Adalet Bakanı Akın Gürlek, Antalya merkezli yürütülen ve 10 milyar TL büyüklüğündeki 80 Hazine taşınmazını kapsayan yolsuzluk operasyonuna ilişkin yaptığı açıklamada, kamu görevini kişisel menfaat için kullananların hukuk önünde mutlaka hesap vereceğini vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, ekonomik suçlara karşı 11 ilde eş zamanlı düzenlenen üç ayrı operasyon kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmaya ilişkin kritik detayları paylaştı.
10 Milyar TL Değerinde 80 Taşınmaz İncelemede
Antalya’nın Kemer ilçesinde Hazineye ait taşınmazların mevzuata aykırı şekilde hak sahipliği ve fiili kullanım şartları oluşmaksızın belirli çevrelere devredildiğinin tespit edildiğini belirten Bakan Gürlek, yaklaşık 10 milyar TL güncel piyasa değerine sahip 80 taşınmazın mercek altına alındığını açıkladı.
Operasyon kapsamında Antalya (Kemer, Kepez, Konyaaltı), Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir’de bulunan toplam 21 adrese baskın düzenlendi. Aralarında Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, muhtarlar ve sivil şahısların yer aldığı 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı.
“Devletin Malı Milletin Ortak Hakkıdır”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada kamusal kaynakların korunması konusundaki kararlılığı şu sözlerle dile getirdi:
“Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir.”
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Kamusal Görevlerde Nüfuz İstismarına Karşı Tavizsiz Hukuki Duruş Esastır
Kamu yetkisi ve bürokratik unvanlar, topluma ve devlete hizmet amacıyla emanet edilmiş kamusal güçlerdir. Hangi kurum veya sektörde olursa olsun—ister yerel yönetimlerde, ister sağlık teşkilatında, ister tapu ve milli emlak birimlerinde—bu makamların kişisel zenginleşme veya menfaat temini için birer araç haline getirilmesi, doğrudan kamu düzenine ve adalet inancına zarar verir.
10 milyar TL gibi devasa bir kamu zararını hedef alan bu operasyon; kamuda şeffaflık, liyakat ve denetim mekanizmalarının ne derece vazgeçilmez olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Kamu kaynaklarının korunması adına nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanma suçlarına karşı yürütülen adli ve idari yaptırımlar, hiçbir unvana ve makama ayrıcalık tanınmaksızın kararlılıkla sürdürülmelidir.




