Gaziantep’te 10 Hemşireye Tepki Çeken Uygulama
GAZİANTEP – Gaziantep Abdulkadir Yüksel devlet hastanesi Ortopedi Servisi’nde görev yapan 10 hemşirenin, görev tanımlarında yer almayan işlemleri yapmayı bırakmalarının ardından farklı birimlere görevlendirildikleri iddiası sağlık camiasında tartışma yarattı.
İddiaya göre, serviste görev yapan hemşireler uzun süredir hekim ve tıbbi sekreterler tarafından yürütülmesi gereken bazı işlemleri de yerine getiriyordu. Bunlar arasında HBYS üzerinden tetkik istemi oluşturulması, taburculuk işlemlerinin sistem üzerinden tamamlanması, ameliyat onam süreçleri ve çeşitli idari işlemler bulunduğu öne sürüldü.
Sürecin, bir ameliyat onam formunda yaşanan hata sonrası hemşirelerin “görev tanımımız dışında kalan işlemleri artık yapmayacağız” kararı almasıyla başladığı belirtiliyor.
Hemşireler hakkında tutanak tutulduğu, ardından disiplin soruşturması başlatıldığı ve soruşturma devam ederken servis sorumlusu da dahil olmak üzere 10 hemşirenin farklı servislere görevlendirildiği ifade ediliyor.
“Mevzuata Uygun Davrandık” Savunması
Disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadelerde hemşireler; görev tanımları dışında kalan işlemleri yapmamalarının gerekçesini Hemşirelik Kanunu, Hemşirelik Yönetmeliği, Hasta Hakları Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığının çeşitli rehberlerine dayandırdı.
Savunmalarda; hasta bakımının hiçbir aşamada aksatılmadığı, hemşirelik bakım hizmetlerinin eksiksiz sürdürüldüğü, yalnızca mevzuata göre hekim veya diğer meslek gruplarının sorumluluğunda bulunan işlemlerin yerine getirilmediği ileri sürüldü.
“Görev Tanımına Uymak Cezalandırılabilir mi?”
Olay, sağlık çalışanları arasında önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Uzmanlara göre sağlık hizmetlerinde her meslek grubunun kendi görev, yetki ve sorumluluk alanı içerisinde çalışması; hem hasta güvenliği hem de hukuki sorumluluk açısından büyük önem taşıyor.
Bu nedenle birçok sağlık çalışanı, görev tanımına uygun davranmanın disiplin yaptırımı veya yer değişikliği gibi idari sonuçlara yol açmasının çalışma barışını olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.
Görev Tanımı Dışındaki İşlemlere İtiraz Süreci Nasıl Başladı?
İddialara göre, ortopedi servisinde çalışan sağlık çalışanları uzun süredir hekim ve tıbbi sekreterlerin sorumluluğunda bulunan:
Taburculuk işlemlerinin sistem üzerinden yürütülmesi,
Ameliyat onam formlarının alınması,
HBYS üzerinden tetkik istemlerinin yapılması
gibi idari ve tıbbi görevleri yerine getiriyordu.
24 Mayıs tarihinde alınan bir ameliyat onam formundaki hata nedeniyle ilgili hekimin sağlık çalışanlarına tepki göstermesi üzerine; çalışanlar mevzuat sınırlarına çekilme kararı alarak “Görev tanımımız dışında kalan ameliyat onamı alma ve tetkik isteme gibi işlemleri bundan sonra yapmayacağız” beyanında bulundular.
Nöbet İhlali İddiaları ve Tutanak Süreci
sağlık profesyonelleri hastaların tüm bakım ve yatış süreçlerini eksiksiz şekilde sürdürmeye devam ederken; doktorların hastanede fiziksel olarak nöbetçi görünmelerine rağmen nöbete gelmedikleri, tetkik istemi ve taburculuk emirlerini gelmeden uzaktan verdikleri öne sürüldü.
Mevzuata uygun davranarak hekim sorumluluğundaki bu işlemleri yapmayı reddeden çalışanlar hakkında iki ayrı tutanak tutuldu. Tutanakların ardından başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, henüz son savunmalar dahi alınmadan çalışanlara uyarma cezası verileceği bildirildi.
Sorumlu Dâhil 10 Kişilik Ekibe “Sürgün” Kararı
Soruşturma süreci tamamlanmadan ve hukuki dayanağı olmaksızın, servis sorumlusu da dâhil olmak üzere 10 sağlık çalışanının görev yeri değiştirilerek ortopedi servisindeki ekip tamamen dağıtıldı.
HEP-SEN Yönetiminin Girişimleri Sonuçsuz Kaldı:
HEP-SEN Şube Başkanı’nın, verilen idari kararın hem hukuka hem de çalışma barışına aykırı olduğunu belirterek Başhekimlik ile yürüttüğü görüşmelerden sonuç alınamadı. Başhekimliğin geri adım atmayarak yer değişikliklerini fiilen uygulamaya koyduğu öğrenildi.
Sendika yetkilileri ve sağlık çalışanları, mevzuata uygun hareket etmenin ceza veya idari yaptırım gerekçesi yapılamayacağını, verilen disiplin cezalarının hukuken geçersiz olduğunu ve yer değişikliği kararının derhal iptal edilmesi gerektiğini vurguluyor.









