Hemşirelik camiasının en köklü ve prestijli bilimsel buluşmalarından biri olan Ulusal Hemşirelik Kongresi, 40. yılında uluslararası bir boyutla Başkent Ankara‘da kapılarını aralamaya hazırlanıyor. Atılım Üniversitesi’nin ev sahipliğinde ve Türk Hemşireler Derneği iş birliğiyle 14-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan zirve, mesleğin sağlık sistemindeki dönüştürücü gücünü kapsamlı bir biçimde masaya yatıracak. Hemşirelik Haftası’nın kutlandığı mayıs ayında gerçekleşecek bu büyük organizasyona HEP-SEN’in de aralarında bulunduğu sendikalar ve özel dal dernekleri güçlü bir katılım göstererek sahada yaşanan gerçekleri akademik platforma taşıyacak.
Sağlığı Üreten Güç Yeniden Şekilleniyor
Hemşirelik mesleğinin tarihsel gelişimi ile güncel ihtiyaçlarını tek bir potada eritmeyi hedefleyen bu büyük organizasyon, başkentin akademik atmosferinde hayata geçiyor. Türk Hemşireler Derneği (THD) ile Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü‘nün ortaklaşa koordine ettiği kongre, üniversitenin donanımlı amfi ve konferans salonlarında katılımcılarını ağırlayacak. Sahada görev yapan hemşirelerin yanı sıra, geleceğin sağlık profesyonelleri olan öğrenciler için de özel bir program akışının planlandığı zirve, nesiller arası bilgi aktarımına olanak tanıyacak.
Etkinliğin bu yılki ana teması ise mesleğin evrensel etkisine vurgu yapacak şekilde, “Ulusaldan Küresele Sağlığı Üretmek: Hemşirenin Gücü” olarak belirlendi. Sendikal boyutta HEP-SEN yetkililerinin de iştirak edeceği platformda, özlük haklarından emek savunuculuğuna kadar birçok hayati konunun akademik bir ciddiyetle tartışılması bekleniyor.
Akademik Kariyer İçin Önemli Fırsat
Zirve, sadece mesleki dayanışma ve vizyon paylaşımı açısından değil, aynı zamanda akademisyenlerin kariyer ilerlemeleri bağlamında da kritik bir öneme sahip. Organizasyon komitesinden yapılan teknik bilgilendirmede, etkinliğin akademik geçerliliğine dikkat çekildi:
“Kongremiz ÜAK Doçentlik Kriterlerini Sağlamaktadır.”
Kongrenin genel yapısını ve öne çıkan özelliklerini hızlıca inceleyebilmek adına aşağıdaki tabloya göz atabilirsiniz:
| Kongre Künyesi | Detaylar |
| Organizasyon Adı | 9. Uluslararası ve 20. Ulusal Hemşirelik Kongresi |
| Düzenlenme Tarihi | 14 – 16 Mayıs 2026 |
| Düzenlendiği Şehir/Mekan | Ankara / Atılım Üniversitesi Konferans Salonları |
| Organizasyon Komitesi | THD & Atılım Üni. Sağlık Bilimleri Fakültesi |
| Ana Tema | Ulusaldan Küresele Sağlığı Üretmek: Hemşirenin Gücü |
| Katılımcı Paydaşlar | Özel Dal Dernekleri, HEP-SEN, Öğrenciler, Akademisyenler |
“Hemşirelikte Emek Savunuculuğunu Tarihsel Perspektiften Ele Alacağız”
Kongre Eş Başkanları Doç. Dr. Azize Atlı Özbaş (Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanı) ve Prof. Dr. Nurhan Bayraktar (Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı), yayınladıkları ortak davet metninde etkinliğin vizyonunu tüm sağlık camiasıyla paylaştı. Hemşirelik felsefesinin yeniden irdeleneceği bu buluşmanın hedefleri, eş başkanların ifadelerine şu şekilde yansıdı:
“Bilimsel bilgisi ve mesleki değerleri ışığında, emeği ile gezegen sağlığını üretmede en büyük güç olduğuna inandığımız mesleğimizin güncel konularını ulusal ve küresel bağlamda ele alacağımız bu kongrede; günümüzde yeniden şekillenen sağlık algısını, meslek tanımımızı, meslek felsefimizi ve değerlerimizi hep birlikte yeniden irdelemeyi, ulusal ve uluslararası örneklemde hemşirelikte emek savunuculuğunu tarihsel perspektiften ele almayı, hemşirelik eğitimi, yönetimi ve uygulamasında ülke olarak geldiğimiz noktayı tartışmaya açmayı ve daha güçlü bir sağlık sistemi ve daha güçlü bir hemşirelik için bizlere düşen sorumluluğu hep birlikte kararlaştırmayı ve eyleme geçmeyi hedefliyoruz.”
Türkiye’nin dört bir yanından gelecek katılımcıların katkılarıyla zenginleşecek olan kongre, mesleki standartların yükseltilmesi adına önemli bir eylem planı oluşturmayı amaçlıyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Akademi ve Sahanın Güç Birliği
Yıllardır süregelen en büyük sorunlarımızdan biri, üniversite amfilerinde üretilen bilimsel teoriler ile hastane koridorlarında yaşanan yakıcı gerçeklerin birbirinden kopuk olmasıdır. 9. Uluslararası ve 20. Ulusal Hemşirelik Kongresi’nin bu yılki vizyonu ve katılımcı profili, bu kopukluğu giderme noktasında umut verici bir tablo çiziyor. Sadece akademik unvanlara sahip kişilerin kürsüye çıkıp sunum yaptığı klasik bir formatın dışına çıkılarak, HEP-SEN gibi sahada aktif hak mücadelesi veren yapıların da bu zirvede yer alacak olması, etkinliğe eşine az rastlanır bir dinamizm katacaktır.
“Emek savunuculuğu” kavramının bizzat kongre eş başkanları tarafından ana hedeflerden biri olarak zikredilmesi, akademinin de artık sahanın tükenmişliğini ve çığlığını duyduğunun en net göstergesidir. Gezegen sağlığını üreten bir gücün, kendi özlük haklarını ve çalışma koşullarını iyileştiremeden bu misyonu tam anlamıyla yerine getirmesi beklenemez. Umuyoruz ki Ankara’daki bu tarihi buluşma, teorik tartışmaların dosyalar arasında tozlanıp gittiği bir etkinlik olmaktan çıkarak; hemşirelerin yasal, ekonomik ve mesleki statülerini güçlendirecek somut bir eylem manifestosuna dönüşür.