemi baskılanır. Yani beden “tehlike var” moduna geçer.
Oysa umutlu, dengeli ve çözüm odaklı düşünceler parasempatik sinir sistemini devreye sokar. Kalp ritmi düzenlenir, nefes derinleşir, sindirim rahatlar, bağışıklık sistemi güçlenir. Hücreler adeta “güvendeyiz” mesajı alır.
Beden güveni sever.
Hücreler Duygularımızı Dinler
Psikonöroimmünoloji adı verilen alan, düşünce, duygu,bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi inceler. Araştırmalar gösteriyor ki; uzun süreli kaygı, öfke ve çaresizlik hissi bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltabiliyor. Buna karşılık şükür, umut ve iç huzur hali iyileşme süreçlerini hızlandırabiliyor.
Bir yarayı düşünün. Aynı yara, stres altındaki bir bedende daha geç iyileşir. Çünkü beden sadece fiziksel değil, duygusal koşullara da tepki verir.
İç Konuşmanın Gücü
Kendi kendimize nasıl konuştuğumuz çok önemli.
“Ben hep böyleyim zaten” diyen bir zihin, bedeni çaresizliğe programlar.
“Bu zor ama atlatabilirim” diyen bir zihin ise bedene dayanma gücü verir.
Bu bir sihir değil. Bu biyoloji.
Beyin, düşündüğümüz her cümleyi kimyasal bir mesaja çevirir. Yani her iç konuşma aslında küçük bir reçetedir. Kendimize yazdığımız bir ilaç… ya da bir zehir.
Sağlıklı Düşünmek Ne Demektir?
Gerçekliği inkâr etmeden umutlu kalabilmek
Kendine şefkatli konuşabilmek
Hataları kimliğe dönüştürmemek
“Her şey benim suçum” tuzağına düşmemek
Kontrol edemediğini bırakmayı öğrenmek
Sağlıklı düşünce, bedene sürekli “hayatta kal” değil, “yaşa” mesajı verir.
Ruhun Sakinliği Bedeni Onarır
Derin bir nefes aldığında kalbin yavaşladığını hissedersin. Birine sarıldığında omuzların gevşer. Sevildiğini hissettiğinde mide ağrının azaldığını fark edersin.
Beden, zihnin ve duyguların tercümanıdır.
Belki de iyileşmek bazen bir ilaçtan önce bir cümleyle başlar.
“Ben değerliyim.”
“Bu geçecek.”
“Yalnız değilim.”
Sağlıklı düşünmek, hayatın fırtınasını durdurmaz. Ama seni köksüz bırakmaz. Kök salmış bir zihin, daha dirençli bir beden demektir.
Ve unutma…
Bedenin seninle savaşmıyor.
Sadece senin düşündüklerini dinliyor.