Eskişehir Şehir Hastanesi’nde görev yapan hemşireler, her gece telefonlarına gelecek o belirsiz mesajı bekleyerek güne hazırlanmaya çalışıyor. Aylık olarak ilan edilmesi yasal bir zorunluluk olan nöbet çizelgelerinin, saat 23.00 sularında atılan anlık mesajlarla belirlenmesi sağlık emekçilerini isyan noktasına getirdi. Çalışanların özel hayatını, aile düzenini ve dinlenme haklarını tamamen ortadan kaldıran bu günübirlik idari uygulama, kurum içindeki personel planlamasının hangi standartlara göre yapıldığını tartışmaya açıyor.
“Yarın Kim Nöbete Gelsin?” Bekleyişi
Sağlık hizmetlerinin en büyük yükünü sırtlayan profesyonellerin çalışma şartlarına dair ortaya atılan iddialar, Eskişehir‘deki dev sağlık kompleksinde suların durulmadığını gösteriyor. Servislerde ter döken sağlık çalışanları, mesai düzenlerinin önceden belirlenmiş resmi listeler yerine, gece geç saatlerde kurulan mesajlaşma ağları üzerinden idare edildiğini belirtiyor. Sorumlu personelin, gece yarısına doğru “Yarın şu kişi nöbete gelsin, sen gelme” tarzında anlık talimatlar vererek günü kurtarmaya çalışması, sahadaki huzursuzluğun temel kaynağını oluşturuyor. Bu idari düzensizlik sadece basit bir organizasyon hatası olarak görülmüyor; aksine personelin tüm sosyal yaşantısını ve motivasyonunu derinden sarsan sistemsel bir kriz olarak değerlendiriliyor.
Mevzuat Ne Emrediyor, Sahada Ne Yaşanıyor?
İdarenin uyguladığı bu “hazır kıta” bekleme sistemi, yürürlükteki mevzuatlarla da açıkça çelişiyor. Mevcut Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği, nöbet planlamasının nasıl yapılması gerektiğini kesin çizgilerle belirlemiş durumdadır. İlgili yönetmelik ile sahadaki iddialar arasındaki derin uçurumu şu şekilde özetleyebiliriz:
-
Mevzuata Göre Olması Gereken: Nöbet cetvelleri her meslek grubu için ayrı ayrı düzenlenmeli, listeler aylık periyotlarla hazırlanmalı, başhemşirelik tarafından organize edilip baştabip onayından geçmeli ve herkesin görebileceği alanlara şeffaf bir şekilde asılmalıdır.
-
Sahada Yaşanan İddia Edilen Durum: Resmi onaylı ve duvarlara asılı bir liste yerine, bir sonraki günün mesaisi gece 23.00 civarında atılan cep telefonu mesajlarıyla gayriresmi olarak şekillendiriliyor.
Bu keskin çelişki, devasa bir kurumda hemşire nöbetlerinin yasal esaslara göre mi, yoksa geçici ve keyfi idari manevralarla mı yönetildiği sorusunu kaçınılmaz kılıyor.
Belirsizlik, Tükenmişlik ve Hasta Güvenliği Riski
Günübirlik değişen mesai saatleri yüzünden sağlık emekçileri; izin günlerini ayarlayamıyor, çocuklarının bakımını planlayamıyor ve kişisel dinlenme vakitlerini verimli kullanamıyor. Bir hemşirenin ertesi gün hastaneye gidip gitmeyeceğini uykudan hemen önce öğrenmesi, çalışanı fiilen 24 saat göreve çağrılabilir esir bir statüye sokuyor. Nöbet hizmetinin ruhuna ve çağdaş personel yönetimi ilkelerine tamamen aykırı olan bu manzara, sadece çalışanın tükenmişlik sendromuna girmesine yol açmıyor, aynı zamanda hasta bakım kalitesini de tehdit ediyor. Zira bedenen ve zihnen dinlenememiş, hayatı idari bir plansızlığa feda edilmiş bir personelden sıfır hatayla şifa dağıtmasını beklemek tıbbın doğasına aykırıdır.
İdarenin Planlama Zafiyeti Mi, Fazla Mesai Kaygısı Mı?
Söz konusu karmaşanın kökeninde, yönetim kademesinin doğru bir insan gücü planlaması yapamaması ve muhtemel fazla mesai ödemelerinden kaçınma çabası yattığı ileri sürülüyor. Eksik personel yükünün sahadaki mevcut çalışanların omuzlarına bindirilerek kamufle edilmeye çalışılması, kurumsal bir krizin habercisi olarak okunuyor.
Platformlar üzerinden dile getirilen ve Eskişehir Şehir Hastanesi yönetimi ile ilgili sağlık otoritelerinden acil cevap bekleyen can alıcı sorular şu şekilde sıralanıyor:
-
Servislerin gerçek hemşire ihtiyacı bilimsel metotlarla hesaplandı mı?
-
Aylık nöbet listelerinin gizlenmesi veya ilan edilmemesi, doğacak fazla mesai saatlerini örtbas etme aracı olarak mı kullanılıyor?
-
Personel eksikliği ortadaysa, neden kalıcı kadro çözümleri yerine gece yarısı mesajlarıyla günlük keyfi değişikliklere göz yumuluyor?
-
Başhemşirelik ve başhekimlik makamları bu gayriresmi yürütme biçiminden haberdar mı?
Sağlık sisteminin taşıyıcı kolonu olan sağlık profesyonelleri, idarenin öngörüsüzlüğünü kendi evlerinde hazır kıta bekleyerek telafi etmek zorunda bırakılmamalı. Acilen şeffaf, mevzuata tam uyumlu ve önceden ilan edilen onaylı listelerin devreye sokulması kamu sağlığı açısından şart.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Plansızlığın Bedeli Sağlık Çalışanına Kesilemez
Eskişehir Şehir Hastanesi’nden yükselen “gece yarısı nöbet mesajı” isyanı, devasa binalar inşa etmekle modern sağlık hizmeti sunmanın aynı şey olmadığını bize bir kez daha gösteriyor. Bir sağlık çalışanının, en temel insani hakkı olan “yarın ne yapacağını bilme” özgürlüğünün gece saat 23.00’te bir telefon ekranına hapsedilmesi, kelimenin tam anlamıyla idari bir iflastır. Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği gayet açıkken, koca bir hastanenin nöbet listelerini bakkal defteri mantığıyla, mesajlaşma gruplarından günlük olarak idare etmeye çalışması akıl alır gibi değildir. Bu durum sadece bir “iletişim” problemi değil; çalışanın emeğini, dinlenme hakkını ve aile bütünlüğünü hiçe sayan kurumsal bir yıpratma taktiğidir.
Öte yandan, iddia edildiği gibi bu günlük planlamaların ardında “fazla mesai ücretlerinden kaçınma” veya “personel eksikliğini maskeleme” gibi kurnazlıklar yatıyorsa, durum çok daha vahimdir. Yorulmuş, hayatını planlayamayan, tükenmiş bir hemşireden yoğun bakımda veya serviste yatmakta olan bir hastaya sıfır hatayla müdahale etmesini beklemek, hasta güvenliğiyle Rus ruleti oynamaktır. Hastane yönetiminin bu çağdışı hazır kıta bekleme sistemine derhal son verip, şeffaf ve kanunlara uygun aylık nöbet çizelgelerini uygulamaya alması hem hukuki bir zorunluluk hem de personeline olan insani bir borçtur. Emek, belirsizlik ve idari kargaşa içinde tüketilmemelidir.