Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Özgür Mehmet Yis ve ekibi, kalp krizi teşhis süresini 6 saatten 10 dakikaya indirecek mikroRNA tabanlı optik biyosensör projesi geliştirdi. Hasta başında ve ambulansta uygulanabilecek yerli biyosensör, patent başvurusu yapılarak tescillendi.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Mehmet Yis, tıp dünyasında çığır açacak “MikroRNA Tabanlı Optik Biyosensör ile Akut Miyokard Enfarktüsünde Erken ve Güvenilir Tanı” isimli projeyi hayata geçirdi. Hazırlanan proje, Doctorclub Awards 2025 Türkiye’nin Sağlık Ödülleri yarışmasında “Yılın Yenilikçi Temel Bilimler Doktoru” kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.
Şeker Ölçüm Cihazı Mantığıyla Çalışacak: Ambulansta Teşhis Konulabilecek
Mevcut kardiyoloji kılavuzlarında ve hastane laboratuvarlarında kalp krizi (akut miyokard enfarktüsü) tanısının netleştirilmesi için troponin testleri dâhil yaklaşık 6 saatlik bir süreç gerekiyordu. Geliştirilen yeni biyosensör teknolojisi sayesinde, kan şekeri ölçüm cihazlarına benzer taşınabilir bir ekipman kullanılacak.
Hastanın parmak ucundan alınan tek damla kanda mikroRNA seviyelerini optik sensörlerle analiz eden sistem, kişinin kalp krizi geçirip geçirmediğini 10’lu dakikalar içerisinde hasta başında tespit edebilecek. Böylece devasa laboratuvarlara ihtiyaç duyulmadan, hastaneye ulaşmadan dahi 112 acil ambulanslarında tanı konulup doğrudan anjiyografi ve müdahale sürecine geçilebilecek.
Doç. Dr. Yis: “Dünyada Algoritmaları Değiştirecek Bir Proje”
Geliştirdikleri sistemin küresel kardiyoloji kılavuzlarını değiştirecek nitelikte olduğunu belirten Doç. Dr. Özgür Mehmet Yis, projenin özgünlüğünü ve çalışma ekibini şu sözlerle aktardı:
“Şu anda bu teknolojiyi kullanan böyle bir cihaz dünyada yok, ilk kez biz yapacağız. Zaten patent başvurusunu da yaptık. Bu sayede kalp krizi geçiren hastalar, bulundukları yerde, gerek 112 ambulansları gerekse hastanelerde hasta başı test cihazı şeklinde tanılanabilir hale gelecek. Sistem gerçekten çok yenilikçi, dünyada algoritmaları değiştirecek bir proje. 6 saatlik laboratuvar sürecini hasta başında 10’lu dakikalara indirgemiş olacağız. Proje ekibimizde Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hale Kökçam, üniversitemizden PCR alanında Hayriye Soytürk, biyosensör geliştirme alanında Ozan Yılmaz ve validasyon boyutunda biyokimya anabilim dalımız yer alıyor.”
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Yerli Biyosensör Teknolojisi Acil Servislerdeki İş Yükünü ve Ölüm Oranlarını Düşürebilir
Kardiyovasküler hastalıklarda ve akut miyokard enfarktüsünde zaman, doğrudan “canlı kas dokusu” demektir (Time is muscle). Müdahalede gecikilen her dakika, kalp kasında geri dönüşü olmayan nekrozlara (doku ölümüne) ve hayati kayıplara yol açmaktadır. Acil servislerde göğüs ağrısı şikayetiyle başvuran binlerce hastanın troponin takipleri nedeniyle saatlerce müşahede altında tutulması, hem hasta yoğunluğuna hem de ciddi bir sağlık maliyetine neden olmaktadır.
Türk bilim insanlarının imzasını taşıyan mikroRNA tabanlı optik biyosensör projesi, sadece zamandan tasarruf sağlamakla kalmayacak; Point-of-Care Testing (Hasta Başı Test) konseptini acil sağlık hizmetlerinin merkezine yerleştirecektir. Projenin prototip aşamasından seri üretime ve saha kullanımına bir an önce geçebilmesi için sağlık bakanlığı ve TÜBİTAK gibi kurumlarca stratejik olarak desteklenmesi, hem yerli medikal teknoloji hamlesi hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.










