İzmir Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nde görevini yaparken kendisine “geri zekâlı” diyen Başhekim Yardımcısı Dr. D.A.’yı mahkemede mahkûm ettiren hemşire Şeyda Ezer, görev yerinin değiştirilmesi ve baskılarla karşı karşıya kaldı. Birlik Sağlık-Sen duruma sert tepki gösterdi.
İzmir Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nde görev yapan sağlık profesyonellerinden hemşire Şeyda Ezer, hastane idaresi ve Sağlık Bakanlığı talimatları doğrultusunda yanında kimliği bulunmayan bir hastanın kayıt işlemini yapmadığı gerekçesiyle Başhekim Yardımcısı Dr. D.A.’nın hakaretine uğradı. Olayı yargıya taşıyan hemşire Ezer, adalet mücadelesini kazanarak idarecinin adli para cezasına çarptırılmasını ve tazminat ödemesini sağladı. Ancak hukuki zaferin ardından hemşireye yönelik sistemli baskı ve sürgün süreci başlatıldı.
Mahkeme Cezayı Kesti, İdare Mobbing Çarkını İşletti
Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, hastane önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla yaşanan idari zafiyeti ve mobbing sürecini kamuoyuna duyurdu. Türk Ceza Kanunu’nun 125/3-a maddesi uyarınca hakaret suçundan 365 gün adli para cezasına mahkûm edilen başhekim yardımcısının, cezanın ardından hemşire Şeyda Ezer’i hedef aldığını belirten Doğruyol, süreci şöyle özetledi:
“Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nde görevini yapan hemşire Şeyda Ezer, Başhekim Yardımcısı Dr. D.A. tarafından hakarete uğramıştır. Yargıya giden hemşire arkadaşımız mahkemeyi kazanarak ceza ve tazminat almasını sağlamıştır. Aldığı cezanın hazımsızlığıyla hemşire arkadaşımızın sorumluluktan alınması ve görev yerinin değiştirilmesi için dönemin Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü S.A.’ya baskı yapılmıştır. Baskıya boyun eğmeyen müdürün görevden ayrılması sonucu yeni gelen idareci E.A. tarafından Şeyda Ezer sorumluluktan alınmış, baskı ve mobbing uygulanmıştır.”
“Yer Değişikliği Vaadiyle Şikâyet Oluşturuldu, Siyasiler Devreye Sokuldu”
İdari baskıların bununla da sınırlı kalmadığını dile getiren Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol; başhekim yardımcısı ve yeni sağlık bakım hizmetleri müdürünün, bir başka hemşireye yer değişikliği vaadinde bulunarak Şeyda Ezer hakkında şikâyet dilekçesi kurgulattıklarını iddia etti. Olayın arka planında siyasi müdahalelerin de yer aldığını vurgulayan Doğruyol, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Ancak biz siyasiler kamu kurumlarından elini kolunu çeksin diye çabalarken, hakarete uğrayan hemşire arkadaşımızın görev yeri değişikliği olsun diye bir siyasi partinin il başkanının babasının pek çok yetkiliyi araması kabul edilebilecek bir durum değildir. Bugün suçluyu değil, haklıyı sürgün edebilirsiniz. Yarın katlettiğiniz bu adalet, size de lazım olacak biliniz! Siyaset, bürokrat ve yandaş sendikanın oluşturduğu, çalışanların çalışma huzurunu bozan şeytan üçgeninde hiçbir çalışanımızı bırakmamak için var gücümüzle mücadele edeceğiz.”
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Mahkeme Kararına Rağmen Haklıyı Sürgün Etmek Çalışma Barışına İndirilen Bir Darbedir
Kamu hastanelerinde idari unvan ve makam gücünü, alt kademedeki Sağlık çalışanları üzerinde baskı ve hakaret unsuru olarak kullanmak kabul edilemez bir yönetim zafiyetidir. Yargı organlarınca adli ceza ile tescillenmiş bir hakaret vakasının ardından, mağdur olan hemşirenin korunması gerekirken amir baskısı, sahte şikâyet kurguları ve siyasi nüfuz kullanılarak görev yerinin değiştirilmesi idari etik ve adalet duygusuyla bağdaşmamaktadır.
Görevi başındaki bir çalışan, mevzuatı uyguladığı için sözel şiddete maruz kalıyor ve hakkını yargıda aradığı için cezalandırılıyorsa, o kurumda ne nitelikli sağlık hizmetinden ne de çalışma barışından bahsedilebilir. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı, mahkeme kararıyla suçu sabit görülen idareci hakkında derhal disiplin soruşturması yürütmeli; hak aradığı için mobbing ve sürgüne maruz kalan hemşire Şeyda Ezer’in itibarını ve idari haklarını iade etmelidir.









