Türk Sağlık-Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Murat Atalar, genç bir sağlık sendikasının şube başkanlığı için düşündüğü kişilere 10 ila 17 milyon TL tazminat şartı içeren gizlilik sözleşmesi imzalattığını öne sürdü.
Sağlık çalışanlarının hak ve emek mücadelesi yürüttüğü sendikal alanda sarsıcı bir iddia gündeme geldi. Türk Sağlık-Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı murat atalar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, yeni kurulan bir sağlık sendikasının il şube başkanlığına getirmeyi planladığı isimlere ağır mali yaptırımlar içeren sözleşmeler dayattığını iddia etti.
10-17 Milyon Liralık Tazminat Maddesi
Atalar’ın paylaştığı bilgilere göre, ismi henüz kamuoyuna açıklanmayan genç bir sağlık sendikası, teşkilatlanma sürecinde il düzeyinde şube başkanı yapmayı düşündüğü temsilcilerden gizlilik sözleşmesi talep ediyor. İddiaların en çarpıcı boyutunu ise sözleşmenin ihlali halinde devreye sokulacağı öne sürülen 10 milyon TL ile 17 milyon TL arasındaki fahiş cezai şart ve tazminat maddeleri oluşturuyor.
“Gizlilik Sözleşmesini Başka Bir Sendikanın Avukatı mı Hazırladı?”
Paylaşımında sürecin hukuki boyutuna da dikkat çeken Atalar, sendikal teamüllere ve bağımsızlık ilkesine aykırı çok kritik bir iddiayı daha gündeme taşıdı:
“İşin daha da ilginç tarafı, bu gizlilik sözleşmesini hazırlayan avukatın aynı zamanda başka bir sendikanın avukatı olduğu söyleniyor. Sendikacılık ne ara böyle bir noktaya geldi? Üyelerin haklarını savunmak yerine, insanları milyonluk tazminatlarla sözleşmelere bağlamak…”
“İnkâr Edilirse Belgeyi Kamuoyuyla Paylaşacağım”
Sendikacılık anlayışının üyelerin ve sağlık profesyonellerinin özlük haklarını savunmak olduğunu hatırlatan Şube Başkanı Murat Atalar, iddiaların arkasında durduğunu belirtti. Atalar, ithamların muhatapları tarafından inkâr edilmesi durumunda söz konusu gizlilik sözleşmesini tüm detaylarıyla kamuoyuna açıklayacağını ve belgeleri paylaşacağını ifade etti.
Genç bir sendika var, şimdilik adını vermeyeyim.
İddialara göre, bir ilde şube başkanı yapmayı düşündüğü kişilerden gizlilik sözleşmesi istiyormuş. Yetmiyor, bu sözleşmeye aykırı davranılması hâlinde 10-17 milyon TL arasında tazminat öngören bir madde de koyuyormuş.
İşin daha da ilginç tarafı, bu gizlilik sözleşmesini hazırlayan avukatın aynı zamanda başka bir sendikanın avukatı olduğu söyleniyor.
Sendikacılık ne ara böyle bir noktaya geldi?
Üyelerin haklarını savunmak yerine, insanları milyonluk tazminatlarla sözleşmelere bağlamak…
Not:Şayet bu iddialar inkâr edilirse, söz konusu gizlilik sözleşmesini de kamuoyuyla paylaşacağım.
Hay Allah’ım, ne günlere kaldık!
— Murat atalar (@Murat03Mk2013) October 23, 2026
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Sendikal Özgürlük Mü, Şirket Hukuku Mu?
Sendikalar; Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış, sağlık çalışanlarının mesleki, ekonomik ve demokratik haklarını korumakla mükellef sivil kitle örgütleridir. Bir sendikanın kendi teşkilat mensuplarına ya da şube yöneticilerine ticari şirket mantığıyla yaklaşarak milyonlarca liralık tazminat ve gizlilik taahhütleri dayatması; sendikal özgürlük, gönüllülük ve liyakat ilkeleriyle asla bağdaşmaz.
Sağlık emekçileri ağır iş yükü, mobbing ve ekonomik baskılar altında çözüm ararken; sendikal yapıların temsilcilerini yüksek mali cezalarla kontrol altında tutmaya çalışması, sahadaki güven iklimini kökünden sarsar. Söz konusu iddiaların muhatapları ivedilikle şeffaf bir açıklama yapmalı; sendikal mücadele şahsi veya kurumsal vesayet mekanizmalarından derhal arındırılmalıdır.