Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24 saatlik vardiya esasına göre görev yapan çalışanların fazla mesai hesaplamasında kritik bir emsal karara imza attı. Özel bir hastanede çalışan ambulans şoförünün açtığı alacak davasında Yargıtay; 24 saatlik nöbette personelin uyku ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek fiili çalışma süresini en fazla 14 saat kabul etti ve yerel mahkemenin 20 saatlik fiili çalışma hesabını bozdu.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24 saatlik vardiya sisteminde çalışanları doğrudan ilgilendiren emsal bir karara imza attı. Özel bir hastanede ambulans şoförü olarak görev yapan bir çalışanın, fazla mesai ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle açtığı davada Yargıtay; 24 saatlik vardiya süresince işçinin uyku ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek fiili çalışma süresinin 14 saat kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.
Özel Hastaneden İstifa Etti, İş Mahkemesinin Yolunu Tuttu
Özel bir hastanede ve anlaşmalı ambulans şirketinde şoför olarak 24 saat çalışma ve 24 saat dinlenme esasıyla görev yapan çalışan, fazla mesai ücretlerinin düzenli ödenmemesi ve yasal haklarının gasp edilmesi üzerine iş sözleşmesini tek taraflı feshederek istifa etti. Mağdur çalışan, birikmiş kıdem tazminatı, ücret ve prim alacakları, yıllık izin hakkı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) alacaklarının tahsili talebiyle İş Mahkemesi’ne dava açtı.
Davalı Şirketten “kaza Yaptı, İşe Gelmedi” Savunması
Davalı işveren ise işçinin sözleşme süresince meydana gelen trafik kazalarında tam kusurlu olduğunu, kendisine ihtarname çekildiğini ve sonrasında mazeretsiz işe gelmeyerek devamsızlık yaptığı gerekçesiyle sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini öne sürdü.
Yerel Mahkeme ve BAM: “Acil İşte Belirli Mola Saati Olmaz”
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi; özel hastane ile ambulans şirketinin alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna hükmederek davacı çalışanın fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini kabul etti ve kıdem tazminatına hükmetti. Kararın istinafa taşınması üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) de yerel mahkemenin yaklaşımını onayladı.
İstinaf Mahkemesi: “Uyku İhtiyacını Gideremez”
Bölge Adliye Mahkemesi, sağlık sektörünün acil niteliğine ve tanık beyanlarına dikkat çekerek her an bir vaka gelebileceği için personelin belirli bir mola saati bulunmadığını, dolayısıyla 24 saatlik mesaide uyku ihtiyacını karşılayamayacağını belirtti. Mahkeme, 24 saatten yalnızca 4 saatlik ara dinlenme düşerek fiili çalışmayı 20 saat kabul etti.
Yalnızca davacının kullandığı 28 günlük yıllık iznin alacak hesabından düşülmesi gerektiği yönündeki şirket itirazını haklı bulan BAM, diğer yönlerden fazla çalışma hesabını onadı. Kararın davalı işverenlerce temyiz edilmesiyle dosya Yargıtay’ın önüne geldi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: “24 Saatte Fiili Çalışma En Fazla 14 Saattir”
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt derece mahkemelerinin “24 saatin 20 saati fiili çalışmadır” yönündeki tespitini yerleşik içtihatlara aykırı bularak emsal bir değerlendirmede bulundu. Yargıtay, yapılan işin niteliği gözetildiğinde personelin görev esnasında zorunlu ihtiyaçlarını ve uykusunu karşılayabileceği sonucuna vardı.
“Davacının uyuma imkanının bulunmaması sebebiyle mahkemece günlük 4 saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile günlük 20 saat çalışma yaptığının kabulü ile hüküm kurulmuştur. Davacının özel hastanede çalışan ambulans şoförü olduğu, yapılan iş de dikkate alındığında uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği anlaşılmaktadır. Çalışma süresinin 24 saat olması durumunda işçinin fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği Dairemizin yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir.”
Hesaplama Kuralı: 11 Saati Aşan 3 Saat Fazla Mesai Sayılacak
Yüksek Mahkeme, 24 saatlik nöbette fiili çalışma süresinin 14 saat olarak kabul edilmesi durumunda; yasal günlük üst çalışma sınırı olan 11 saatin üzerindeki 3 saatin fazla çalışma olarak hesaba katılması gerektiğini açıkça belirtti.
Bordrolar İncelenmedi, Yıllık İzinler Hesaptan Düşülmedi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bozma kararında yalnızca çalışma saati sınırlandırmasıyla yetinmedi; yerel mahkemenin dosyadaki somut delilleri değerlendirme biçimindeki usul ve esas hatalarına da dikkat çekti. Davalı işveren tarafından dosyaya sunulan resmi bordroların mahkemece dikkate alınmamasını ciddi bir eksiklik olarak değerlendirdi.
“Dosya içerisinde davacıya ait ücret bordroları bulunmaktadır. Bu bordroların Mahkemece değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden davalı tarafça sunulan ücret bordroları incelenmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Davacının yıllık izinde olduğu günlerin fazla çalışma ücreti hesabından dışlanması gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi de hatalıdır.”
BAM Kararı Oy Birliğiyle Bozuldu
Yüksek Mahkeme, hem fiili çalışma süresinin 14 saat üzerinden hesaplanması hem bordrolardaki tahakkukların incelenmesi hem de yıllık izinli günlerin hesaptan çıkarılması talimatıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılacak yargılamada yerel mahkeme; ambulans şoförünün 24 saatlik nöbetlerinde günlük fiili çalışmasını 14 saat, her nöbetteki fazla mesaisini ise 3 saat olarak esas alacak ve sunulan bordrolardaki ödemeleri mahsup ederek nihai alacak tablosunu netleştirecektir.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Masa Başındaki “10 Saat Dinlenme” Varsayımı Sahadaki Gerçeği Yansıtmıyor!
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı uyarınca verdiği bu karar, hukuki teknik açıdan bir çerçeve çizse de acil sağlık hizmetlerinin yakıcı gerçekleriyle derin bir çelişki barındırmaktadır. 24 saatlik ambulans nöbetinde bir personelin “10 saat boyunca kesintisiz uyuyup dinlenebileceği” varsayımı, sahadaki vaka trafiğinden ve siren seslerinden tamamen kopuk, teorik bir yaklaşımdır.
Özel hastanelerde maliyetleri düşürmek adına istihdam kısıtlı tutulmakta; ambulans şoförleri ve araçta görev yapan sağlık çalışanları yalnızca acil transferlere değil, hastane içi hasta nakillerine, evrak işlerine ve idari görevlere de koşturulmaktadır. Gece boyu tetikte bekleyen, her telsiz anonsunda kalbi çarpan bir emekçinin geçirdiği saatleri “ara dinlenme” sayıp 24 saatin yalnızca 14 saatini fiili mesai kabul etmek, özel sektörde nöbet usulü sömürülen sağlık emekçilerinin alın terini budamaktır. Yargı kararlarının masa başı şablonlarla değil, sağlık sektörünün kendine özgü kesintisiz ve yüksek stresli doğası gözetilerek şekillendirilmesi elzemdir.