1. Haberler
  2. Analiz
  3. Hemşirelerin “Malzeme Düşme” İsyanı: İdari Yük Hasta Güvenliğini Tehdit Ediyor

Hemşirelerin “Malzeme Düşme” İsyanı: İdari Yük Hasta Güvenliğini Tehdit Ediyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye genelindeki sağlık kuruluşlarında yaşanan dijital dönüşüm, beraberinde ciddi bir idari kriz getirdi. Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerine (HBYS) geçişle birlikte artan veri girişi yükü, tıbbi sekreterlerin yetersiz istihdamı nedeniyle hasta başında olması gereken hemşirelerin omuzlarına yüklendi. Sosyal medyada Sağlık Bakanı’na yöneltilen “Hemşireler hasta mı baksın, yoksa malzeme mi düşsün?” sorusu, sistemdeki bu kronik hatayı bir kez daha gündeme taşıdı.

Bakan Memişoğlu’nun Bayram Mesajı Sorunların Adresi Oldu

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal , 2024 yılı içerisinde Sağlık Bakanlığı Bilkent Yerleşkesinde görev yapan çalışma arkadaşlarıyla gerçekleştirdiği bayramlaşma merasimini X platformunda paylaşarak sağlık ailesinin bayramını tebrik etti. Ancak bu birleştirici ve moral verici mesaj, sahada yaşanan yakıcı gerçeklerin dile getirildiği bir platforma dönüştü.

X platformu üzerinde hemşire haklarını savunan “Hemşire Hakları” (@hemsirelerhakki) hesabı, Bakan Memişoğlu’nun bu gönderisini alıntılayarak doğrudan Sağlık Bakanlığına çok kritik sorular yöneltti. Yapılan paylaşımda, “tıbbi sarf malzeme düşmek” işleminin tıbbi sekreterlerin asli görevi olup olmadığı sorgulandı ve bu işlemi yapmayı reddeden hemşirelere idareler tarafından sistematik mobbing uygulandığı iddia edildi. Paylaşım, “Hemşireler hasta mı baksın, yoksa malzeme mi düşsün?” sorusuyla klinik sahadaki krizi özetledi. Bu durum, sadece anlık bir serzeniş değil; Türkiye genelindeki hastanelerde on binlerce hemşirenin her gün yüzleştiği ve mesleki kimliklerini aşındıran kronik bir sistem hatasının dışavurumudur.

Klinik Bakım Değil Faturalandırma İşlemi

Hastanelerde “tıbbi sarf düşmek” terimi, kullanılan malzemelerin stoklardan elektronik olarak düşülmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) fatura edilebilmesi için HBYS üzerinden mali bir kalem olarak işlenmesi eylemini ifade etmektedir. Hazırlanan kapsamlı rapora göre bu eylem, hastanın klinik durumunu değerlendirme veya bir tedaviye karar verme süreci kesinlikle değildir. Tamamen faturalandırma ve gelir döngüsü yönetimine dayanan idari, lojistik ve finansal bir veri girişi niteliği taşımaktadır.

Hemşirelik mesleğinin odağında ise idari formlar veya stok takip programları değil; birey, aile ve toplumun sağlığını koruma ve tıbbi bakım planlarını icra etme felsefesi bulunmaktadır. Hemşirelerin yasal görev tanımları incelendiğinde, HBYS üzerinden “hastanın faturasına işlemek” veya “sistemden stok çıkışını yapmak” gibi dijital ve idari işlemler asla yer almamaktadır.

Hasta Güvenliği ve Ekonomik Kayıp Riski

Araştırmalar, bu idari yükün hemşirelere verilmesinin kurumlara ciddi ekonomik ve operasyonel zararlar verdiğini ortaya koymaktadır. Aslı Şener tarafından yapılan bir alan çalışmasında, 257.577 hasta dosyası incelenmiş ve işin uzmanı olan veri kayıt elemanları ve tıbbi sekreterlerin sisteme dahil edilmesiyle çok önemli sonuçlar elde edilmiştir.

Tıbbi sekreterlerin organizasyonu sayesinde, önceki dönemde sisteme eksik girilen (%3,12 oranında) sarf malzemelerinden kaynaklanan mali kayıplar önlenmiştir. Ayrıca, idari işlemlerin doğru personelce yapılmasıyla acil serviste 1644 dakika olan ortalama müşahede süresi 184 dakikaya düşürülmüş ve genel kapasite kullanım verimliliği %16,3 oranında artmıştır.

Uzmanlar, hemşirelerin bilgisayar ekranında barkod aramak zorunda kalmasının dikkati hastadan kopardığını ve potansiyel tıbbi hata () olasılıklarını eksponansiyel olarak yükselttiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, (KDK) sistem manipülasyonlarıyla idari işlemlerin hemşirelere yaptırılmasını memurun görev ve yetki sınırlarının açık bir ihlali olarak değerlendirmiştir.


Sağlıkhaberi.net Yorumu

Sağlık sistemindeki dijitalleşme süreci, ne yazık ki personel planlamasındaki eksiklikler nedeniyle klinik sahada büyük bir kaosa dönüşmüştür. “Tıbbi sarf düşme” işlemi, tıp veya hemşirelik biliminin sınırlarını aşarak doğrudan sağlık kurumları işletmeciliği alanına girmektedir. Hemşirelerin eğitimini almadıkları ve uzmanı olmadıkları bu muhasebe işlemlerine zorlanmaları , kurumlar için açık bir sistematik “kurumsal mobbing” örneği teşkil etmektedir.

Veri girişi uzmanı olmayan hemşirelerin bu alanda çalıştırılması hem hastanelerin SGK gelir döngüsüne darbe vurarak fatura kaçaklarına yol açmakta hem de klinik süreçleri yavaşlatmaktadır. İdareciler, liyakatsiz ve yetki dışı bu görevlendirmelerden derhal vazgeçmeli; norm kadroları düzenleyerek bu idari yükü, asli görevi bu olan tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik personeline devretmelidir. Hemşirelerin yegane yeri bilgisayar ekranlarının karşısı değil, hastalarının başucudur

Hemşirelerin “Malzeme Düşme” İsyanı: İdari Yük Hasta Güvenliğini Tehdit Ediyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif