Bingöl Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, bölge tıbbı adına tarihi bir yeniliğe imza attı. İleri düzey minimal invaziv cerrahi tekniklerinin ilk kez başarıyla uygulandığı hastanede, hastalar artık karın bölgesinde hiçbir kesi olmadan veya tek bir küçük delikle sağlığına kavuşabiliyor. Op. Dr. Tural Ismayılov öncülüğünde gerçekleştirilen bu operasyonlar, büyük merkezlerdeki modern tedavi standartlarını doğrudan Bingöl’e taşıyarak şifa bekleyen kadınlara büyük bir klinik konfor sunuyor.
Vücutta İz Bırakmayan Modern Operasyonlar
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tural Ismayılov tarafından hayata geçirilen ameliyatlar, klasik cerrahinin ezberlerini bozuyor. Bugüne dek şehirde uygulanmamış olan bu yenilikçi teknikler arasında tıpta vNOTES olarak bilinen vajinal yoldan izsiz cerrahi yöntemi öne çıkıyor. Bu yöntemle hastaların tüp ligasyonu (BTL) ile rahim, yumurtalık ve tüplerinin tamamen alınmasını içeren histerektomi ve BSO operasyonları başarıyla tamamlandı. Aynı zamanda single-port yani tek girişli laparoskopik miyomektomi ve over kistektomi ameliyatları da kliniğin rutin hizmetleri arasına girdi.
Bingöl’de Uygulanmaya Başlanan Yeni Nesil Yöntemler:
-
vNOTES (Vajinal Yoldan İzsiz Cerrahi): Herhangi bir karın kesisi olmaksızın, doğal açıklıklardan yapılan operasyonlar.
-
Single-Port Laparoskopi: Sadece göbek deliğinden açılan tek bir küçük giriş ile gerçekleştirilen ameliyatlar.
-
Uygulanan Ameliyat Türleri: Rahim, yumurtalık ve tüplerin alınması, miyom ve kist çıkarılması.
Hızlı İyileşme ve Yüksek Hasta Konforu
Geleneksel açık ameliyatların yerini alan bu modern teknikler, hastaların nekahet sürecini ciddi boyutta kısaltıyor. Karın duvarında geniş kesiklerin bulunmaması, operasyon sonrasında hissedilen şiddetli ağrıları minimuma indiriyor. Doğal olarak hastalar, hastanede daha az yatış süresi geçirip günlük sosyal yaşamlarına çok daha erken ve ağrısız bir şekilde dönebiliyorlar. Bingöl Devlet Hastanesi, atılan bu adımla kadın hastalıkları cerrahisinde ulaştığı ileri seviyeyi somut bir şekilde kanıtlamış oldu.
Uzmanlardan “Büyük Merkez Standardı” Vurgusu
Yenilikçi operasyonların mimarı Op. Dr. Tural Ismayılov, elde edilen başarının ardındaki temel motivasyonu kendi cümleleriyle aktardı: “Amacımız, büyük merkezlerde uygulanan güncel cerrahi teknikleri Bingöl gibi daha sınırlı imkanlara sahip bölgelerde de hastalarımıza sunabilmekti. Minimal invaziv cerrahi yöntemler, hem hasta konforunu artırmakta hem de iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Bu uygulamaların hastanemizde başarıyla gerçekleştirilmiş olması bizim için önemli bir adımdır.”
Kurumun tıbbi vizyonunu değerlendiren başhekim Op. Dr. Reha Sermed Aygören ise bu teknolojik sıçramanın gelecekteki projeler için bir temel oluşturduğunu belirtti. Aygören, “Çok önemli bir gelişmeyi hayata geçirmiş olduk. Bu yöntemin farklı alanlarda da kullanılabilmesi adına gerekli çalışmaları yapıyoruz. Çok daha geniş hasta gruplarına hizmet vermeyi planlıyoruz. Başta hocamız olmak üzere emeği geçen tüm ekip arkadaşlarına ve personellerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Metropol Tıbbını Taşraya Taşımak Neden Önemli?
Bingöl Devlet Hastanesi’nde vNOTES ve single-port gibi son derece özellikli cerrahi tekniklerin uygulanmaya başlanması, “kaliteli sağlık hizmetine erişimde fırsat eşitliği” adına atılmış devasa bir adımdır. Genellikle sadece Ankara, İstanbul veya İzmir gibi büyükşehirlerdeki devasa eğitim araştırma hastanelerinde ya da yüksek bütçeli özel kliniklerde görmeye alışık olduğumuz bu konforlu operasyonların Bingöl’deki vatandaşın hizmetine sunulması, sahadaki hekim kalitesinin ve mesleki özverinin en net göstergesidir.
Kesisiz ve izsiz cerrahi; sadece estetik bir kaygıyı gidermekle kalmaz, aynı zamanda hastanın cerrahi enfeksiyon riskini düşürür, hastanede kalış süresini kısaltarak devlete olan maliyetini azaltır ve yatak devir hızını artırır. Başhekimliğin bu yenilikçi vizyonu destekleyerek uygulamayı diğer cerrahi branşlara da yayma hedefi, bölge halkı için büyük bir şanstır. Taşradaki hastanelerin zorlu vakalarda sürekli olarak “sevk eden” konumundan çıkıp, büyük merkezlerdeki standartlarda “tedavi eden” merkezlere dönüşmesi, ancak vizyoner hekimlerin ve onlara bu imkanı tanıyan liyakatli yöneticilerin çabasıyla mümkün olacaktır.