Sağlık Bakanlığı’nın yüksek sezaryen oranlarını gerekçe göstererek kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına yönelik başlattığı cezai yaptırımlar Antalya’da 5 hekimin meslekten men edilmesiyle yeni bir boyut kazandı.
Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimlerin ardından, üçü özel hastanede çalışan, ikisi ise muayenehane sahibi olan toplam beş kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, Sağlık Meslekleri Kurulu kararıyla 6 ay süreyle meslekten men edildi. Karara göre, bu süre zarfında mesleklerini icra edemeyecek olan hekimler, Antalya eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde zorunlu mesleki yeterlilik eğitimine tabi tutulacak. Eğitim sonundaki sınavda başarısız olan hekimlerin ise doğrudan meslekten men edileceği bildirildi.
Tabip Odasından Sert Tepki: “Hukuki Dayanağı Yok”
Antalya Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’na gönderdiği resmi dilekçeyle kararın hukuka aykırı olduğunu savunarak durdurulmasını talep etti. Yapılan açıklamada, 663 sayılı KHK uyarınca mesleki yetersizlik kararının ancak mahkeme kararı, idari soruşturma veya disiplin süreciyle belirlenebileceği, sadece istatistiksel sezaryen oranlarına dayanarak ceza verilmesinin yasal bir zemini olmadığı vurgulandı. Ayrıca, Türkiye genelinde benzer gerekçelerle cezalandırılan hekim sayısının 100’ü aştığı iddia ediliyor.
“Yüksek Sezaryenin Tek Sorumlusu Hekimler Değil”
Sağlık profesyonelleri ve meslek örgütleri, yüksek sezaryen oranlarının ardında yatan yapısal sorunlara dikkat çekiyor. Antalya Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), sezaryen oranlarındaki artışın sadece hekim kararlarına bağlanamayacağını belirtti. Güçlü bir ebelik sisteminin olmaması, ebelerin idari işlerde istihdam edilmesi, hastaların ağrı korkusuyla sezaryen talep etmesi ve hekimlerin malpraktis davaları nedeniyle “defansif tıp” uygulamalarına yönelmesi gibi etkenlerin bu tabloda belirleyici olduğu ifade edildi.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: İstatistiğe Dayalı Ceza Sağlık Sistemini Tıkar
Sağlık Bakanlığı’nın sezaryen oranlarını düşürme çabasını anlamakla birlikte, bunu vaka bazlı tıbbi gereklilikleri göz ardı ederek sadece cezalandırma yöntemiyle çözmeye çalışmak, kadın doğum uzmanlarını riskli gebelikleri üstlenmekten kaçınmaya zorlayabilir. Sistemsel eksikliklerin faturasını yalnızca hekimlere ve sağlık çalışanlarına kesmek yerine; ebelik müessesesinin güçlendirilmesi, defansif tıp baskısının azaltılması ve doğum altyapılarının iyileştirilmesi gibi köklü reformlara odaklanılması gerekmektedir.










