Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çalışanlara yönelik sistematik baskı, keyfi soruşturmalar ve riskli gebelik sürecindeki personele dahi uygulanan yıldırma politikaları iddiaları tepkilere neden oldu.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) tıp fakültesi hastanesi‘nde görev yapan Sağlık çalışanları, başhemşirelik makamının uyguladığı öne sürülen idari baskı ve mobbing iddialarıyla sarsılıyor. İddialara göre hastane yönetimindeki kadrolaşma ve yeni başhekimlikle kurulan kişisel ilişkilerden güç alan başhemşirelik idaresi, kurum içinde personeli bezdirme ve sindirme politikası yürütüyor.
Eksik istihdamın yarattığı ağır iş yükünün çalışanlara fatura edildiği hastanede, yasal izin ve hekim raporu haklarını kullanan personelin dahi doğrudan hedef tahtasına oturtulduğu öne sürülüyor.
Yüksek Riskli Gebelikte Bile Rapor Baskısı İddiası
Hastanede yaşanan yönetim krizinin en çarpıcı örneğinin, yüksek riskli gebelik sürecinde erken doğum tehlikesi bulunan bir çalışana yönelik tutumla ortaya çıktığı iddia ediliyor. Uzman hekimler tarafından fenni kurallara uygun olarak düzenlenen bir aylık istirahat raporuna rağmen, çalışanın hasta yatağındayken “Seni sağlık kuruluna sevk edeceğiz” denilerek psikolojik baskıya maruz bırakıldığı kaydediliyor.
Kurum içinde görev yapan hekimlerin dahi “Ölseniz de rapor vermeyin, başhemşirelikle uğraştırmayın” şeklinde telkinlerde bulunacak noktaya geldiği, yasal hak arama süreçlerinin kurumsal bir korku iklimiyle engellendiği öne sürülüyor.
Kamuoyunun ve Çalışanların Yanıt Beklediği Temel Sorular:
- Personelin anayasal ve yasal hakkı olan istirahat raporlarını sorgulayarak çalışanları hasta yatağında taciz eden idari anlayış denetlenmekte midir?
- Hakkında çok sayıda şikayet ve mobbing iddiası bulunan başhemşirelik makamının, yeni başhekimle olan yakın ilişkiler nedeniyle koruma altına alındığı iddiaları doğru mudur?
- Kurum içerisinde yandaş çalışanların hataları görmezden gelinirken, hakkını arayan sağlık emekçilerine anında soruşturma açılarak çifte standart mı uygulanmaktadır?
- Fenni rapor alan kamu görevlilerine peşinen “yalancı” muamelesi yapılması hangi mevzuata ve vicdani ölçüye dayanmaktadır?
Yetkili Makamlara İdari Soruşturma Çağrısı
Hastanede hüküm sürdüğü öne sürülen keyfi yönetim ve baskı ortamı, çalışanların motivasyonunu kırarken iş barışını ve dolayısıyla hasta güvenliğini de doğrudan riske atıyor. Ağır çalışma şartları altında tükenmişlik yaşayan sağlık profesyonelleri, üniversite rektörlüğü ve bağımsız denetim organlarının hastanedeki idari işleyişi derhal mercek altına almasını bekliyor.
Sağlıkhaberi.net Yorumu: Kişisel Himaye ile Çalışan Hakkı Ezilemez, Üniversiteler Derebeylik Değildir
Üniversite hastaneleri; liyakatin, bilimin ve kamu etiğinin en üst seviyede korunması gereken kurumlardır. Bir idari makamın, arkasına aldığı kişisel ilişkileri ve yönetsel himayeyi personelin üzerinde bir sopa olarak kullanması ve riskli gebeliği olan bir çalışanı dahi hasta yatağında tehdit edebilme cüretini göstermesi açık bir yönetim krizidir. Yasal mevzuata uygun alınmış istirahat raporlarını peşinen geçersiz sayma ve hekim kararlarını idari baskıyla yönlendirme çabası hukuken de suç teşkil eder.
KSÜ Rektörlüğü ve Sağlık Bakanlığı müfettişleri, bu iddiaları görmezden gelerek kurum içi barışın tamamen çökmesine izin vermemelidir. Başhemşirelik dahil hiçbir makam kişisel dostluk zırhıyla denetimden muaf tutulamaz. Üniversite yönetimi, çalışanların feryadına kulak vermeli, kurumdaki tüm baskı ve mobbing iddialarını bağımsız bir komisyon eliyle şeffaf şekilde soruşturarak liyakati ve adaleti yeniden tesis etmelidir.