Bir güzellik merkezinde uygulanan sahte botoks nedeniyle 7 kadın nefes darlığı, kalp sıkışması ve görme kaybı şikayetleriyle yoğun bakıma kaldırıldı. Ruhsatsız işlem yapıldığı belirlenen merkez mühürlenirken, Sağlık Bakanlığı olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlattı.
Mersin’de merdiven altı güzellik uygulamaları ölümün eşiğine getirdi. İddiaya göre bir güzellik salonunda botoks yaptıran 7 kadın, işlemden günler sonra başlayan şiddetli semptomlar nedeniyle hastanelik oldu. Kalp sıkışması, solunum güçlüğü, bilinç bulanıklığı ve uzuvlarda güç kaybı yaşayan kadınlar acil servislerden yoğun bakım ünitelerine sevk edildi. sağlık bakanlığı koordinesinde yürütülen ilk denetimlerin ardından söz konusu merkez kapatılarak mühürlendi ve savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
Ölümden Dönen Mağdur Yaşadıklarını Anlattı: “İki Kelimeden Sonra Kalbim Sıkışıyor”
Merkezde işlem yaptırdıktan sonra fenalaşan mağdurlardan Tuğba Çöküş, yaklaşık bir hafta boyunca geçmeyen şiddetli baş ağrısı ve bilinç kaybı atakları yaşadığını belirtti. Durumu ağırlaşınca 22 Eylül’de acil servise başvuran Çöküş, hastaneye ulaştığında aynı merkezde işlem yaptıran başka kadınların da benzer klinik tablolarla yoğun bakımda yattığını öğrendi.
Ablasıyla birlikte ölümcül tehlike atlatan ve taburcu olmasına rağmen kalıcı hasarlarla mücadele eden Çöküş, yaşadığı dehşeti şu sözlerle dile getirdi:
“Taburcu olduk ama şu an bile ben konuşamıyorum. İki kelimeden sonra kalbim çok sıkışıyor, nefes darlığı çekiyorum. Ellerim, kollarım kesinlikle tutmuyor. Gözümde görme problemi var; çift görme ve karanlık görme nöbetleri devam ediyor.”
Uzman Uyarısı: “Toksin Solunum Kaslarını Felç Edip Ölüme Yol Açabilir”
Gelişmeler üzerine açıklamalarda bulunan Medikal Estetik Hekimi Uzm. Dr. Levent Koçu, ruhsatsız ve onaysız ürünlerin içeriğindeki botulinum toksini miktarının standart dışı olduğuna dikkat çekti. Sahte ya da kontrolsüz ürünlerin ölümcül botulizm zehirlenmesine neden olabileceğini belirten Koçu, şu uyarıları yaptı:
“Ruhsatlı ilaçlarda toksin miktarı Dünya Sağlık Örgütü standartlarındadır. Fakat kaçak ve onaysız ürünlerde ne kadar toksin bulunduğunu kimse bilmiyor. Botoks kas hareketlerini bloke eder. Eğer madde sahteyse, dozu kontrolsüzse ya da anatomi bilmeyen ellerde yanlış alana enjekte edilirse toksin solunum kaslarına yayılabilir. Bu durum diyaframı ve solunum merkezini felç ederek hastanın nefesini keser, yoğun bakıma ve solunum cihazına muhtaç bırakır.”
Hekimler, enjeksiyon sonrasında ortaya çıkabilecek yutkunma güçlüğü, nefes darlığı, çift görme, konuşma bozukluğu ve halsizlik gibi belirtilerin saatler veya günler sonra da başlayabileceğini belirterek, bu tür şikayetlerde vakit kaybetmeksizin tam teşekküllü bir hastanenin acil servisine başvurulması gerektiğini vurguladı.
Karekod ve İlaç Takip Sistemi (İTS) Olmayan Hiçbir Ürüne İzin Vermeyin!
Tüketicilerin ambalaja bakarak sahte ürünü ayırt etmesinin son derece güç olduğunu kaydeden uzmanlar, botoksun bir kozmetik ürün değil, hekim tarafından reçete edilen tıbbi bir ilaç olduğunun altını çizdi. Vatandaşların işlem öncesinde kutu üzerindeki karekodu Sağlık Bakanlığı’nın resmi İlaç Takip Sistemi (İTS) mobil uygulaması üzerinden mutlaka taratması, merkezin sağlık kuruluşu ruhsatını ve uygulamayı yapan kişinin hekimlik yetkisini sorgulaması gerektiği hatırlatıldı.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Tıbbi Enjeksiyon Kuaför ve Güzellik Salonu İşi Değildir!
Mersin’deki skandal, estetik sektöründe giderek büyüyen liyakatsizlik, denetimsizlik ve yetkisiz tababet tehlikesini bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne serdi. Botulinum toksini uygulaması basit bir bakım işlemi değil; derin anatomi bilgisi, acil müdahale donanımı ve hekimlik unvanı gerektiren invaziv bir tıbbi müdahaledir.
Güzellik salonları, kuaförler veya kayıt dışı apartman dairelerinde hekim olmayan kişilerce kaçak ilaçlarla yapılan her işlem, doğrudan insan hayatına kastedilmiş bir suçtur. Sağlık çalışanları ve sağlık profesyonelleri olarak hekim yetkisi dışında bu tip enjeksiyonlara kalkışanlara, bu ürünleri ülkeye kaçak sokan şebekelere ve denetimleri yetersiz bırakanlara karşı cezai yaptırımların en üst sınırdan uygulanması şarttır. Sağlık Bakanlığı, Türkiye genelinde güzellik merkezlerine yönelik ani baskın ve denetimleri aralıksız sürdürmeli; halk sağlığı ticari kâr hırsına kurban edilmemelidir!