İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Yerleşkesi’nde nisan ayındaki yurt baskınının ardından, bu kez de rektörlüğe yakın bir personelin karıştığı yumruklu kavga ve tehdit iddiaları gündeme geldi. Yaşanan olayın üzerinin kapatılmaya çalışıldığı iddiaları üniversite kamuoyunda tepkilere yol açtı.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), yerleşke sınırları içerisinde peş peşe yaşanan güvenlik zafiyetleri ve yönetimsel iddialarla çalkalanıyor. Geçtiğimiz nisan ayında Ayazağa Yerleşkesi’ndeki kız yurduna yabancı bir şahsın girmesiyle başlayan güvenlik tartışmaları, yerleşkede yaşanan yeni bir kavga ve tehdit olayıyla yeniden alevlendi.
Yurt Baskınının Ardından Güvenlik Sözü Verilmişti
İTÜ Ayazağa Yerleşkesi’nde ilk ciddi kriz, kimliği belirsiz bir kişinin güvenlik açıklarından faydalanarak kız öğrenci yurduna girmesi ve uygunsuz davranışlarda bulunmasıyla yaşanmıştı. Öğrencilerin büyük tepkisini çeken olayın ardından İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, kampüs güvenliğinin en temel öncelikleri olduğunu ve sürecin bizzat takipçisi olacağını taahhüt etmişti.
Yerleşkede Yumruklu Kavga ve Tehdit İddiası
Bu açıklamaların üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen yerleşkede yeni bir şiddet olayı meydana geldi. İddialara göre, Rektör Hasan Mandal’a yakınlığıyla bilinen dış kaynaklı personel F.Ç. ile aynı binada görevli bir kadın personelin eşi arasında tartışma çıktı. Kısa sürede alevlenen sözlü tartışma yumruklu kavgaya dönüştü.
Kampüs güvenlik görevlilerinin araya girmesiyle sonlandırılan arbede sonrası resmi tutanak tutuldu. Görgü tanıkları, F.Ç. isimli personelin olaya müdahale eden güvenlik görevlilerini açıkça tehdit ettiğini öne sürdü.
Soruşturmanın Üzeri Kapatıldı mı?
Tutanak altına alınan ve disiplin soruşturması açılması beklenen olayın, üniversite yönetimi tarafından sümen altı edildiği iddiaları gündeme geldi. Yaşanan bu son disiplinsizlik ve şiddet vakasının ardından, rektörlüğün yerleşke güvenliği konusundaki taahhütleri ve idari yaptırım süreçleri üniversite kamuoyu tarafından sorgulanmaya başladı.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Eğitim ve Yaşam Alanlarında Güvenlik Zafiyeti ile Çifte Standart Kabul Edilemez
Üniversite kampüsleri; binlerce öğrencinin, akademisyenin ve personelin can güvenliğinin eksiksiz sağlanması gereken korunaklı eğitim ve yaşam alanlarıdır. Yurt baskını gibi ağır bir güvenlik açığının ardından, kampüs içerisinde fiziksel şiddet ve güvenlik görevlilerine yönelik tehdit iddialarının gündeme gelmesi ciddi bir idari ve yönetsel zafiyete işaret etmektedir.
Kurum içi disiplin ve güvenlik süreçlerinin kişilere, unvanlara ya da yönetimle olan yakınlık ilişkilerine göre esnetilmesi kamu vicdanını derinden yaralar. Üniversite yönetimleri, kurumsal güvenliği ve huzuru tesis etmek adına tüm şiddet ve tehdit vakalarında şeffaf soruşturma mekanizmalarını işletmeli; hiç kimseye ayrıcalık tanımaksızın gerekli adli ve disiplin süreçlerini tavizsiz uygulamalıdır.





