1. Haberler
  2. Yerel Haber
  3. Gaziantep’teki Sağlık Tesislerinde Sendikal Baskı ve Sürgün İddiaları

Gaziantep’teki Sağlık Tesislerinde Sendikal Baskı ve Sürgün İddiaları

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gaziantep’te görev yapan sağlık çalışanlarının sendikal örgütlenme süreçlerine idare tarafından müdahale edildiği yönündeki iddialar, sağlık camiasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. HEP-SEN Gaziantep Şube Başkanı Ayşe Kılınç tarafından gündeme taşınan olaylar; yetki belirleme sürecinde personellerin anayasal haklarına ipotek konulmaya çalışıldığını ve sendikal tercihleri nedeniyle haksız görev yeri değişikliklerine maruz kaldıklarını gözler önüne seriyor.

Yöneticilerden Servislerde İstifa Baskısı

Sahadan yansıyan şikayetlerin merkezinde yer alan Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum Hastanesi, kurum içi huzursuzluk iddialarıyla çalkalanıyor. HEP-SEN Gaziantep Şube Başkanı Ayşe Kılınç’ın açıklamalarına göre, yönetiminde bulunan bazı idarecilerin bizzat klinik ve servisleri dolaşarak çalışanlara mevcut sendikalarından ayrılmaları yönünde telkinlerde bulunduğu öne sürülüyor. Anayasa ile açıkça güvence altına alınmış olan sendika seçme özgürlüğüne yönelik bu müdahale girişiminin kanıtlanması halinde, ilgili yöneticiler hakkında “sendikal ayrımcılık” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla ciddi hukuki yaptırımların gündeme gelebileceği ifade ediliyor.

Atamalar Cezalandırma Aracına mı Dönüştü?

Hastanede kurulan idari baskı iddiaları yalnızca sözlü telkinlerle sınırlı kalmıyor. Ortaya atılan vahim iddialar arasında, sendikal tercihlerini değiştirmeyi reddeden personelin, hiçbir makul teknik veya idari gerekçe sunulmadan görev yerlerinden alındığı belirtiliyor.

Gaziantep’te Öne Çıkan Sendikal Baskı İddiaları:

  • İdari kadroların servislerde sendika istifa telkinleri yapması.

  • Kurum içi atamaların ihtiyaçtan ziyade sendikal tercihlere göre şekillenmesi.

  • İnsani çalışma koşullarının ve hukuki usullerin tamamen göz ardı edilmesi.

Gerekçesiz olarak yapılan bu görev yeri değişiklikleri, sahadaki üzerinde açık bir cezalandırma ve yıldırma politikası olarak kullanılıyor. Şube Başkanı Kılınç, liyakat ve usulün yok sayıldığı bu tür uygulamaların kurum içindeki çalışma barışını geri dönülemez şekilde zedelediğine dikkat çekiyor.

Tarafsız Soruşturma Çağrısı

Yaşanan bu idari mobbing iddialarının ardından HEP-SEN, sağlık emekçilerinin iradesine sahip çıkılması adına Sağlık Bakanlığı yetkililerini göreve davet etti. İddiaların üzerinin örtülmeden, tarafsız müfettişler tarafından son derece kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiği vurgulandı. Çalışanların hiçbir baskı altında kalmadan, tamamen özgür iradeleriyle sendikal haklarını kullanabilmeleri için kurumdaki bu sağlıksız iklime derhal son verilmesi talep ediliyor.

Kaynak


Sağlıkhaberi.net Yorumu: Sağlıkta Yönetim Erki, Sendikal Rekabetin Neresinde Durmalı?

Gaziantep’te ayyuka çıkan sendikal baskı iddiaları, aslında tüm Türkiye’deki kamu hastanelerinde yıllardır için için kaynayan çok daha büyük bir sistem sorununun lokal bir yansımasıdır. Bir hastane yöneticisinin asli ve tek görevi; kurumun sağlık hizmeti kalitesini artırmak, personelin eksikliklerini gidermek ve vatandaşa kesintisiz şifa sunulmasını sağlamaktır. Hal böyleyken, idarecilerin bu hayati işleri bir kenara bırakıp elinde üyelik formlarıyla servis servis dolaşan bir gibi hareket etmesi, devletin kamu ciddiyetiyle kesinlikle bağdaşmamaktadır. Yönetim erkinin gücünü kullanarak personeli istifaya zorlamak veya onu görev yeri değişikliğiyle tehdit etmek, yasal bir suç olmasının çok ötesinde, o hastanedeki kurumsal aidiyet duygusunu kökünden kazıyan bir “yönetememe” zafiyetidir.

Özellikle sendika yetki belirleme dönemlerinde tavan yapan bu tip idari baskılar, gece gündüz demeden sahada omuz omuza can kurtaran sağlık profesyonellerini birbirine düşürmekte ve kutuplaştırmaktadır. Kliniklerdeki görev yeri değişikliklerinin bir liyakat, tecrübe veya ihtiyaç aracı olmaktan çıkarılıp personelin sırtında şaklayan bir “cezalandırma sopası” olarak kullanılması, en nihayetinde o serviste tedavi bekleyen çaresiz hastaların da nitelikli bakım alma hakkını gasp etmektedir. Karar alıcı mekanizmaların, hastane yönetimlerini sendikal rekabetin tamamen dışında tutacak sert tedbirleri hayata geçirmesi ve mobbingi bir yönetim biçimi sanan idarecilere karşı tavizsiz yaptırımlar uygulaması, bozulan çalışma barışının yeniden tesisi için artık ertelenemez bir zorunluluktur.

Gaziantep’teki Sağlık Tesislerinde Sendikal Baskı ve Sürgün İddiaları
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif