Personel Kıtlığı Faciaya Dönüşmek Üzere: Dev Kompleksler Yetersiz İstihdam Yüzünden Halkla Sağlıkçıyı Karşı Karşıya Getiriyor!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye genelinde peş peşe açılan dev şehir hastaneleri ve modern kampüsler, yeterli istihdam sağlanmadan hizmete açıldıkça sağlık sisteminde alarm zilleri çalıyor. Hekimden hemşireye, sekreterden destek personeline kadar yaşanan ağır kadro yetersizliği; nitelikli hizmet bekleyen halk ile tükenmişlik sınırındaki sağlık çalışanlarını doğrudan karşı karşıya getiriyor.

Son yıllarda sağlık altyapısına yapılan dev fiziki yatırımlar, binlerce yataklı kompleksler ve son teknoloji cihazlarla donatılan modern binalar milyonlarca yurttaşın hizmetine sunuluyor. Ancak fiziki kapasitedeki bu hızlı büyüme, ne yazık ki insan kaynağı planlamasıyla desteklenemiyor. Hekim, , ebe, tekniker, tıbbi sekreter, klinik destek ve güvenlik birimlerinde yaşanan derin personel açığı giderilmeden devreye alınan birimler, sahadaki yükü taşınamaz boyutlara ulaştırıyor.

Sistemik Tıkanıklık Sosyal Kriz Üretiyor

Doğal olarak en hızlı ve eksiksiz sağlık hizmetini talep eden vatandaş ile dakikalar içine sıkıştırılmış randevu ve onlarca hastanın nöbet yüküyle ezilen sağlık personeli arasındaki gerilim; poliklinik ve acil servislerde sözlü ve fiziksel çatışmalara zemin hazırlıyor.

Kıvılcım Büyüyor: Sakarya ve Adana’daki Olaylar Alarm Veriyor

Sahadaki bu kontrolsüz yoğunluk ve idari boşluklar, toplumsal hassasiyetlerin ve provokasyonların kolayca alevlenebileceği kırılgan bir zemin doğuruyor. Nitekim son dönemde kamuoyu gündemine yansıyan çarpıcı olaylar, krizin geldiği boyutu gözler önüne seriyor:

  • Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi: İletişim kopuklukları ve aşırı hasta sirkülasyonu ortamında patlak veren “yabancı hekim” tartışması, sistemik aksaklıkların nasıl bir anda kurumsal gerilime evrilebileceğini gösterdi.
  • : Poliklinik yoğunluğu ve asistan eğitim süreçlerinin doğru yönetilememesi sonucu ortaya çıkan “mahremiyet ve Beyaz Kod” krizi, hekim-hasta ilişkisinde güven bunalımının vardığı noktayı kanıtladı.

Yaşanan yapısal yetersizliklerin belirli çevrelerce istismar edilerek sosyal kaos malzemesine dönüştürülmek istendiği uyarısında bulunan uzmanlar, sahadaki gerilimi düşürecek tek somut hamlenin kapsamlı ve liyakatli bir atama takvimi olduğunu vurguluyor.


Sağlıkhaberi.net Yorumu: Binalar Değil İnsan Kaynağı İyileştirir; Acil ve Merkezi Atama Zorunluluktur

Sağlık hizmetini devasa beton binalardan ibaret sanıp içini yeterli personelle donatmamak, sistemi bilinçli bir krizin eşiğine sürüklemektir. 1 hemşirenin onlarca hastaya yetişmeye çalıştığı, hekimlerin 5 dakikada bir muayeneye zorlandığı ve destek personelinin bulunmadığı bir ortamda; ne hasta memnuniyeti sağlanabilir ne de hasta ile sağlık çalışanları arasındaki şiddet dalgası önlenebilir.

Sakarya ve Adana’da yaşananlar izole birer kriz değil, plansız istihdam politikasının sahaya vuran sancılarıdır. , mevcut personeli bir hastaneden diğerine kaydırarak günü kurtarma politikasını terk etmeli; hekim, hemşire ve tüm sağlık profesyonellerini kapsayan devasa bir merkezi atama takvimini derhal başlatmalıdır.

Personel Kıtlığı Faciaya Dönüşmek Üzere: Dev Kompleksler Yetersiz İstihdam Yüzünden Halkla Sağlıkçıyı Karşı Karşıya Getiriyor!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi | Sağlık Personeli Haberleri, Atama ve Maaş Tabloları ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif