İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönelik 14 ilde düzenlenen operasyonda 42 şüpheli gözaltına alındı.
Sağlık alanındaki yasal düzenlemeleri ve etik sınırları hiçe sayarak insan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan organize suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmalarda yeni ve çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca CİMER ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Türk vatandaşı kadınların maddi menfaat karşılığında yurt dışına yönlendirilerek yasa dışı yollarla yumurta satışı yaptığı belirlendi. HTS, MASAK kayıtları ve dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde, 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildiği tespit edildi.
Yasa Dışı Üreme Hücresi Ticareti Nasıl Yürütüldü?
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, suç örgütünün sistemli bir organizasyon ağı kurduğu ve tıbbi süreçleri kayıt dışı yürüttüğü ortaya çıktı. Örgüt lideri olduğu belirlenen Hacer T.’nin, 2020 yılına kadar tekstil işçisi olarak çalışırken bir tanıdığı vasıtasıyla donörlük yapmaya başladığı, süreci öğrenmesinin ardından kendi organizasyonunu kurduğu tespit edildi. Örgüt yöneticilerinden Muharrem Ş. ile birlikte hareket eden şüphelilerin, Kıbrıs’taki merkezler ve Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan bazı doktorlarla temas kurarak kayıt dışı muayene ve hazırlık süreçlerini koordine ettiği belirlendi. Üreme hücrelerinin tanesinin 60 ila 80 euro arasında değişen rakamlarla satıldığı, şüphelilerin tedarik zincirinden tedavi aşamasına kadar tüm süreci yöneterek haksız kazanç elde ettiği saptandı.
Fiziksel Özelliklere Göre Donör Kataloğu Nasıl Oluşturuldu?
| Soruşturma Kriteri | Detaylar ve Bulgular |
|---|---|
| Operasyon Kapsamı | İstanbul merkezli 14 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. |
| Şüpheli Dağılımı | 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, 4 seyahat organizatörü (Toplam 53 şüpheli, 42 gözaltı). |
| Yasal İşlem Verileri | 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı yapıldığı belgelendi. Hücrelerin tanesi 60-80 euro’dan pazarlandı. |
| Yöntem ve Katalog | Donörlerin kan grubu, göz rengi, ten rengi ve saç rengi gibi fiziksel özellikleri kataloglanarak potansiyel müşterilere sunuldu. |
Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde, donör olarak kullanılan kadınların kişisel ve fiziksel özelliklerinin kayıt altına alındığı bir katalog sisteminin kurulduğu belirlendi. Potansiyel alıcıların çocuklarının bu özelliklere sahip olacağı vadedilerek tercih yapabildiği, kan grubu, göz rengi, ten rengi ve saç rengi gibi detayların arşivlenerek fiyat tarifesi oluşturulduğu tespit edildi.
14 İlde Eş Zamanlı Operasyon ve Gözaltılar
Emniyet birimlerinin gerçekleştirdiği eş zamanlı operasyonlarda aralarında 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile seyahat organizatörlerinin de bulunduğu 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Yurt dışında olduğu belirlenen 7 şüpheli dışındaki zanlılardan 42’si yakalanarak gözaltına alındı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkililer, insan onurunu hiçe sayan ve yasal merhalelerin dışına çıkan bu tür yapıların hukuki ve idari açıdan takipçisi olunacağını vurguladı.
İnsan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan suç yapılanmalarına geçit vermeyeceğiz. Soruşturmayı titizlikle yürüten adli makamlara ve emniyet teşkilatımıza teşekkür ediyorum.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Üreme Hücresi Ticareti ve Sağlık Sisteminde Denetim Açıkları
Yasa dışı üreme hücresi ticareti iddiasıyla 14 ilde düzenlenen operasyon, tıp etiğinin ticari çıkarlara kurban edildiği karanlık bir sektörü gözler önüne sermiştir. Donörlük sisteminin suiistimal edilmesi, bireylerin ekonomik dezavantajlarının istismar edilerek merdiven altı yöntemlerle organ ve hücresel ticaret ağı kurulması, sağlık sistemindeki denetim mekanizmalarının ve etik kurulların etkinliğinin artırılması gerektiğini acı bir şekilde hatırlatmaktadır. Sürecin içerisinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının da adının geçmesi, mesleki deontoloji kurallarının ve yasal denetimlerin ne denli kritik olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Sağlık profesyonellerinin ve kamu otoritelerinin bu tür illegal yapılanmalara karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket etmesi, üreme medikal süreçlerinin şeffaf, yasal ve etik sınırlar içerisinde yürütülmesinin sağlanması elzemdir. Karar vericilerin, özellikle yardımcı reproductive (üreme) teknolojileri merkezlerindeki veri tabanlarını ve operasyonel süreçleri daha sıkı denetim altında tutması, benzer mağduriyetlerin ve suç ağlarının önlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır.
