Samsun’da görev yapan bir sağlık çalışanı, mesai sınırlarını aşan bir azimle binlerce insanın hayatına doğrudan dokunmayı başardı. Bir aile sağlığı merkezinde görevli Ebe Behice Bastem, sabırla yürüttüğü telefon görüşmeleri sayesinde tam 3 bin kişiyi kanser taraması yaptırmaya ikna etti. İnatçı takibiyle birçok hastanın hastalığı erken evrede teşhis etmesini sağlayan deneyimli ebe, kanserle mücadelede birinci basamak sağlık tesislerinin ne kadar hayati bir işlev gördüğünü bir kez daha kanıtladı.
Kanser vakalarında hayatta kalma şansını belirleyen en kritik faktörlerin başında erken teşhis geliyor. Sağlık Bakanlığı Samsun İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet sunan Altınkum aile sağlığı merkezi (ASM), bu bilimsel gerçeği sahada en etkin uygulayan merkezlerden biri konumunda. Kurumda görev yapan 18 yıllık deneyime sahip Ebe Behice Bastem, çalışma hayatının ciddi bir mesaisini toplumu bu alanda bilinçlendirmeye ayırdı. Telefon vasıtasıyla iletişim kurduğu binlerce insanı düzenli sağlık kontrollerine yönlendiren Bastem, hastalıkların henüz ilk aşamalarındayken yakalanmasına zemin hazırladı.
İkna Süreci ve Tarama İstatistikleri
Saha çalışmalarının detaylarını paylaşan 41 yaşındaki ebe, elde edilen verilerin ulaşılan kitlenin büyüklüğünü net biçimde ortaya koyduğuna işaret ediyor. Vatandaşlarla yapılan görüşmelerdeki başarı oranı oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor.
Altınkum ASM Kanser Taraması Faaliyet Verileri:
-
Telefonla İletişim Kurulan Toplam Kişi: 3.000
-
Taramaya İkna Edilme Oranı: %90
-
Ebe Bastem Tarafından Bizzat Yapılan Tarama: Yaklaşık 500
-
Günlük Bilgilendirilen Ortalama Hasta Sayısı: 60
Birim içindeki rutin poliklinik ziyaretlerine gelen hastaları da sürekli olarak bilgilendirdiklerini belirten Behice Bastem, iletişim kuramadıkları kişileri doğrudan KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) randevularına entegre ettiklerini aktardı. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlanan servis araçları yardımıyla, ikna edilen vatandaşlar her gün düzenli biçimde bu tarama merkezlerine ulaştırılıyor.
İnsani Bir Sorumluluk Olarak Sağlık Hizmeti
Yürüttüğü programı salt bir mesleki zorunluluk olmanın ötesinde, insani bir görev olarak nitelendiren deneyimli sağlık personeli, sahada karşılaştığı direnç noktalarını şu sözlerle ifade etti: “2026 yılından bu yana taramalar üzerine yoğun şekilde çalışıyorum. Vatandaşlara durumu izah ederken sıklıkla ‘Ben iyiyim, yaptırmama hiçbir gerek yok’ tepkisiyle yüzleşiyoruz. Kısa süre önce servis aracımızla taramaya göndermek istediğimiz bir hastamız gitmemek için direndi. Onu uzun uğraşlar sonucu ikna ettim ve hastane sevki yapıldı. Gerçekleştirilen tetkiklerin sonucunda kişide erken evre kanser saptandı.”
Hastaların Dilinden Erken Teşhisin Değeri
Yapılan bu ısrarlı aramalar neticesinde hayatı değişen isimlerden biri Havva Yapakçı oldu. Yaklaşık bir yıl evvel meme kanseri tanısı aldığını dile getiren Yapakçı, KETEM bünyesindeki kontrolleri sayesinde hastalığını öğrendiğini söyledi. Şu an tedavisinin devam ettiğini ve gözetim altında tutulduğunu anlatan Yapakçı, “Ebe hanım beni bu kadar yönlendirmeseydi işler çok daha geri dönülmez bir noktaya gidebilirdi. Tüm kadınlara tek tavsiyem bu hayati kontrolleri asla ertelememeleridir” şeklinde konuştu.
Sistemin hayat kurtardığı bir diğer isim ise Döne Göz oldu. Bağlı bulunduğu aile hekimliği tarafından üç yıl önce çağrılıp muayene edildiğinde sonuçları temiz çıkan Göz, dört ay önceki yeni davet üzerine tekrar taramaya katıldı. Tahlillerinde beliren şüpheli bulgular üzerine genel cerrahi polikliniğine yönlendirildiğini aktaran hasta, “Ultrason ve hemen ardından biyopsi süreçleri tamamlandı. Vakit kaybetmeden ameliyata alındım ve sonrasında kemoterapi sürecim planlandı. Tüm bu işlemler üç dört ay içinde gerçekleşti ve hastalığımın henüz 1. evresinde olduğunu öğrendim” dedi.
Sahada sergilenen bu yoğun koruyucu sağlık hizmeti, ekip ruhuyla destekleniyor. Altınkum ASM‘de görev yapan Aile Hekimi Uzm. Dr. Seda Doruk Ay da tarama programlarının sorunsuz ilerlemesi adına ebe Bastem ile koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Birinci Basamağın “Israrcı” Gücü ve Önleyici Hekimlik
Bir ebenin telefonun ucundaki inatçı çabasıyla 3 bin kişiye ulaşması, sağlık sistemimizde koruyucu hekimliğin ve birinci basamağın ne kadar büyük bir güce sahip olduğunu somut bir şekilde gösteriyor. Hastanelerdeki devasa yığılmaları, aylar sonrasına sarkan randevu kuyruklarını ve devasa boyuttaki onkoloji tedavi masraflarını azaltmanın en akılcı yolu, o poliklinik kapılarına yığılmadan önce insanları ASM’lerde yakalayabilmektir.
“Ben iyiyim” diyerek tahlilden kaçan bir vatandaşı ikna etmek, sadece bir hayat kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlık sisteminin üzerindeki o ağır yükü de erkenden hafifletiyor. Sahada görev yapan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının tarama programlarındaki bu tür inisiyatifleri, salt standart performans hedefleriyle değil, çok daha güçlü bir biçimde motive edilmelidir. Erken teşhisin hayat kurtardığı bilimsel bir gerçek olsa da, o teşhisi mümkün kılan şey çoğu zaman bir sağlık emekçisinin vazgeçmeyen mesleki vicdanıdır.