HEP-SEN İstanbul Safiye Hüseyin Elbi Şubesi tarafından gerçekleştirilen araştırma, sağlık emekçilerinin yaşadığı ekonomik sorunları gözler önüne serdi. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 92,7’si borçlu, yüzde 64,4’ü tasarruf yapamıyor, yüzde 73’ü ise beklenmedik 20 bin TL’lik bir harcamayı borçlanmadan karşılayamıyor.
Sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda örgütlü bağımsız sendika HEP-SEN’in İstanbul Safiye Hüseyin Elbi Şubesi, İstanbul’da görev yapan sağlık emekçilerinin ekonomik ve sosyal yaşam koşullarını inceleyen kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi.
“Sağlık Emekçilerinin Ekonomik ve Sosyal Yaşam Koşulları Araştırması – 2026” başlıklı raporda; gelir-gider dengesi, borçluluk, barınma, tasarruf, nöbet ve fazla çalışma ile sosyal yaşam ve geleceğe ilişkin ekonomik beklentiler değerlendirildi.
SAĞLIK EMEKÇİLERİ GEÇİNMEK İÇİN BORÇLANIYOR
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 92,7’sinin kredi, kredi kartı veya başka bir borcu bulunuyor. Yüzde 39,2’si gelirinin en az yüzde 55’ini borç ödemelerine ayırırken, yüzde 64,4’ü tasarruf yapamadığını belirtiyor.
Katılımcıların yüzde 56,4’ü mevcut gelirini temel ihtiyaçlarını karşılamak için yetersiz bulurken, yüzde 87,3’ü son bir yıl içerisinde ekonomik nedenlerle temel ihtiyaçlarını sık sık veya birkaç kez ertelemek ya da kısmak zorunda kaldığını ifade ediyor.
HEP-SEN İstanbul Safiye Hüseyin Elbi Şube Başkanı Uzman Hemşire Emre Yılmaz, araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi:
“Bugün İstanbul’da sağlık emekçileri yalnızca geçim sıkıntısı yaşamıyor, ciddi bir borç sarmalının içerisinde hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. İnsan hayatını korumak için gece gündüz çalışan sağlık emekçilerinin kendi ekonomik geleceklerini güvence altına alamaması kabul edilemez. Bir sağlık çalışanının ekonomik durumunu yalnızca bordrosundaki rakamlarla değerlendiremezsiniz. Önemli olan aldığı ücretle ne kadar kira ödeyebildiği, mutfağına ne kadar gıda koyabildiği ve ailesinin ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiğidir.”
İSTANBUL’DA BARINMA VE YAŞAM MALİYETLERİ AĞIRLAŞIYOR
Araştırmada katılımcıların yüzde 59,2’sinin hane gelirinin en az yüzde 31’ini kira veya konut kredisine ayırdığı, yüzde 33,2’sinin ise gelirinin yüzde 41’inden fazlasını barınma giderlerine harcadığı görüldü.
İstanbul’daki yüksek yaşam maliyetlerine dikkat çeken Yılmaz, “İstanbul’da görev yapan bir sağlık emekçisi, diğer şehirlerdeki meslektaşlarıyla aynı maaşı almasına rağmen çok daha yüksek kira, ulaşım ve temel yaşam giderleriyle karşı karşıya kalıyor. Büyükşehirlerdeki yaşam maliyetleri ücret politikalarında dikkate alınmalı, sağlık emekçilerine büyükşehir tazminatı ve kira desteği sağlanmalıdır.” dedi.
DAHA FAZLA NÖBET, DAHA FAZLA YORGUNLUK!
Araştırmada katılımcıların yüzde 57,9’u ekonomik nedenlerle daha fazla nöbet veya çalışma yapmak zorunda kaldığını belirtti. Nöbet ve fazla çalışma yapanların yüzde 71’i ise ek çalışma gelirinin ekonomik durumlarını anlamlı ölçüde iyileştirmediğini ifade etti.
Yılmaz, “Sağlık emekçileri geçinebilmek için sürekli daha fazla nöbet tutmak zorunda bırakılmamalıdır. Bir sağlık çalışanının dinlenme hakkı, aile yaşamı ve sosyal hayatı ekonomik zorunluluklara feda edilemez. Asıl hedef, sağlık çalışanlarının normal çalışma süreleri içerisinde elde ettikleri ücretle insanca yaşayabilmelerini sağlamak olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
SAĞLIK EMEKÇİLERİ GELECEĞE UMUTLA BAKAMIYOR
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 83,1’i tatil ve seyahat, yüzde 78,4’ü giyim ve kişisel ihtiyaç, yüzde 74,3’ü kültür ve sanat harcamalarını azaltmak veya ertelemek zorunda kaldı. Katılımcıların yüzde 34,5’inin sağlık, yüzde 36,9’unun ise eğitim harcamalarını kısmış olması dikkat çekti.
Ekonomik memnuniyetin 10 üzerinden yalnızca 3,26 olduğu araştırmada, katılımcıların yüzde 33,8’i gelecek bir yıl içerisinde ekonomik durumunun daha da kötüleşeceğini düşünüyor.
HEP-SEN’DEN YETKİLİLERE ÇAĞRI: SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN GEÇİM SORUNU GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Şube Başkanı Emre Yılmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sağlık emekçilerinin ekonomik sorunlarını yalnızca toplu sözleşme dönemlerinde hatırlayan anlayışı kabul etmiyoruz. Bu ülkenin sağlık sistemini ayakta tutan emekçilerin alın teri, enflasyon karşısında her geçen gün değer kaybediyor.
HEP-SEN olarak emekliliğe yansıyan tek kalem maaş, insanca yaşamaya yetecek temel ücret, vergi dilimi mağduriyetinin giderilmesi, büyükşehir tazminatı, kira ve ulaşım desteği, adil teşvik sistemi ve nöbet ücretlerinin iyileştirilmesini talep ediyoruz.
Sağlık emekçilerinin geçim sorunu bireysel değil, yapısal bir sorundur. Güçlü bir sağlık sistemi ancak emeğinin karşılığını alan, ekonomik kaygılardan uzak ve geleceğe güvenle bakabilen sağlık çalışanlarıyla mümkündür. HEP-SEN olarak araştırmamızın sonuçlarını ilgili kamu kurumları, siyasi partiler ve milletvekilleriyle paylaşarak sağlık emekçilerinin hakları için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”