Bakan Şimşek’ten Memur ve Emekli Maaşlarına Dair Net Mesaj: “En Az Enflasyon Kadar Artış Sürecek”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücünün korunacağını vurgulayarak, maaş artışlarının her zaman en az enflasyon oranı kadar yapılacağını açıkladı. Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP) kapsamındaki hedefleri ve dezenflasyon sürecini de kapsamlı verilerle değerlendirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak canlı yayınında ekonomi gündemine, enflasyon hedeflerine ve kamu personelinin mali haklarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ‘ın (OVP) kamu adına bağlayıcı bir politika taahhüdü taşıdığını belirten Şimşek, ekonomi yönetiminin en temel önceliğinin fiyat istikrarı ve dezenflasyon olduğunu kaydetti.

“Maaşlar Her Zaman En Az Enflasyon Kadar Artacak”

Sabit gelirlilerin enflasyon karşısında ezdirilmeyeceğini savunan Şimşek, “Ücretli kesimin en az enflasyon oranında alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Her zaman memura, emekliye, ücretlimize, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bütün kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak” açıklamasını yaptı.

Dezenflasyon Süreci ve Enflasyondaki Katılık

Dezenflasyon sürecinin 2024 yılının ikinci çeyreğinden itibaren başladığını ve enflasyonun tırmanış hızında somut bir yavaşlama yakalandığını ifade eden Şimşek; küresel enerji şokları, emtia fiyatlarındaki artışlar ve jeopolitik çatışmaların süreci etkilediğini vurguladı.

Programın enflasyon hedeflerinde dış faktörlerin de etkisiyle belirli bir sapma oluştuğunu belirten Bakan Şimşek, modelin öngördüğünden daha fazla atalet ve katılığın gözlemlendiğini, bu nedenle hedeflerin güncellendiğini aktardı. Şimşek, seçim süreçlerinde dahi dezenflasyon hedefinden asla taviz verilmeyeceğini sözlerine ekledi.

“OVP Açısından En Bağlayıcı Hedef Bütçedir”

Bakan Şimşek, programın en kritik ayağının bütçe disiplini olduğunu vurgulayarak, gider kalemlerinin kamunun doğrudan kontrolünde bulunduğunu hatırlattı. Son üç yıllık bütçe açığı performansının hedeflerin çok üzerinde gerçekleştiğini belirten Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“2023’te bütçe açığı hedefimiz yüzde 6,4 iken yüzde 5,1 ile kapattık. 2024’te yüzde 6,4 hedef koymuşken yüzde 4,7 ile çok daha iyi bir performans sergiledik. 2025’te ise bütçe açığını yüzde 2,9’a kadar düşürdük. Bize benzer ülkelerin ortalama bütçe açığı yüzde 5,9 seviyesinde. Yani benzer ekonomilerin yarısı kadar bile açık vermedik.”

2026 yılı hedeflerine de değinen Şimşek, akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemi nedeniyle kamunun gelirlerden ciddi feragat ettiğini belirtti. Buna karşın 2026 için belirlenen yüzde 3,5’lik açık hedefine kıyasla bütçenin yüzde 3,1 açıkla tamamlanacağını öngördüklerini söyledi.

2026 Büyüme Beklentisi Yüzde 3,3

Küresel ticaretteki yavaşlama ve dış şoklara rağmen büyüme tarafındaki sapmanın sınırlı kaldığını ifade eden Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2026 yılını yüzde 3,3 civarında bir büyüme ile kapatmasının beklendiğini aktardı.

Kur korumalı mevduatın tasfiye edilmesi, Merkez Bankası rezervlerinin risk unsuru olmaktan çıkarılması ve mali disiplinin tesisi gibi yapısal hedeflerin başarıyla uygulandığını belirten Şimşek, hedeflerin tutmadığı yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

Kur Politikası ve Dış Talebin Rekabete Etkisi

Döviz kuru rejimine yönelik tartışmaları değerlendiren Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinde normal şartlarda dalgalı kur rejiminin geçerli olması gerektiğini, ancak piyasa şartlarının getirdiği zorunluluklar bulunduğunu ifade etti. Şimşek, kur mekanizmasının işleyişine dair şu ayrıntıları paylaştı:

“Tek yönlü bir piyasa varsa o zaman ‘yönetilen kur rejimi’ ile karşı karşıyasınız. Uzun süredir Türk lirasına rağbet var. Bırakırsanız piyasaya, Türk lirası o dönemlerde aşırı değerlenir. Eğer piyasada yer alıyorsanız, onu yönetmeniz gerekir. Enflasyon tek hanelere indiğinde ihracatçının zorunlu döviz satışı kaldırılarak daha esnek kura geçilebilir; ancak henüz piyasada bu şartlar oluşmuş değil.”

İhracatçıların rekabet gücünün yalnızca kur seviyesi üzerinden okunamayacağını kaydeden Şimşek; Orta Doğu pazarı hariç tutulduğunda sanayiye rakiplerine oranla en ucuz doğal gaz ve elektriği Türkiye’nin sağladığını vurguladı.

