2026 Ümraniye İmsakiyesi
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • İftara kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. Sendika, Dernek, Örgüt
  3. Türkiye’nin En Köklü Üniversite Hastanelerinden Hacettepe’de Yoğun Bakım Krizi: Hemşirelerden Suç Duyurusu Uyarısı

Türkiye’nin En Köklü Üniversite Hastanelerinden Hacettepe’de Yoğun Bakım Krizi: Hemşirelerden Suç Duyurusu Uyarısı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünyanın en iyi hastaneleri listesinde yer alan Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, bu kez başarılarıyla değil, dahiliye ünitesinde yaşanan personel krizleri ve mevzuat ihlali iddialarıyla gündeme oturdu. Hep-Sen Ankara Şubesi tarafından yapılan çarpıcı basın açıklamasında, yoğun bakım standartlarının hiçe sayıldığı, itiraz eden hemşirelerin sürgün edildiği ve hatta entübe hastaların normal servislerde takip edildiği öne sürüldü.

Dünyaca Ünlü Kurumda “3 Hastaya 1 Hemşire” İhlali

Türkiye’nin sağlık alanındaki en saygın kurumlarından biri olan ve küresel sıralamalarda 234. basamakta kendine yer bulan Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, ciddi bir hasta güvenliği tartışmasının merkezine yerleşti. Hep-Sen Ankara Şubesi adına Mustafa Aker tarafından yapılan açıklamada, kurumun Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi‘nde yasal mevzuatların açıkça çiğnendiği belirtildi. Üçüncü basamak erişkin yoğun bakım statüsüne sahip bu kritik birimde, kanunlar gereği bir hemşireye en fazla iki hasta düşmesi gerekirken, uzun bir süredir bir hemşirenin üç hastaya bakmak zorunda bırakıldığı ifade edildi. Bu uygulamanın, doğrudan halk sağlığını ve bakım kalitesini riske attığı vurgulanıyor.

Hak Arayan Personele “Tecrübesiz” Sürgünü İddiası

Yaşanan personel eksikliği ve yasal sınırların aşılması üzerine, birimdeki 20 ortak bir dilekçe hazırlayarak başhekimlik makamına resmi başvuruda bulundu. Sendikanın aktardığı bilgilere göre, bu şikayetin ardından kısmi bir düzeltme yapılsa da bazı alanlarda üç hastaya bir hemşire uygulaması devam etti. Aksine, hafta başında sendika üyesi olan üç kişinin de aralarında bulunduğu toplam dört hemşire, “personel ihtiyacı” ve “oryantasyon” gibi gerekçelerle yoğun bakımdan uzaklaştırıldı. Bu tecrübeli personelin yerine ise yoğun bakım deneyimi olmayan yeni hemşirelerin görevlendirildiği iddia edildi. Sendika, bu hamleyi hak arayan çalışanlara yönelik açık bir cezalandırma ve mobbing olarak nitelendiriyor. Deneyimsiz kadroların böylesi kritik bir alana çekilmesinin, hasta güvenliğini tehlikeye soktuğunun altı çiziliyor.

Entübe Hastalar Normal Serviste mi Yatıyor?

Basın açıklamasında öne çıkan bir diğer vahim iddia ise, solunum cihazına bağlı entübe hastaların yoğun bakım koşulları dışında, normal servis odalarında takip edildiği yönünde oldu. Bu durumun hastalara sunulması gereken nitelikli sağlık hizmetini engellediği ve halk sağlığı açısından büyük bir risk oluşturduğu belirtilerek acil çözüm istendi.

Sendikanın Acil Talepleri ve Yargı Uyarısı

Yükseköğretim Kurulu () ve Sağlık Bakanlığı‘nı göreve çağıran sendika yetkilileri, taleplerinin yerine getirilmemesi durumunda eylemsellik sürecini başlatacaklarını duyurdu. Hasta güvenliğinin tartışmaya açılamayacağını belirten sağlık emekçilerinin sıraladığı talepler şu şekilde:

  • Mevzuata aykırı personel görevlendirmelerine derhal son verilmesi.

  • Üçüncü basamak yoğun bakım şartlarına uyularak “iki hastaya bir hemşire” standardının eksiksiz sağlanması.

  • Yoğun bakım tecrübesi olmayan personelin bu birimlerde görevlendirilmesine son verilmesi.

  • Normal servislerdeki entübe hasta takibinin yapılmaması.

  • Hak arayan çalışanlar üzerindeki mobbing niteliği taşıyan uygulamaların durdurulması.

Açıklamanın sonunda, iki hastaya bir hemşire standardının tesis edilmemesi halinde sürecin yargıya taşınacağı ve yetkililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulacağı kamuoyuna ilan edildi.


Sağlıkhaberi.net Yorumu: İtibar, Standartlardan Taviz Verilerek Korunamaz

Türkiye’nin tıp alanındaki en büyük gurur kaynaklarından biri olan Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nden yükselen bu feryat, aslında tüm kamu ve üniversite hastanelerini saran yapısal bir krizin dışa vurumudur. Dünyanın en iyi hastaneleri arasına girmek devasa bir başarıdır; ancak bu başarıyı sürdürmek, yaldızlı tabelalarla değil, yoğun bakımdaki o en kritik yatağın başında ter döken nitelikli personelin standartlarını korumakla mümkündür. Bir hemşirenin omuzlarına yasal sınırların ötesinde yük bindirmek, sadece o çalışanın emeğini sömürmek değil, aynı zamanda o yatakta şifa bekleyen hastanın yaşam hakkıyla kumar oynamaktır.

Özellikle hak arayan personelin “ihtiyaç” kılıfı altında sahadan çekilip yerine deneyimsiz kadroların yerleştirilmesi iddiası, kurumsal ciddiyetle asla bağdaşmamaktadır. Entübe hastaların servis köşelerinde takip edildiği bir senaryoda, sağlık yöneticilerinin sessiz kalma lüksü yoktur. YÖK ve Sağlık Bakanlığı’nın, kurumların marka değerinden ziyade sahadaki yalın gerçeğe odaklanarak bu iddiaları şeffaf bir şekilde soruşturması elzemdir. Personel eksikliği mali bir sorun olabilir; ancak bu eksikliği giderme yöntemi olarak mobbingi seçmek, kabul edilemez bir yönetim zafiyetidir.

Türkiye’nin En Köklü Üniversite Hastanelerinden Hacettepe’de Yoğun Bakım Krizi: Hemşirelerden Suç Duyurusu Uyarısı
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif