Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki eğitim ve araştırma hastanesinde yaşanan randevu bulamama ve ayları bulan tıbbi görüntüleme süreleri, bölge halkının sabrını taşırdı. Sosyal medya platformlarında çığ gibi büyüyen şikayetler, hastaların temel sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan derin tıkanıklığı gözler önüne seriyor. Tetkiklerin ertelenmesi nedeniyle hastalıkların ilerlediğini belirten vatandaşlar, sağlık sistemindeki bu ağır işleyişe karşı yetkililerden acil çözüm bekliyor.
MR ve Ultrason Bekleme Süreleri Ayları Buluyor
Bölgedeki sağlık hizmetlerinin aksamasına yönelik detaylar, yerel basının da gündeminde ilk sıralara yerleşti. İlkhaber.com’un konuyu ele alan haberine göre, kurumdaki işleyiş krizinin kamuoyuna yansımasının ardından yüzlerce etkileşim ve şikayet mesajı paylaşıldı. Yapılan geri bildirimlerde, teşhis için hayati önem taşıyan MR (Manyetik Rezonans) ve ultrason gibi görüntüleme tetkiklerine ulaşmanın neredeyse imkansız hale geldiği vurgulanıyor. Muayene randevusu alabilmenin başlı başına bir mücadeleye dönüştüğü günümüzde, hekimin talep ettiği tetkiklerin çekimi için hastalara haftalar, hatta bazen aylar sonrasına gün veriliyor.
Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesi Randevu Tablosu (Vatandaş Beyanlarına Göre)
-
MR Çekim Süresi: Ortalama 1,5 Ay (45 Gün)
-
Ultrason Çekim Süresi: Ortalama 2 Ay (60 Gün)
-
Poliklinik Randevusu (MHRS/182): Sistem üzerinden işlem yapılamıyor
-
Sonuç Gösterme: Tıbbi sonuçlar için yeni kayıt oluşturulamıyor
Teşhis Gecikiyor, Hastalık İlerliyor
Vatandaşların sosyal mecralarda dile getirdiği deneyimler, tıbbi sürecin ne denli uzadığını net bir şekilde kanıtlıyor. Paylaşılan yorumlarda bir hastanın sadece bir görüntüleme sırası için altmış gün beklemek zorunda bırakıldığı, üstelik bu uzun bekleyişin ardından sonuçları doktora göstermek için bile randevu bulamadığı ifade edildi. Sadece ana binada değil, diş hastanesi biriminde de sistemin sürekli kapalı olduğu ve Alo 182 Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden işlem yapılamadığı gelen şikayetler arasında bulunuyor. En kritik iddialardan biri ise, ultrason sırasının gelmemesi yüzünden bir hastanın mevcut rahatsızlığının bekleme süresinde ilerlemesi ve tablonun acil müdahale gerektiren bir seviyeye ulaşması oldu.
“Araştırma Hastanesi” Statüsü Sorgulanıyor
Fiziki altyapı ve personel yetersizlikleri, Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesinin mevcut kapasitesinin ve taşıdığı statünün sorgulanmasına yol açtı. Kurumda görev yapan uzman doktor sayısının eksikliği ve bazı branşlardaki hekim yetersizliği, tedavi zincirinin tamamen kopmasına neden oluyor. Hastalar; cihaz yetersizliği, personel açığı ve kilitlenmiş randevu sisteminin birleşimiyle ortaya çıkan bu ortamın, doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir unsura dönüştüğünü savunuyor. Sürecin telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması adına Sağlık Bakanlığı yetkililerinden ve bölge milletvekillerinden, kuruma acilen yeni tıbbi cihaz yatırımlarının yapılması ve uzman hekim atamalarının gerçekleştirilmesi talep ediliyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Görüntüleme Kuyrukları “erken teşhis” İlkesini Nasıl Çürütüyor?
Bandırma’da ayyuka çıkan randevu ve tetkik krizi, aslında Türkiye’deki kamu hastanelerinde sessizce büyüyen “geç teşhis” riskinin en gürültülü yansımalarından biridir. Tıp biliminin değişmez kuralı olan “erken teşhis hayat kurtarır” ilkesi, ultrason sırası beklerken hastalığı ilerleyen ve acillik olan vatandaşların varlığıyla maalesef kağıt üzerinde kalmaktadır. Bir kuruma “Eğitim ve Araştırma” tabelası asmak, o hastaneyi tek başına nitelikli bir sağlık merkezine dönüştürmeye yetmiyor. Uzman hekim kadrolarının eksik olduğu, radyoloji birimlerinin ilçenin mevcut nüfus yükünü kaldıramadığı bir sistemde, modern binaların varlığı da anlamını yitiriyor.
Hastaların randevu bulamaması ve bulduklarında da aylar sonrasına görüntüleme günü almaları, özel sağlık kuruluşlarına bütçe ayıramayan vatandaşlar için sağlık hakkının fiilen askıya alınması demektir. Bu tıkanıklığın temelinde yatan uzman açığı ve tıbbi lojistik planlama hataları, günlük geçici hamlelerle değil, kalıcı istihdam politikalarıyla aşılabilir. Merkezi yönetimin, hastanelerin sadece ne kadar hasta baktığına değil, istenen tetkiklerin ne kadar sürede sonuçlandığına dair sahici bir performans denetimi yapması şarttır. Aksi takdirde, aylar süren bekleyişler yüzünden yitirilen zamanın faturası, hastaların sağlığıyla ödenmeye devam edecektir.