Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde görevli Murat Öztürk, iki idareci ve üç çalışanın fiziki saldırısına uğradığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Darp raporu alan Öztürk, hastanede uzun süredir mobbing, baskı ve tehdit yaşandığını öne sürdü.
Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarından Murat Öztürk, hastane idarecileri ve bazı çalışanlar tarafından darp edildiğini belirterek adli makamlara başvurdu. Yaşadığı şiddet ve baskı sürecini kamuoyuna duyuran Öztürk, hastanede uzun süredir devam eden sistematik bir mobbing çarkının bulunduğunu iddia etti.
“İki Müdür ve Üç Çalışan Tarafından Saldırıya Uğradım”
Edinilen bilgilere göre olay günü idarecilerin hukuksuz uygulamalarına ve baskılarına itiraz ettiğini belirten Murat Öztürk, ilk olarak Y.E.D. ve M.Ö. isimli yöneticilerin fiziki saldırısına uğradı. Ardından F.A., E.Ş. ve K.Ç. isimli kişilerin de olaya dahil olmasıyla kamu kurumu içerisinde 5 kişinin saldırısına uğradığını ifade eden Öztürk, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanarak darp raporu aldı.
“Baskılar Ailelerimize Kadar Ulaştı”
Hastanede bazı yönetici ve şeflerin sağlık profesyonelleri üzerinde kurduğu baskıyı anlatan Öztürk, yöneticilerin çalışanlara “Burası bizim hastanemiz. İstediğimizi işten çıkarır, istediğimizi istediğimiz birimde çalıştırırız. İşinize gelmiyorsa kapı orada” şeklinde ifadeler kullandığını öne sürdü. İtiraz eden çalışanların hedef alındığını belirten Öztürk, tehditlerin ailelerine kadar ulaştığını dile getirerek adli ve idari soruşturmanın derinleştirilmesini talep etti.
Olayla ilgili hastane güvenlik kamerası kayıtlarının incelemeye alındığı ve idari incelemenin başlatıldığı öğrenildi.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: İdari Makam Gücünü Şiddet ve Mobbing Unsuru Olarak Kullanmak Kabul Edilemez
Sağlık kurumları, zaten yüksek stres ve yoğun çalışma temposu altında hizmet veren alanlardır. Böyle bir ortamda, çalışanların haklarını ve çalışma huzurunu korumakla görevli idarecilerin bizzat fiziki şiddet, tehdit ve mobbing iddialarıyla gündeme gelmesi vahim bir yönetim zafiyetidir.
Kamu hastaneleri kimsenin şahsi mülkü veya derebeyliği değildir. “İşinize gelmiyorsa kapı orada” anlayışıyla hareket eden, liyakatten uzak ve idari yetkilerini sağlık çalışanları üzerinde bir baskı aracı olarak kullanan yöneticiler hakkında İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı derhal harekete geçmelidir. Darp ve mobbing iddiaları şeffaflıkla soruşturulmalı; güvenlik kamerası kayıtları doğrultusunda suça karışan idareciler görevden uzaklaştırılarak haklarında hem adli hem de disiplin süreçleri tavizsiz işletilmelidir.