Küresel Ticaretteki İkinci Çin Şoku

Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında büyümenin zayıf seyrettiğini belirten Şimşek, ABD gümrük vergilerine rağmen Çin’in Afrika’ya ihracatını yüzde 27, Avrupa Birliği’ne yüzde 13-14 artırarak küresel rekabet dengelerini zorladığını kaydetti.

Enerji piyasalarında küresel ölçekte ciddi bir darboğaz ve marj artışı yaşandığına dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin ham madde tedarikinde ve enerji arz güvenliğinde hiçbir sorun yaşamadığını, bu sayede ihracatın küresel zorluklara rağmen yüzde 4 artış gösterdiğini ifade etti.

Üreticiye, İhracatçıya ve Tarıma Rekor Finansman Desteği

Reel sektörün üretim ve rekabet gücünü korumak adına kamu kaynaklarının güçlü biçimde devreye alındığını ifade eden Bakan Mehmet Şimşek; çiftçiye, ihracatçıya ve esnafa sunulan finansman modellerini detaylandırdı. İhracata yönelik günlük reeskont kredisi limitlerinin 300 milyon liradan 5 milyar liraya çıkarıldığını belirten Şimşek, son bir yılda ihracatçıya 1,4 trilyon lira finansman sağlandığını dile getirdi.

İmalat Sanayisine 250 Milyar TL’lik İşletme Kredisi

İmalat sanayisinin üretim kapasitesini takviye etmek için yeni bir paketin başladığını müjdeleyen Şimşek, “6 ay ödemesiz, 36 ay vadeli ve TLREF üzerinden sağlanan indirimle yaklaşık yüzde 27 maliyetli 250 milyar liralık işletme sermayesi desteğini devreye aldık” dedi.

Tarımsal üretime yönelik sübvansiyonlara da değinen Bakan Şimşek, Ziraat Bankası’nın piyasa borçlanma maliyetlerine karşın çiftçiye ortalama yüzde 12 faizle kredi kullandırıldığını, son bir yılda yaklaşık 1 milyon üreticiye 800 milyar lira kaynak aktarıldığını bildirdi.

“Eximbank’ın sermayesini 7 kat artırdık; bu yıl sağlayacağı toplam finansman 60 milyar dolara ulaşacak. Turizm dahil pek çok sektörde çalışan başına aylık yaklaşık 5 bin lira istihdam desteği sağlıyoruz. Hiçbir dönemde devletin bu denli aktif rol alarak bütçe imkanlarını reel sektör için seferber ettiği görülmemiştir.”

Şimşek, seçici kredi yaklaşımıyla enflasyonist baskı yaratmadan doğrudan katma değerli üretimi ve ihracatı desteklemeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Vergi Artışı Gündemde Yok: Eşel Mobil 2027’de Bitiyor

Vergi politikalarına ve akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemine dair merak edilen başlıklara açıklık getiren Bakan Şimşek, yeni bir vergi artışı hazırlığı bulunmadığını bildirdi:

“Şu an itibarıyla kurumlar vergisinde veya gelir vergisinde bir değişiklik gündemimizde yok. Cari açığı yönetme amacı taşıyan önlemler haricinde dolaylı vergilerde de yeni bir düzenleme bulunmuyor. Akaryakıtta eşel mobil sistemi mazotta yıl sonuna kadar kısmen devam edecek, ancak 2027 bütçe kurgumuzda eşel mobil yer almıyor.”

Kayıt dışılıkla mücadelede mükellef sayısının 3,8 milyondan 5,5 milyona yükseldiğini belirten Şimşek, Türk bankacılık sektörünün Basel III kapsamındaki sermaye yeterlilik oranının yüzde 16,6 olduğunu ve uluslararası standartların aradığı eşiğin iki katı sağlamlıkta bulunduğunu sözlerine ekledi.


Sağlıkhaberi.net Yorumu: “Enflasyon Kadar Zam” Söylemi Vergi Dilimi Baskısı Altındaki Memuru Kurtarmaz

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kamu görevlilerine “en az enflasyon kadar artış” vaadi, sahadaki gerçek hayat pahalılığı ve eriyen satın alma gücü karşısında yetersiz kalmaktadır. Kamu çalışanlarına verilen enflasyon farkı geriye dönük 6 aylık kaybın gecikmeli telafisinden ibaretken, “gelir vergisinde değişiklik yok” açıklaması bordrolu personelin yıl ortasında yüzde 27 ve yüzde 35’lik vergi dilimleriyle maaşının kuşa dönmeye devam edeceğini göstermektedir.

Sanayiciye ve ihracatçıya yüz milyarlarca liralık düşük faizli işletme kredileri ve istihdam destekleri sağlanırken, 7/24 kesintisiz hizmet üreten sağlık çalışanları ve yalnızca resmi enflasyon oranlarına mahkûm edilemez. Refah payı içermeyen, taban aylığa yansımayan ve vergi dilimi basamakları gerçek enflasyona göre güncellenmeyen hiçbir sağlık emekçilerini yoksullaşmaktan kurtaramaz.

Bakan Şimşek’ten Memur ve Emekli Maaşlarına Dair Net Mesaj: “En Az Enflasyon Kadar Artış Sürecek”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi | Sağlık Personeli Haberleri, Atama ve Maaş Tabloları ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif