İstanbul Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi, sağlık çalışanlarının çalışma barışını bozan ve kurum içi hiyerarşiyi tartışmaya açan yeni bir “ayrıcalık” iddiasıyla çalkalanıyor. hastane yönetimindeki bir Başhekim Yardımcısının, kadın personelin kullanımına tahsis edilen ortak tuvaleti şahsi kullanımına alarak çalışanlara kapattığı öne sürüldü. Daha önce de güvenlik ve hasta bakımı konularındaki zafiyetlerle gündeme gelen hastanede, personel isyan noktasına geldi.
Ortak Alan Bir Anda “Makam”a Dönüştü
Hastanede görev yapan sağlık çalışanlarından edinilen bilgilere göre, skandalın adresi kadın personelin ortak kullanım alanı oldu. İddiaya göre, hastanede görevli bir Başhekim Yardımcısı, kadın çalışanların kullandığı tuvaleti kendi uhdesine geçirdi.
Söz konusu tuvaletin kapısına kilit vurulduğu ve sadece ilgili yöneticinin kullanımına açıldığı, kadın personelin ise bu alana girmesinin yasaklandığı belirtiliyor. En temel insani ihtiyaçların giderildiği bir alanın, idari bir “makam eklentisi” gibi kullanılması, hastane koridorlarında büyük bir rahatsızlık yarattı. Çalışanlar, bu uygulamanın hem eşitlik ilkesine aykırı olduğunu hem de açık bir mobbing örneği teşkil ettiğini dile getiriyor.
Hastanenin “Vukuat Dosyası” Kabarık
Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bu tuvalet kriziyle sınırlı kalmayan iddialarla boğuşuyor. Kurum, daha önce de hasta ve çalışan güvenliğini hiçe sayan uygulamalarla gündeme gelmişti.
Okuyucularımızın hafızasını tazelemek adına, hastaneyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları ve son durumu bir tablo haline getirdik:
| İddia Konusu | Olayın Detayı | Risk Faktörü |
| Makam Tuvaleti (YENİ) | Kadın personelin lavabosu Başhekim Yrd. tarafından el konuldu. | Çalışma Barışı / Mobbing |
| Kilitli Yangın Merdiveni | Acil çıkış kapıları ve yangın merdivenleri kilitli tutuldu. | Can Güvenliği / İş Sağlığı |
| Koridorda Yoğun Bakım | Yoğun bakım hastalarına servis koridorlarında bakıldı. | Enfeksiyon / Hasta Hakları |
Yönetim Sessizliğini Koruyor
Sağlık çalışanlarının “Can güvenliğimizden sonra şimdi de en temel ihtiyaçlarımıza mı göz dikildi?” diyerek tepki gösterdiği olayla ilgili hastane yönetiminden henüz bir yalanlama veya açıklama gelmedi.
Özellikle yangın merdivenlerinin kilitlenmesi gibi hayati bir hatanın ardından, şimdi de idari bir keyfiyet iddiasının ortaya atılması, hastanedeki yönetim anlayışının sorgulanmasına neden oluyor. Sendikaların ve çalışan temsilcilerinin konuyu yakından takip ettiği, uygulamanın geri alınmaması durumunda tepkilerin büyüyeceği ifade ediliyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: İdarecilik “Hükmetmek” Değildir
Bir sağlık yöneticisinin başarısı, sadece hastane bütçesini yönetmekle değil, personelin motivasyonunu ve çalışma huzurunu sağlamakla ölçülür. İstanbul gibi bir metropolde, köklü bir eğitim araştırma hastanesinde “tuvalet kavgası” yaşanıyor olması, vizyon eksikliğinin en net göstergesidir.
Bu iddia bize şunu gösteriyor:
-
Öncelik Hatası: Hastanenin çözülmesi gereken onca tıbbi ve fiziki sorunu varken (yangın merdiveni, yoğun bakım kapasitesi vb.), bir yöneticinin “özel tuvalet” peşine düşmesi trajikomiktir.
-
Cinsiyet Ayrımcılığı: Özellikle “kadın çalışanların” kullandığı bir alanın işgal edilmesi, olaya cinsiyetçi bir mobbing boyutu da katmaktadır.
Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin, sadece tıbbi süreçleri değil, hastanelerdeki bu tarz “keyfi krallık” uygulamalarını da denetlemesi şarttır. O kapıdaki kilit, sadece bir tuvalete değil, personelin kuruma olan aidiyet duygusuna vurulmuştur.