Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nde beyin cerrahisi ameliyatlarında kullanılan tıbbi malzemelerin usulsüz faturalandırılarak milyonlarca liralık kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada sona gelindi. Bakanlık müfettişleri, Uzm. Dr. Ayhan Önk için 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması ve il dışına tayin cezası talep etti.
Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nde 2024 yılının Kasım ayında patlak veren ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran “usulsüz tıbbi malzeme faturalandırması” skandalında kritik bir viraj dönüldü. Ameliyatlarda kullanılan sarf ve tıbbi malzemelerin gerçek değerlerinin çok üzerinde faturalandırılarak devletin milyonlarca lira zarara uğratıldığı iddiaları üzerine sağlık bakanlığı teftiş kurulu Başkanlığı tarafından başlatılan kapsamlı disiplin soruşturması tamamlandı.
Müfettişlerden Ağır Yaptırım Talebi: 3 Yıl Kıdem Durdurma ve İl Dışı Tayin
Hastanede günlerce süren evrak incelemeleri, fatura denetimleri ve ifadelerin ardından Bakanlık müfettişleri nihai raporunu hazırladı. Soruşturmanın odağında yer alan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Ayhan Önk hakkında ağır idari ve disiplin yaptırımlarının uygulanması teklif edildi.
Teftiş Kurulu raporunda yer alan tespitler doğrultusunda, Dr. Ayhan Önk’e 3 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi ve görev yeri değiştirilerek Zonguldak ili dışına tayin edilmesi yönünde görüş bildirildi.
Gözler Bakanlığın Nihai Kararında
Beyin ve sinir cerrahisi operasyonlarında kullanılan kritik malzemeler üzerinden kamunun milyonlarca lira zarara uğratıldığı iddialarını yeni bir boyuta taşıyan müfettiş raporunun ardından, gözler Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu ve atamaya yetkili makamlara çevrildi. Müfettişlerin talep ettiği disiplin cezalarının ve il dışı sürgün kararının aynen uygulanıp uygulanmayacağı Zonguldak sağlık camiasında yakından takip ediliyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Milyonlarca Liralık Kamu Zararının Bedeli Sadece “Başka İle Tayin” Olmamalı!
Kamu hastanelerinde sahada ter döken sağlık emekçileri ve sağlık çalışanları en temel tıbbi sarf malzemelerine ulaşmakta zorlanırken, nöbet ücretleri ve teşvik ödemeleri kuruşu kuruşuna tırpanlanırken; ameliyat malzemeleri üzerinden milyonlarca liralık usulsüz faturalandırma yapılması açık bir ihanettir. Eğer ortada müfettiş raporlarıyla sabitlenmiş milyonluk bir kamu zararı varsa, bunun yaptırımı sadece kademe durdurma ve personeli başka bir şehre tayin etmekle sınırlı kalamaz.
Usulsüzlüğe karışan bir ismi A ilinden alıp B ilindeki devlet hastanesine göndermek, cezalandırmak değil sorunu başka bir kuruma ihraç etmektir. Ayrıca bir hekimin tek başına hastane satın alma, muayene kabul ve faturalandırma süreçlerini aşarak milyonluk vurgun yapması imkânsızdır. Bu faturaların altına imza atan hastane idarecileri, satın alma komisyonları ve denetim mekanizmalarındaki sorumlular hakkında da derhal hesap sorulmalı; oluşan kamu zararı kuruşuna kadar faiziyle birlikte sorumlulardan tahsil edilerek adli yargı süreci sonuna kadar işletilmelidir!