Afyonkarahisar Devlet Hastanesi merkezli yürütülen sahte reçete, uyuşturucu ve tefecilik soruşturmasında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Aralarında hekimler, tıbbi sekreterler ve hastane personelinin de yer aldığı yaklaşık 15 şüpheli sabah erken saatlerde gözaltına alındı.
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı soruşturma kapsamında, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yaptı. İlk dalgası geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen operasyonun devamı niteliğindeki baskınlarda, aralarında hekim ve hastane çalışanlarının da bulunduğu 15 kişi yakalandı.
Sahte İmzalarla Kırmızı Reçeteli İlaç Ticareti
Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre şebekenin; hekimlerin imzalarını ve sistem şifrelerini taklit ederek yeşil ve kırmızı reçeteye tabi narkotik ilaçları yasa dışı yollarla temin ettiği, ardından bu ilaçları üçüncü şahıslara ve sokak satıcılarına pazarladığı belirlendi.
Dijital Materyaller ve İtiraflar İkinci Dalgayı Getirdi
Sürecin ilk aşamasında gözaltına alınan doktor, tıbbi sekreter, temizlik personeli ve dışarıdaki bağlantılardan oluşan 18 şüpheli hakkında Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Yargılaması süren ilk grubun dijital materyallerinden ve sanık ifadelerinden elde edilen yeni deliller doğrultusunda operasyon genişletildi.
Gözaltına alınan şüpheliler hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama”, “nitelikli dolandırıcılık” ile “resmi belgede sahtecilik” suçlarından işlem yürütülüyor. Şüphelilerin emniyetteki sorgu ve ifade işlemlerinin devam ettiği bildirildi.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Yeşil ve Kırmızı Reçete Denetimlerindeki Zafiyet Kamu Güvenini Sarsıyor
Kırmızı ve yeşil reçeteye tabi bağımlılık yapıcı ilaçların hastane koridorlarında sistem şifreleri kırılarak veya hekim imzaları taklit edilerek piyasaya sürülmesi, sağlık kurumlarındaki dijital güvenlik ve yetkilendirme basamaklarında ciddi açıklar bulunduğunu göstermektedir. Bir kamu hastanesinin adının tefecilik ve uyuşturucu trafiğiyle anılması, gece gündüz fedakârca çalışan yüz binlerce namuslu sağlık çalışanının emeğine ve meslek onuruna sürülen ağır bir lekedir.
Sağlık Bakanlığı, Renkli Reçete Sistemi ve hastane bilgi yönetim yazılımlarında çok faktörlü biyometrik kimlik doğrulama adımlarını tavizsiz devreye sokmalıdır. Kamu nüfuzunu kullanarak uyuşturucu ticaretine ve organize yolsuzluğa bulaşan kim olursa olsun; unvanına bakılmaksızın hem adli hem idari süreçlerde en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.