Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde görevli personellerin, aylardır geciken nöbet ve teşvik ödemeleri gerekçesiyle 7 Temmuz’da iş bırakma eylemi gerçekleştireceği duyuruldu. Kriz sürecinde, eylem kararı alan SES ile ödeneklerin merkezi bütçeye takıldığını savunan Sağlık-Sen arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı kaydedildi.
Ekonomik Koşullar ve Basın Açıklaması Kararı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi bünyesinde görev yapan asistan hekimler ve sağlık emekçilerinin, hak ettikleri ücretlerin eksik ve geç yatırılmasına karşı tepkileri büyüyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Çanakkale Şubesi tarafından yapılan açıklamada, sağlık personelinin giderek ağırlaşan ekonomik şartlar altında geçim sıkıntısı yaşadığı ve emeğinin karşılığını zamanında alamadığı ifade edildi. Bu duruma sessiz kalınmayacağı vurgulanarak, 7 Temmuz Salı günü iş bırakılacağı ve saat 13.00’te hastane önünde geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenleneceği bildirildi.
ÇOMÜ Hastanesindeki Ödeme Krizinin Tablosu:
Gecikmeye Konu Ücretler: nöbet ücretleri ve aylık teşvik (performans) ödemeleri
SES’in Eylem Planı: 7 Temmuz’da tam gün iş bırakma ve basın açıklaması
Sağlık-Sen’in Savunduğu Gerekçe: SGK ve Maliye Bakanlığı’ndan kaynaklı bütçe aktarım süreçleri
Mevcut Ödeme Durumu (İddia Edilen): Nisan ayına ait teşviklerin ve bekleyen nöbet ücretlerinin hesaplara yeni aktarılmaya başlandığı beyanı
Sendikalar Arasında “Bütçe ve İdare” Çatışması
İş bırakma kararının ardından bölgede genel yetkili olan Sağlık-Sen Şube Başkanlığı, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu ve hastane yönetimiyle bir araya gelerek süreci değerlendirdi. Görüşmenin ardından sendika cephesinden yapılan bilgilendirmede, yaşanan gecikmelerin üniversitenin idari bir ihmalinden değil, Maliye ve Sosyal güvenlik Kurumu’ndan (SGK) aktarılması beklenen ödeneklerin bütçeye intikal sürecinden kaynaklandığı savunuldu. Sağlık-Sen yönetimi, nisan ayı ödemeleri ile nöbet ücretlerinin hesaplara aktarıldığını belirterek, bürokratik aşamaların göz ardı edilip sosyal medya üzerinden bilgi kirliliği yaratıldığını ileri sürdü.
“İdareyi Değil, Çalışanın Hakkını Savunun” Çıkışı
Sağlık-Sen’in ödeme gecikmelerini merkezi sistemlere bağlaması ve üniversite yönetimine yönelik olumlu tutumu, sahada eylem hazırlığında olan SES yönetiminin tepkisine yol açtı. SES Çanakkale Şube Başkanı Mehmet Apaydın, yetkili sendikanın mağduriyeti dile getirmek yerine idarenin sözcülüğünü yaptığını öne sürdü. Temmuz ayına gelinmiş olmasına rağmen personelin hala nisan ve mayıs ödemelerini konuşmak zorunda kalmasının sorunun vahametini gösterdiğini belirten Apaydın, sendikal yapıların asıl görevinin bürokratik süreçleri aklamak değil, emeğin hakkını aramak olduğunun altını çizdi.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Üniversite Hastanelerinde Kronikleşen Bütçe Çıkmazı ve Sendikal Kutuplaşma
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’nde patlak veren bu ödeme krizi, devlet üniversitesi statüsündeki köklü tıp fakültesi hastanelerinin yıllardır içine itildiği finansal darboğazın güncel bir yansımasıdır. Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlarda teşvik ve nöbet ödemeleri görece daha düzenli bir takvime bağlanmışken, üniversite hastanelerinin SGK ve Maliye bütçeleri arasına sıkışarak kendi personeline aylarca ödeme yapamaması, sağlık sistemi içerisindeki eşitsizliği derinleştirmektedir. Emeğinin karşılığını aylar sonra, enflasyon karşısında erimiş bir şekilde alan sağlık çalışanından yüksek bir motivasyon ve hizmet kalitesi beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir.
Öte yandan krizin çözümüne odaklanmak yerine sendikalar arasında başlayan “idareyi savunma” ve “bilgi kirliliği” tartışmaları, sahada omuz omuza çalışan sağlık emekçilerinin hak arama mücadelesini zayıflatmaktadır. Çalışanların temel beklentisi, idari mazeretlerin veya bürokratik hiyerarşinin anlatılması değil; hangi gerekçeyle olursa olsun gasp edilen ekonomik haklarının güvence altına alınmasıdır. Bu bağlamda, üniversite hastanelerinin mali yapılarının acilen rehabilite edilerek merkezi bütçeden doğrudan ve kesintisiz desteklenecek bir modelin hayata geçirilmesi kaçınılmazdır.










