Bazı sağlık kurumlarında hemşirelerin ilaç ve tıbbi malzeme temini için servis dışına gönderilmesi; hasta bakımının aksaması, acil müdahale sürelerinin uzaması ve hasta güvenliğinin tehlikeye girmesi endişelerini artırıyor. Sahadaki sağlık çalışanları, ilaç lojistiğinin destek personeli tarafından yürütülmesini istiyor.
Sağlık kurumlarında görev yapan sağlık profesyonellerinin uzun süredir dile getirdiği görev dışı iş yükü sorunu yeniden gündemin ilk sıralarına yerleşti. Bazı hastanelerde hemşirelerin eczane veya ecza deposuna giderek ilaçları servise bizzat taşımak zorunda bırakıldığı belirtiliyor. İlk bakışta basit bir lojistik süreç gibi görünen bu uygulamanın, hemşirelerin klinikten uzaklaşmasına ve vital hasta bakımının kesintiye uğramasına yol açtığı vurgulanıyor.
Hemşire Servisten Ayrıldığında Klinikte Bakım Zinciri Kopuyor
Hemşirelik hizmeti yalnızca doktor tarafından reçete edilen ilaçların uygulanmasından ibaret değil. Hastanın genel durumunun izlenmesi, yaşamsal bulgularının (vital bulgular) takibi, tedaviye yanıtın değerlendirilmesi ve gelişebilecek komplikasyonların fark edilmesi hemşirenin temel sorumlulukları arasında yer alıyor.
Hemşirenin ilaç temini amacıyla klinikten uzaklaştığı süre boyunca hastanın durumunda yaşanabilecek ani bir kötüleşme (öngörülemeyen kardiyak arrest, solunum sıkıntısı vb.) zamanında fark edilemeyebiliyor. Özellikle personel sayısının kısıtlı olduğu nöbet saatlerinde tek bir hemşirenin dahi servisi terk etmesi, kalan çalışanların üzerine aşırı yük bindirerek acil müdahale yanıt sürelerini uzatıyor.
İş Yükünün Ötesinde Bir Hasta Güvenliği Sorunu
İlaç taşıma görevinin hemşirelere yüklenmesi sadece bir idari organizasyon eksikliği değil, doğrudan hasta güvenliğini tehdit eden unsurları beraberinde getiriyor:
İlaç ve tedavi uygulama saatlerinde gecikmeler yaşanıyor.
Yaşamsal bulgu ve klinik durum takibi aksayabiliyor.
Acil müdahale gerektiren durumlara yanıt süresi uzuyor.
Serviste kalan sağlık çalışanlarının hasta yükü geçici olarak katlanıyor.
Yoğun bakım, acil servis ve pediatri gibi kritik kliniklerde güvenlik açığı oluşuyor.
Sahadan Yönetimlere Çağrı: “Bizi Hasta Başında Tutun”
Sahadaki sağlık profesyonelleri, eğitimleri ve mesleki yetkinlikleri doğrultusunda hasta başında kalmak istediklerini belirtiyor. İlaç lojistiği ve eczane transferi gibi destek hizmetlerinin hastane yönetimlerince görevlendirilecek taşıma personeli veya dijital pnömatik tüp sistemleri üzerinden yürütülmesi talep ediliyor. Hemşirenin asli görevinin ilacı taşımak değil; kontrol etmek, doğru hastaya uygulamak ve hastayı gözlemlemek olduğu hatırlatılıyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: İlaç Lojistiği ile Klinik Bakım Ayrılmalı, Mesleki Sınırlar Korunmalıdır
Kamu ve özel hastanelerde destek personeli eksikliğinin faturasını hemşirelere kesmek ve yetişmiş sağlık profesyonellerini kurye gibi kullanmak kabul edilebilir bir yönetim anlayışı değildir. Bir hemşirenin eczane koridorlarında ilaç arayarak geçirdiği her dakika, hasta başındaki nitelikli bakım ve takip süresinden çalınmaktadır.
hasta güvenliği ve çalışma barışının sağlanabilmesi için Sağlık Bakanlığı ve hastane idareleri, klinik içi ilaç dağıtım protokollerini acilen revize etmelidir. Eczane-servis arasındaki transfer süreçleri lojistik personeline devredilmeli; hemşirelerin asli ve hayat kurtarıcı görevi olan “hasta bakımı ve takibi” odağında kalması güvence altına alınmalıdır.










