Adana Şehir Hastanesi’nde meme biyopsisi öncesi iğne korkusu yaşayan hastayı sakinleştirmeye çalışan bir hemşire fiziksel saldırıya uğradı. Olayda saçları çekilen ve kolu ısırtılan hemşire beş günlük darp raporu alırken, yaşanan vahim olay sağlıkta şiddet sarmalını ve yetkili kurumların yetersiz kalan reflekslerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Adana Şehir Hastanesi’nde meme biyopsisi işlemi öncesinde meydana gelen olayda, iğneden korktuğunu belirten hastayı sakinleştirmeye çalışan hemşire, hasta ve yakınlarının hedefi oldu. Anestezi seçeneğini değerlendirebileceğini söyleyerek profesyonel yaklaşım sergilemeye çalışan sağlık emekçisi, iddiaya göre tokat atıldı, saçları çekildi ve kolu ısırıldı. Diğer sağlık çalışanlarının ve hekimlerin araya girmesine rağmen saldırgan tutumun sürmesi üzerine “Beyaz Kod” verilirken, olay yerine gelen güvenlik ve polis ekipleri duruma müdahale etti. Yaşanan fiziksel ve psikolojik travmanın ardından darp raporu alan sağlık çalışanının davası beklenirken, sahadaki can güvenliği tartışmaları yeniden en üst seviyeye çıktı.
Sağlıkta Şiddet Sarmalında Yetkili Sendika ve Bakanlık Eleştirisi
Adana Şehir Hastanesi’ndeki bu acı olay, sağlık çalışanlarının sırtındaki yükün ve güvensizlik ortamının ne denli derinleştiğini bir kez daha kanıtlarken, gözler yıllardır toplu sözleşme masalarında yetkiyi elinde bulunduran Sağlık-Sen’e ve sağlık bakanlığı‘nın etkisiz politikalarına çevrildi. Her olay sonrasında kınama mesajları yayımlamanın ötesine geçemeyen, somut ve caydırıcı adımlar attırmaktan uzak kalan sendikal anlayış, sahadaki sağlık emekçilerinin can güvenliğini koruyamamaktadır. Sağlıkta şiddetin tırmanışa geçmesinde; yetkili sendikanın iş bilmez tavırları, önleyici ve radikal eylemleri örgütleyememesi, Bakanlığı harekete geçirecek güçlü bir irade ortaya koyamaması ve şiddet yasasının etkinliğinin artırılması için gereken yasal düzenleme süreçlerini sıkı bir şekilde takip etmemesi büyük pay sahibidir.
Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerdeki güvenlik açıklarını kapatacak köklü ve caydırıcı tedbirleri hâlâ hayata geçirmemesi, yetkili sendikanın ise koltuk koruma refleksiyle üyelerinin canını esirgeyen pasif tutumu kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Sağlık profesyonellerinin her an şiddet tehdidi altında görev yapması sistemin iflas ettiğinin açık göstergesidir. Karar vericilere ve yetkili yapıya açık çağrımızdır: Boş kınama metinleri derhal bir kenara bırakılmalı, Türk Ceza Kanunu’nda sağlıkta şiddeti önleyecek en ağır ve tavizsiz hapis cezaları ile somut yaptırımlar derhal yasalaştırılmalı, hastaneler güvenli çalışma alanları haline getirilmelidir.
HABER MERKEZİ
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Kınama Yetmez, Yetkili Aklın ve Bakanlığın Acilen Hesap Vermesi Gerekiyor
Adana Şehir Hastanesi’nde yaşanan bu insanlık dışı saldırı, sadece bir hastane vakası değil; yıllardır çözülemeyen sistemsizliğin ve ihmaller zincirinin doğal bir sonucudur. Şiddet gören hemşire meslektaşımızın yaşadığı travma, tüm sağlık camiasının ortak yarasıdır. Ancak bu tablonun bu dereceye gelmesinde, sahanın gerçek sorunlarına sırtını dönen yetkili sendikanın etkisizliğinin ve Sağlık Bakanlığı’nın süreci izlemekle yetinen bürokratik yapısının payı en büyük sorumluluktur. Masalarda yetkiyi elinde bulundurup sahada üyelerini koruyamayanlar, bu şiddet ikliminin sürdürülebilmesine istemli veya istemsiz ortak olmaktadır.
Sağlık emekçilerinin can güvenliği hiçbir sendikal çıkara veya idari ihmale kurban edilemez. Artık laf değil, somut eylem ve en üst düzey caydırıcı yasalar şarttır. Sağlık Bakanlığı ve yetkili sendika, koltuk siyasetini bir kenara bırakarak acilen ortak ve radikal bir güvenlik eylem planı açıklamalı, şiddet uygulayan kişilerin ellerini kollarını sallayarak hastanelerden elini kolunu sallayarak çıkmasını engelleyecek hukuki zemin derhal tesis edilmelidir. Sağlıkhaberi.net olarak sürecin ve yetkililerin sorumluluklarının sonuna kadar takipçisi olacağız.
