Sakarya Eğitim ve araştırma Hastanesi’nde (SEAH), 7 gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunan personele yönelik sağlanan öğle yemeği porsiyonları, çalışanlar arasında tartışma konusu oldu. Bir sağlık personelinin isimsiz olarak ulaştırdığı görüntülerde, porsiyonların yetersizliği ve verilen emeğe duyulan saygının bu mu olduğu sorusu gündeme geldi. 4 Nisan 2026 tarihli fotoğrafta yer alan öğün, sağlık çalışanlarının tepkisini çekti.
SEAH’ta görevli sağlık personeli, çalışma koşullarının yoğunluğuna rağmen sunulan yemek porsiyonlarının azlığından şikayetçi. İsimsiz bir sağlık çalışanının tarafımıza gönderdiği fotoğrafta, bir personel için ayrılan tepsideki porselen tabaklarda yer alan yemekler görülüyor.
Çalışanın beyanına ve görüntüye göre, porsiyonda 4 adet küçük köfte, kuru ekmek parçacıkları, yoğurt, ezogelin çorba, bir adet elma ve bir adet 500 ml pet şişe su bulunuyor. 4 Nisan 2026 tarihli bu görüntünün, hastanede kesintisiz çalışan emekçilerin günlük öğünlerinden birini temsil ettiği belirtiliyor. Personel, bu porsiyonların, harcanan enerji ve gösterilen çaba karşısında yetersiz kaldığını düşünüyor.
Yemeğin İçeriği
-
Çorba: Ezogelin çorbası (1 kase)
-
Ana Yemek: 4 adet küçük köfte ve kuru ekmek parçacıkları (1 porsiyon)
-
Yan Ürünler: Yoğurt (1 porsiyon), 1 adet elma
-
İçecek: 500 ml pet şişe su (1 adet)
Çalışanların Tepkisi ve Gündeme Gelen Sorular
SEAH personeli, porsiyonların düşüklüğünü, sağlık çalışanlarının sağlığını ve motivasyonunu olumsuz etkileyebilecek bir durum olarak değerlendiriyor. Habere konu olan görüntü, “Verilen emeğe verilen değer bu mudur?” sorusunu da beraberinde getirdi. Sağlık çalışanları, çalışma şartlarının ağırlığına karşılık, daha doyurucu ve besleyici öğünlerin sağlanmasını talep ediyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Sağlıkhaberi.net Yorumu: 4 Köfteyle 24 Saatlik Nöbet Çıkar Mı?
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi yoğun bir hastanede 7/24 hizmet veren sağlık personelinin öğle yemeğinde karşılaştığı bu manzara, sadece bir porsiyon tartışması değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının emeklerine verilen değerin bir göstergesi olarak okunmalıdır. Harcanan fiziksel ve zihinsel eforun karşılığında, besleyici değeri ve doyuruculuğu bu denli düşük öğünlerin sunulması, çalışanların motivasyonunu ve genel sağlığını doğrudan olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. “Bir personelin sağlığına dikkat etmesi gerekirken, kendisine sunulan imkanların yetersizliği” ironik bir durum oluşturuyor.
Bu porsiyon düşüklüğü, sahada personel arasında değersizlik hissini pekiştirerek, hastane yönetimleri ile çalışanlar arasındaki güven ilişkisini zayıflatabilir. Kaliteli bir sağlık hizmetinin, ancak sağlıklı ve motive olmuş personelle sunulabileceği unutulmamalıdır. Hastane yönetiminin, bu tür geri bildirimleri dikkate alarak yemek hizmetlerini yeniden gözden geçirmesi, sağlık çalışanlarının temel ihtiyaçlarının karşılanması adına atılacak önemli bir adım olacaktır.