Hatay’ın Antakya ilçesinde, Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi morgunda yaşanan akılalmaz cenaze karışıklığı iki aileyi karşı karşıya getirdi. 81 yaşındaki Yusuf Kırlangıç’ın vefatının ardından morg görevlilerinin ihmali sonucu cenazeler karışırken, diğer bir aile Kırlangıç’ın naaşını kendi yakınları sanarak Erzin’de yıkayıp, cenaze namazını kılarak toprağa verdi.
Olay, Antakya ilçesine bağlı Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 81 yaşındaki Yusuf Kırlangıç‘ın kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesiyle başladı. Kırlangıç’ın cenazesi, otopsi ve işlemler için Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Öğle saatlerinde cenazeyi teslim almak üzere hastaneye gelen Kırlangıç ailesi, kendilerine teslim edilen cenaze torbasını açtıklarında hayatlarının şokunu yaşadı. Torbadaki naaşın babalarına ait olmadığını fark eden aile, durumu derhal hastane yetkililerine bildirdi.
Yapılan incelemelerin ardından morgda bulunan diğer cenazenin, Erzin ilçesinde yaşamını yitiren İ.Ü. isimli vatandaşa ait olduğu tespit edildi. Araştırmalar derinleştirildiğinde, Erzin’den gelen ailenin kendi cenazeleri yerine yanlışlıkla Yusuf Kırlangıç’ın naaşını teslim aldığı ve Erzin’e götürerek defnettiği ortaya çıktı.
Cenaze Savcılık Kararıyla Mezardan Çıkarıldı
Karışıklığın anlaşılmasının ardından adli makamlar devreye girdi. Cumhuriyet savcılığının talimatıyla, Erzin’de yanlışlıkla defnedilen Yusuf Kırlangıç’ın naaşı mezardan çıkarılarak Erzin devlet hastanesi morguna nakledildi. Sürecin hızlandırılmasıyla birlikte Kırlangıç ailesi, Erzin’e giderek babalarının cenazesini teslim aldı. Naaş, ertesi gün sabah saatlerinde Antakya Serinyol Mahallesi Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.
Yaşanan bu skandal süreç, hastanedeki idari ve operasyonel boşlukları gözler önüne sererken, iki ailenin de en acılı gününde büyük bir travma yaşamasına neden oldu. Olayın gelişim süreci şu şekilde kronolojik olarak kayıtlara geçti:
| Aşama | Gelişme | Konum |
|---|---|---|
| Vefat | Yusuf Kırlangıç (81) kalp krizi sonucu vefat etti. | Antakya / Serinyol |
| Karışıklık | Morg görevlileri cenazeleri karıştırarak teslim etti. | MKÜ Eğitim Araştırma Hastanesi |
| Yanlış Defin | Erzinli aile, Kırlangıç’ın naaşını yıkayıp toprağa verdi. | Erzin Mezarlığı |
| Fark Edilme | Kırlangıç ailesi morgdaki naaşın İ.Ü.’ye ait olduğunu anladı. | Hastane Morgu |
| Düzeltme | Savcılık kararıyla cenaze mezardan çıkarılıp gerçek ailesine verildi. | Erzin – Antakya |
‘Kendi Babalarını Nasıl Tanımadılar, Anlamıyoruz’
Yaşanan ihmaller zincirine tepki gösteren Yusuf Kırlangıç’ın oğlu Servet Kırlangıç, karşı ailenin babalarının cenazesini yıkayıp, cenaze namazını kılmasına rağmen durumu fark edememelerini hayretle karşıladıklarını belirtti. Kırlangıç, ‘Bize verilen cenazede babamızın olmadığını fark ettik. Dün akşam saatlerinde babamın cenazesini teslim aldık. Bu süreci hızlandıran yetkililere teşekkür ederiz. Aslında bu olay buraya kadar gelmemeliydi. Görevli işini düzgün yapsaydı burada olmayacaktık. Üniversite hastanesinin büyük bir ihmalinin olduğunu düşünüyorum. Karşı aile babamın cenaze namazını kılmış, cenazeyi yıkamış ve defnetmiş. O esnada bile cenazenin kendi babaları olmadığını fark etmemişler. Bu nasıl bir şeydi anlamıyorum’ ifadelerini kullandı.
Diğer oğlu Bülent Kırlangıç ise babalarının cenazesini teşhis edip kesinleştirdikten sonra teslim aldıklarını vurgulayarak, ‘Babamızın olduğunu kesinleştirdikten sonra Antakya’ya getirdik ve sabah da cenazemizi defnettik. Keşke yaşanmasaydı, çok üzücü bir durumdu. Biz istiyoruz ki başka kimsenin canı yanmasın. Karşı aile gelip babalarını tanımaması nasıl bir olaydı anlamadık. Babamın cenazesini yıkamışlar, cenaze namazını kıldırmışlar, babamdan helallik de istemişler. Bu süreçler yaşanırken aile, babalarının olmadığını anlamıyor’ diyerek şaşkınlığını dile getirdi. Olayla ilgili sorumlu personel hakkında idari ve adli soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Morg Hizmetlerinde İhmal Kabul Edilemez
Hastanelerde morg hizmetleri, hem hukuki hem de insani açıdan en hassas yürütülmesi gereken süreçlerin başında gelmektedir. Hatay’da yaşanan bu vahim karışıklık, morg teslim süreçlerindeki kimlik doğrulama protokollerinin ne denli yetersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Sadece bir ailenin değil, iki ailenin birden en acılı günlerinde büyük bir travma yaşamasına yol açan bu zincirleme ihmaller zinciri, idari ve adli soruşturmalarla en ince ayrıntısına kadar aydınlatılmalıdır.
Sağlık kuruluşlarında otomasyon sistemlerinin ve barkodlama yöntemlerinin morg teslimatlarında da zorunlu ve sıkı bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Görevli personelin liyakati ve dikkat seviyesi, bu tür telafisi imkansız hataların önüne geçilmesinde kritik rol oynamaktadır. Yaşanan bu acı tecrübenin ardından tüm eğitim araştırma ve devlet hastanelerinde benzer protokollerin gözden geçirilmesini temenni ediyoruz.










