Batman eğitim ve Araştırma Hastanesi, akıllara durgunluk veren bir ihmaller zinciri iddiasıyla çalkalanıyor. Hastanenin kalbi sayılan ameliyathane biriminde yalnızca beş gün arayla iki kez yangın çıkması ve yaşanan tahliye krizleri, hasta güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığını gözler önüne serdi. İddialara göre, duman kapanına dönen koridorlarda camlar vidalandığı için açılamadı, su basan steril alanlarda ise ortam testlerinin sonuçları beklenmeden hastalara neşter vurulmaya devam edildi.
İlk Şok: Dumana Teslim Olan Koridorlar ve Açılmayan Camlar
10 Eylül’de ameliyathane çatısında başlayan ilk yangın, içeride büyük bir paniğe neden oldu. Yoğun dumanın sardığı birimde, hastaların tahliyesi için alternatif bir acil çıkış güzergâhının bulunmadığı ve duman altındaki tek koridorun kullanılmak zorunda kalındığı öne sürüldü.

Asıl skandal ise personelin dumanı tahliye etmek istemesiyle patlak verdi. Ameliyathanedeki pencerelerin vidalanmış olduğu, üstelik kilitli camları açacak bir matkabın dahi bulunmadığı iddia edildi. İnsanların duman hapsinde kaldığı bu tehlikeli olayın üzerinden sadece bir saat geçtikten sonra, hiçbir ortam havası kalibrasyonu veya güvenlik testi yapılmadan ameliyatlara yeniden başlandığı ileri sürüldü.
İkinci Felaket: Steril Odalara Sızan Su ve Silikonlu Pencereler
Felaketin boyutu, 13 Eylül’de aynı çatıda çıkan ikinci yangınla daha da büyüdü. İtfaiyenin müdahalesi sırasında sıkılan suların, havalandırma kanallarından geçerek doğrudan ameliyat masalarına ve steril alanlara aktığı belirtildi. Tavanların sarardığı, nemin yayıldığı ve havalandırma sistemlerinin arızalandığı olayda, personel odalarındaki pencerelerin durumunun daha da vahim olduğu anlaşıldı.

Dumanı boşaltmak için camlara yönelen çalışanlar, pencerelerin sadece vidalanmakla kalmayıp silikonla yapıştırıldığını gördü. Matkap kullanılmasına rağmen camların ancak kaba kuvvetle, zorlanarak açılabildiği ve acil tahliyenin tamamen imkânsız hale getirildiği ifade edildi.
İnsan Hayatıyla Kumar: Test Sonuçları Beklenmeden Başlayan Ameliyatlar!
Su baskını sonrası ameliyathanede oluşabilecek enfeksiyon ve kontaminasyon riski, akıllara durgunluk veren bir başka iddiayı doğurdu. Steril alanların kullanıma uygun olduğunu kanıtlaması gereken validasyon testlerinin hiç yapılmadığı öne sürüldü. Daha da vahimi, ortamdaki havalandırma kalitesini ölçmek için yerleştirilen kültür kaplarının, hastalar ameliyata alındığı esnada odaya bırakıldığı iddia edildi. Test sonuçları henüz belli değilken, hastaların olası bir enfeksiyon riskiyle baş başa bırakılarak operasyonlara devam edildiği belirtildi.



Kamuoyunda infial yaratan bu korkunç iddiaların ardından, yetkililerin şu sorulara acilen cevap vermesi bekleniyor:
- Ameliyathane gibi kritik bir birimde, alternatif acil çıkışların ve tahliye ekipmanlarının bulunmaması nasıl açıklanmaktadır?
- Yangın yönetmeliğine tamamen aykırı bir şekilde pencerelerin vidalanıp silikonlanmasına kim, hangi denetim sonucunda onay vermiştir?
- Su sızıntısı ve duman maruziyeti sonrası ortam testlerinin sonuçları çıkmadan hastaların ameliyata alınması, hasta güvenliği ihlali değil midir?
- Nemlenen, zarar gören çatı yapısı ve arızalanan havalandırma sistemi için yeniden kullanımdan önce gerekli teknik inceleme ve onarım yapılmış mıdır?
- Yaşanan bu felaketler zinciriyle ilgili sağlık bakanlığı veya idari merciler tarafından resmi bir soruşturma başlatılmış mıdır?
- Ameliyathanenin yeniden kullanıma açılması emrini kim vermiş ve bu uygunluk hangi kriterlere göre onaylanmıştır?
