sakarya eğitim ve araştırma hastanesi (SEAH) poliklinik katında, muayene sırası bekleyen vatandaşlar arasında çıkan “öncelik” tartışması kısa sürede sözlü kavgaya dönüştü. “Senden önce geldim” seslerinin yankılandığı koridorlarda artan gerginlik, güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle büyümeden yatıştırıldı.
SEAH Koridorlarında “Sıra Bendeydi” Atışması
Gün ortasında hastanenin en yoğun olduğu saatlerde, poliklinik önünde muayene olmayı bekleyen hastalar ve yakınları arasında sıra ihlali iddiasıyla bir tartışma patlak verdi. Görgü tanıklarından alınan bilgilere göre, bir vatandaşın sırasının geçtiğini öne sürmesi ya da diğerinin sırasını gasp ettiğinin düşünülmesi, fitili ateşleyen temel unsur oldu. Kısa sürede büyüyen sözlü münakaşa, hastanenin kalabalık koridorlarında yüksek sesli atışmalara dönüştü.
Güvenlik Müdahale Etti, Vatandaş Panik Yaşadı
Hastane koridorlarında yükselen sert ifadeler ve karşılıklı bağrışmalar, o sırada orada bulunan diğer hasta ve hasta yakınları arasında kısa süreli paniğe yol açtı. Olayın fiziksel bir kavgaya dönüşme ihtimali üzerine bölgeye hızlıca intikal eden SEAH güvenlik görevlileri, tarafların arasına girerek sakinleştirme çalışmaları yürüttü. Güvenlik birimlerinin sağduyulu yaklaşımı sayesinde taraflar birbirinden uzaklaştırılırken, poliklinik önündeki işleyiş normale döndü.
Sakarya Eğitim ve araştırma Hastanesi’nde (SEAH) vatandaşlar arasında çıkan “sıra” tartışması, kısa sürede gerginliğe dönüştü. “Senden önce geldim” seslerinin yükseldiği koridorlarda tansiyon bir anda tavan yaptı. pic.twitter.com/aEcn1UvCHE
— Sakarya Son Dakika (@sakaryasondakka) February 22, 2026
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Bu Olay Sahada Ne Anlama Geliyor?
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi bölgenin yükünü sırtlayan devasa sağlık komplekslerinde yaşanan bu tür “sıra kavgaları”, aslında buzdağının görünen kısmıdır. MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) üzerinden alınan randevulara rağmen, sistemdeki ufak gecikmeler veya randevusuz başvuruların (acil/öncelikli durumlar) araya girmesi, zaten stresli olan hasta profilinde patlamaya hazır bir ortam yaratıyor. Bu durum, sağlıkta şiddet olaylarının sadece hasta-hekim arasında değil, artık hasta-hasta arasında da ciddi bir risk faktörü haline geldiğini gösteriyor.
Dijital ekranların ve otomasyon sistemlerinin daha şeffaf bir şekilde yönetilmesi, “sıram geçti mi?” endişesini ortadan kaldıracak bilgilendirme anonslarının yapılması bu gerginlikleri azaltabilir. Ancak asıl çözüm, polikliniklerdeki aşırı yoğunluğun ve personelin üzerindeki iş yükünün dengelenmesinden geçiyor. Güvenlik görevlilerinin olayları yatıştırması anlık bir çözüm olsa da, asıl ihtiyacımız olan; hem sistemin tıkanıklığını gidermek hem de sağlık kurumlarında sükuneti koruyacak bir toplumsal farkındalık oluşturmaktır.
