Acil Servise İnmeyen Uzman Hekimin Cezası Onandı: KDK’dan Emsal Nitelikte Karar!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), trafik kazası geçiren bir hastayı acil servise bizzat inerek muayene etmeyip sadece telefonla sözlü talimat veren ve vizitini geciktiren uzman hekime verilen “uyarma” cezasını hukuka uygun bularak itiraz başvurusunu reddetti.

Kamu Denetçiliği Kurumu, hastane acil servislerinde konsültasyon ve uzman hekim icap süreçlerini yakından ilgilendiren emsal bir karara imza attı. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla 16 Eylül tarihinde yayımlanan kararda, Devlet Hastanesi’nde görev yapan bir uzman hekime verilen disiplin cezasının hakkaniyete ve mevzuata tam uyumlu olduğu tescillendi.

Karara konu olan olay, 11 Eylül 2025 tarihinde meydana geldi. Trafik kazası neticesinde travma tablosuyla Denizli Devlet Hastanesi acil servisine getirilen bir hastanın konsültasyon sürecinde, ilgili branşın uzman hekimi acil servise fiilen inmedi. Hastayı bizzat muayene etmek yerine servisten sadece sözlü değerlendirme yapmakla yetinen hekim, yatışı yapılan hastanın takibini de telefon talimatlarıyla yürüttü ve ertesi gün yapılması gereken klinik vizitini zamanında gerçekleştirmedi.

“Kayıtsızlık ve İlgisizlik” Gerekçesiyle Disiplin Cezası Kesildi

Acil servise bizzat inmeyen ve hastayı yerinde değerlendirmeyen hekim hakkında idari inceleme başlatıldı. Denizli Devlet Hastanesi Başhekimliği, yürüttüğü soruşturma neticesinde 16 Ocak 2026 tarihli kararla hekime 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-f maddesi uyarınca “görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak” fiilinden uyarma cezası verdi.

Hekimin cezaya karşı Denizli Valiliği İl Disiplin Kurulu’na yaptığı itiraz 11 Şubat 2026 tarihinde reddedildi. Bunun üzerine uzman hekim, cezanın orantısız olduğunu ve “ölçülülük ilkesine aykırılık” taşıdığını ileri sürerek vekili aracılığıyla 7 Nisan 2026’da konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu’na taşıdı.

Denizli Valiliği ise KDK’ya ilettiği savunmada soruşturmanın bağımsız bir muhakkik marifetiyle usulüne uygun yürütüldüğünü, hekimin savunma hakkının eksiksiz kullandırıldığını ve fiilin doğrudan tıbbi uygulama ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini bildirdi.

Altı Personelin İfadesi Alındı, Üniversiteden Tıbbi Görüş İstendi

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun yürüttüğü detaylı inceleme dosyasında, disiplin soruşturmasının somut delillere ve tanık beyanlarına dayandırıldığı görüldü. Tahkikat sürecinde şikâyete konu uzman hekim de dahil olmak üzere acil serviste ve ilgili klinikte görevli toplam altı sağlık çalışanının resmi ifadelerine başvuruldu.

İdari soruşturmayı yürüten muhakkik heyeti, klinik sürecin tıbbi kurallara uygunluğunu teyit etmek amacıyla Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli bir öğretim üyesinden resmi uzman görüşü talep etti. Akademik raporda da hastanın acil serviste fiilen görülmeden yatırılmasının ve vizitin geciktirilmesinin tıbbi standartlarla bağdaşmadığı yönünde görüş bildirildi.

KDK gerekçeli kararında, personelin tanık ve bilgi sahibi olarak dinlendiğini, soruşturmada sübjektif bir yaklaşım bulunmadığını belirterek, “Disiplin soruşturmasında asıl amaç yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin objektif olarak ortaya çıkarılmasıdır” vurgusunu yaptı.

Zamanaşımı İtirazına KDK’dan Emsal Çizgi: “Süre Evrakın Zimmetlendiği Gün Başlar”

Kararda en çok dikkat çeken ve kamudaki tüm disiplin süreçlerini ilgilendiren nokta, 657 sayılı Kanun’un 127. maddesindeki zamanaşımı süresine ilişkin yapılan hukuki değerlendirme oldu. İlgili maddeye göre; uyarma cezasını gerektiren fiillerde, yetkili idarenin eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmaması halinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğruyor.

Olay 11 Eylül 2025’te meydana gelmiş, resmi inceleme ise 15 Ekim 2025 tarihinde başlatılmıştı. Hekim tarafı bir aylık yasal sürenin aşıldığını savunsa da Kamu Denetçiliği Kurumu bu itirazı kabul etmedi. KDK, sürenin olayın gerçekleştiği gün değil, resmi ihbar ve evrakın Denizli İl ‘ne teslim edilip zimmetlendiği 18 Eylül 2025 tarihinde başladığına hükmetti:

“Somut olayda evrakın Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne tevdi edildiği 18.09.2025 tarihi, idarenin olayı resmi olarak öğrenme tarihi kabul edilmelidir. Dolayısıyla soruşturmaya bir aylık yasal süre içinde başlanmış olup zamanaşımı iddiası yerinde değildir.”

Kamu Denetçiliği Kurumu, tüm dosya kapsamı ve toplanan delilleri birlikte değerlendirerek uzman hekime verilen uyarma cezasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı ve başvurunun reddine karar verdi. Kararın tebliğiyle birlikte hekim açısından durmuş olan dava açma süresi yeniden işlemeye başlarken, konunun idari yargıya taşınma hakkı saklı tutuldu.

Kararı Gör

Sağlıkhaberi.net Yorumu: Acilde Yatan Travma Hastasına “Telefondan Tedavi” Hekimlik Sorumluluğuyla Bağdaşmaz!

Trafik kazası gibi saniyelerin ve ilk fiziksel muayenenin hayati önem taşıdığı bir tabloda, uzman hekimin acil servise fiilen inmemesi ve hastayı telefon talimatlarıyla yatırıp vizitini dahi geciktirmesi hiçbir mesleki gerekçeyle izah edilemez. Acil servisler, hekimlerin hastayı uzaktan tahminle yöneteceği alanlar değil; yerinde, hızlı ve doğrudan müdahale gerektiren hayati cephelerdir.

KDK’nın verdiği bu ret kararı, sahada fedakârca çalışan ve acil servis yükünü omuzlayan sağlık profesyonellerinin emeğini korumak açısından da emsal niteliğindedir. Acildeki nöbetçi hekimin ve sağlık çalışanlarının uzman konsültasyonuna duyduğu ihtiyacı göz ardı edip konfor alanından çıkmayan anlayışa karşı idari yaptırımların arkasında durulması çalışma barışı ve hasta güvenliği adına elzemdir.

Acil Servise İnmeyen Uzman Hekimin Cezası Onandı: KDK’dan Emsal Nitelikte Karar!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi | Sağlık Personeli Haberleri, Atama ve Maaş Tabloları ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
– kişi
aktif