1. Haberler
  2. Sağlık Profesyonelleri
  3. HEP-SEN Balıkesir’den ‘Angarya’ İsyanı: “Mevzuat Açık ve Nettir, Görev Tanımı Dışına Çıkmıyoruz!”

HEP-SEN Balıkesir’den ‘Angarya’ İsyanı: “Mevzuat Açık ve Nettir, Görev Tanımı Dışına Çıkmıyoruz!”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Balıkesir sağlık camiasında, hemşirelerin üzerine yıkılan angarya işler ve görev tanımı dışındaki uygulamalara karşı yükselen tepkiler yeni bir boyut kazandı. Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası (HEP-SEN) Balıkesir Şubesi, sahada yaşanan mağduriyetleri gidermek adına başlattığı mücadelenin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Sendika yetkilileri; özellikle tıbbi order girme, eczaneden ilaç taşıma ve vardiyalı sistemdeki adaletsizliklere karşı net bir hukuki duruş sergiliyor.

Çözüm İçin Sahadan Gelen Ses

HEP-SEN Balıkesir Mustafa Erdem, geçtiğimiz şubat ayının ortalarında başlattıkları hak arayışının tamamen hastane koridorlarındaki gerçek ihtiyaçlardan doğduğunu vurguladı. Sendikal faaliyetlerin masa başında değil, bizzat sahada şekillendiğini belirten Erdem, sadece sorunları dile getirmekle yetinmeyip kararlılıkla çözüm yolları ürettiklerinin altını çizdi.

Sağlık tesislerinde personelin omuzlarına yüklenen haksız sorumluluklara geniş yer ayıran şube başkanı, özellikle görev sınırlarının aşılması konusuna dikkat çekti. Hekimlerin kendi yetkileri dahilinde sisteme girmesi gereken tıbbi orderların, yasalara aykırı bir şekilde hemşirelere devredilmesini eleştiren Erdem, mevzuata uygun bir çalışma sisteminin derhal tesis edilmesi gerektiğini ifade etti.

6283 Sayılı Kanun Ne Diyor?

Sendikanın saha bilgilendirme çalışmalarında yoğun olarak kullanılan materyallerde de durumun hukuki boyutu tüm şeffaflığıyla ortaya konuluyor. 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu çerçevesinde yapılan uyarılarda, sağlık profesyonellerinin yetki sınırları kesin çizgilerle hatırlatılıyor.

Mevzuatın hiçbir yoruma mahal bırakmayacak kadar açık olduğunu vurgulayan sendika, aşağıdaki tıbbi işlemlerin hemşireler tarafından yapılmasının yasalara kesinlikle uygun olmadığını belirtiyor:

  • Hastalara yönelik tıbbi konsültasyon istemek.

  • Hekim orderı talep etmek veya bu işlemi sisteme işlemek.

  • Tıbbi laboratuvar tetkik isteminde bulunmak.

Bu sınırların dışına çıkılmasının, açısından sadece mesleki değil, aynı zamanda ciddi hukuki riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.

“Eczaneden İlaç Alma Görevi Son Bulmalı”

Başkan Mustafa Erdem’in gündeme getirdiği bir diğer kritik konu ise klinik işleyişini aksatan “eczaneden ilaç alma” eylemi oldu. Bu uygulamanın personelin halihazırda ağır olan iş yükünü katlayarak artırdığını dile getiren Erdem, söz konusu lojistik görevin hemşirelerin yasal sorumlulukları arasında yer almadığını hatırlattı. Sendika, idarecilere bu uygulamanın sonlandırılması yönünde kesin bir dille ihtarda bulundu.

Vardiyalı çalışma sisteminin sağlık emekçileri üzerinde yarattığı sosyal tahribat da göz ardı edilmedi. Düzensiz ve adaletsiz nöbet çizelgeleri yüzünden personelin aile bütünlüğünün onarılamaz zararlar gördüğünü belirten sendika yönetimi, idarecilerden bu insani durumu gözeterek acil yeni düzenlemeler yapmalarını talep etti.

“Emek Hırsızlığına İzin Vermeyeceğiz”

Açıklamalarında sağlık sektöründeki sendikal rekabete de değinen Mustafa Erdem, isim vermeden bazı oluşumları oldukça sert sözlerle eleştirdi. Sahada zorlu mücadeleler verilirken geri planda duranların, kazanımlar elde edildiğinde bir anda ön plana çıkıp başarıyı sahiplenmeye çalışmasını kınayan Erdem, bu fırsatçı tutumun emeğin ahlakıyla hiçbir şekilde bağdaşmadığını ifade etti.

Kurum olarak kimseyle kişisel bir yarış veya husumet gütmediklerini belirten Erdem, yegane amaçlarının hukuka, iş barışına ve ahlaka dayalı adil bir çalışma ortamı yaratmak olduğunu söyledi. Sürecin hiçbir yöneticinin şahsi zaferi olmadığını vurgulayan başkan, bu haklı direnişin alın teri döken tüm meslektaşlarının ortak eseri olduğunu dile getirerek sahadaki birlik çağrısını yineledi.

Kaynak


Sağlıkhaberi.net Yorumu: Sahadaki Kargaşanın Faturası Hemşireye Kesiliyor

Balıkesir’den yükselen bu haklı itiraz, aslında Türkiye genelindeki tüm kamu ve üniversite hastanelerinde yaşanan kronik bir krizin dışavurumudur. Personel istihdamındaki eksiklikler ve sistemdeki hantal yapı çözülemediği için, hastane idareleri en kolay yolu seçerek tüm iş yükünü sahada “hayır” deme lüksü en az olan hemşirelerin sırtına yüklemektedir. Bir klinik hemşiresinin servisleri bırakıp eczaneden ilaç taşıması veya hekimin kendi şifresiyle girmesi gereken orderı sisteme işlemesi, sadece idari bir yasa ihlali değil, aynı zamanda hastaya ayrılması gereken nitelikli tıbbi bakım süresinin doğrudan gasp edilmesidir.

6283 sayılı Hemşirelik Kanunu, yetki ve sorumluluk sınırlarını çok net çizmiş olmasına rağmen, sahadaki gayriresmi hiyerarşi ve yılların getirdiği yanlış alışkanlıklar bu yasayı adeta yok saymaktadır. Ortada bir tıbbi veya hukuki bir soruşturma çıktığında “Bu orderı kendi yetkin olmadan neden sen girdin?” diyerek bütün suçu hemşireye yıkan sistem, işler tıkırında giderken bu yasa dışı uygulamalara sessiz kalmaktadır. Sendikaların “görev tanımı” konusundaki bu ısrarlı takibi, sadece çalışanların yasal güvencesinin değil, dolaylı yoldan sağlık hizmeti alan vatandaşın güvenliğinin de en büyük teminatıdır.

HEP-SEN Balıkesir’den ‘Angarya’ İsyanı: “Mevzuat Açık ve Nettir, Görev Tanımı Dışına Çıkmıyoruz!”
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif