Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nün 2026 yılı Mayıs dönemi il içi isteğe bağlı yer değiştirme ilanında, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi için getirdiği “nöbet muafiyeti olmama” şartı sağlık camiasında büyük tepkiyle karşılandı. Tercih yapacak ebe ve hemşirelerden taahhüt niteliğinde dilekçe istenmesi, kanuni mazereti veya engeli bulunan personelin yer değiştirme hakkını fiilen ortadan kaldırdı. Çalışanlar, fırsat eşitliğini zedeleyen ve mağduriyet üreten bu haksız düzenlemenin acilen esnetilmesini talep ediyor.
Tayin Kılavuzundaki Tartışmalı Madde Gündemde
Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yayımlanan resmi tayin ilanındaki bir bent, şehirde görev yapan çok sayıda ebe ve hemşireyi zor durumda bıraktı. İdare, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde açılan münhal kadrolara başvuracak personelin, evrak havuzuna “nöbet muafiyetimin bulunmadığına dair beyan dilekçesi” eklemesini zorunlu kıldı.
Söz konusu beyanı sisteme yüklemeyen çalışanların müracaatlarının ilgili hastane yönünden geçersiz sayılacak olması, uzun süredir bu atamayı bekleyen personelde hayal kırıklığı yarattı. Bürokratik engelin, anayasal bir hak olan yer değiştirme özgürlüğünü kısıtladığı ifade ediliyor.
Nöbet Muafiyeti Keyfi Bir Durum Değil, Yasal Zorunluluktur
Sağlık sisteminde nöbet hizmetlerinden muaf tutulmak çalışanların kendi tercihleri değil; engellilik durumları, kronik rahatsızlıklar, gebelik süreci veya heyet raporları gibi tamamen hukuki ve tıbbi gerekçelere dayanmaktadır. Kanunun tanıdığı haklar sebebiyle nöbet tutamayan ebe ve hemşirelerin, sadece bu durumları gerekçe gösterilerek tercih dışı bırakılması adalet duygusunu zedeliyor.
Personel planlaması yapılırken, dezavantajlı çalışanların haklarının korunması gerektiği belirtiliyor. Hizmet kalitesini artırmayı hedeflerken, sağlık durumundan kaynaklanan yasal muafiyetlerin bir ceza gibi kullanılması idari bir hata olarak yorumlanıyor.
Atama Kılavuzunun Yarattığı Etki Tablosu
| Etkilenen Sağlık Grubu | Yasal / Tıbbi Gerekçe | Karşılaşılan Fiili Engel |
| Engelli Sağlık Personeli | Mevzuattan doğan nöbet muafiyeti hakları | Tercih haklarının tamamen elinden alınması |
| Kronik Hastalığı Olanlar | Sağlık kurulu raporları ve tedavi süreçleri | Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadrolarına müracaat edememe |
| Yüksek Puanlı Çalışanlar | Yılların emeğiyle biriken hizmet puanları | Hakkaniyete aykırı kriterler yüzünden yerinde sayma |
| Gebe ve Emziren Anneler | Mevzuat koruması altındaki anne-bebek sağlığı | İdari dayatmalarla tayin süreçlerinden elenme riskleri |
Eşitlik İlkesi ve Hizmet Puanı Esas Alınmalı
Normal şartlarda il içi atamalarda tek objektif ölçüt; personelin hizmet puanı, tercih sırası ve kurumun kadro ihtiyacıdır. Antalya’da ise belirli bir hastane ve belirli unvanlar için ekstradan böyle bir şart aranması, çalışma barışını ve fırsat eşitliğini doğrudan sabote ediyor.
Yüksek hizmet puanına sahip ebe ve hemşireler, yıllarca verdikleri emeğin bu tarz bir idari kararla yok sayılmasına tepkili. sağlık sorunları sebebiyle tanınan muafiyetlerin, tayin döneminde önlerine bir set olarak çekilmemesi gerektiğini ifade ediyorlar.
İdareden Düzenleme Bekleniyor
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi yoğun sağlık tesislerinde nöbet listelerinin sürdürülebilirliği idarenin sorumluluğundadır. Ancak bu operasyonel ihtiyacın çözümü, engelli veya mazeretli personeli sistemin dışına itmek olmamalıdır. Başvuru takvimi işlemeye devam ederken, İl Sağlık Müdürlüğü’nün bu şartı yumuşatması ve hakkaniyete uygun bir revize yapması bekleniyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: İdari Çözümler Mağduriyet Üretmemeli
Büyük bölge hastanelerinde nöbet hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi, sağlık yöneticilerinin en önemli ödevlerinden biridir. Ancak, kurumsal planlama yetersizliklerinin ya da nöbetçi personel eksikliğinin faturası, kanunen koruma altında olan engelli, kronik hasta veya mazeretli personele kesilemez. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nün getirdiği beyan şartı, idari işleyişi kolaylaştırmak adına hukukun ve adaletin arkasından dolanmak anlamına gelmektedir.
Yer değiştirme süreçlerinde temel kriter daima hizmet puanı ve liyakat olmalıdır. Sağlık çalışanlarının anayasal haklarını tırpanlayan bu tarz esnetsiz kurallar, sağlık camiasındaki tükenmişlik sendromunu ve kurumsal aidiyet zayıflığını daha da tetikler. İdari makamların acilen bu karardan dönerek, hem hastane ihtiyaçlarını gözeten hem de dezavantajlı personelin haklarını koruyan esnek ve adil bir formül üretmesi elzemdir.