1. Haberler
  2. Olay
  3. İzmir Buca’daki Bir Devlet Hastanesinde Triyaj Uygulaması Nedeniyle Arbede Yaşandı

İzmir Buca’daki Bir Devlet Hastanesinde Triyaj Uygulaması Nedeniyle Arbede Yaşandı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

12 Mayıs Hemşireler Günü arifesinde, İzmir’de bulunan Buca Seyfi Demirsoy üzücü bir adli vakaya sahne oldu. Çocuk Acil Servisi triyaj alanında mesaisini sürdüren bir , uyguladığı tıbbi protokoller gerekçe gösterilerek aynı nöbet içerisinde iki ayrı fiziksel müdahaleye maruz kaldı. Güvenlik görevlilerinin de müdahil olduğu ve arbedeye dönüştüğü belirtilen olayda, şüphelilerin siyasi söylemler üzerinden tehdit savurduğu iddiaları resmi kayıtlara yansıdı.

Triyaj Masasında Başlayan Gerginlik

30 Nisan 2026 tarihinde, saat 19.30 sularında meydana gelen ilk vaka, düşme şikayetiyle acil servise getirilen bir çocuk hastanın değerlendirme sürecinde patlak verdi. Olay anında triyaj hemşiresi olarak görev yapan S.B., hastanın vücudunda ağır bir travma, açık yara, kusma veya hematom bulgusuna rastlamadı. Tıbbi prosedürler gereği hastayı “sarı alan” kategorisine dahil eden , beklemediği bir tepkiyle karşılaştı.

Hasta yakını S.N. ve annesi İ.N., kırmızı alan kodlaması yapılmadığı ve beklemek istemedikleri gerekçesiyle itiraz etmeye başladı. Sözlü tartışmanın büyümesi üzerine İ.N.‘nin, triyaj masasında yer alan küçük boy çöp kutusunu alarak hemşire S.B.‘nin kafasına vurduğu iddia edildi. Diğer hastaların gözü önünde cereyan eden bu duruma rağmen görev bölgesini terk etmeyen sağlık çalışanı, mesaisine devam etmeye çalıştı.

Aynı Nöbette İkinci Saldırı ve Büyüyen Arbede

Bu olaydan çok kısa bir süre sonra, spor yaparken ayak bileği incinen farklı bir hasta, annesi Y.B. refakatinde acil servise başvurdu. Hastayı değerlendiren hemşire S.B., hayati bir risk veya belirgin bir şişlik tespit etmediği için yine “sarı alan” uygulaması yaptı. Bu karar üzerine öfkelenen Y.B., diğer hastaya kızıldığı için kendilerine de sarı alan verildiğini iddia ederek tepki gösterdi.

Hemşirenin, triyaj kurallarını açıkladığı ve az önce yaşadığı şiddet olayını izah etmek adına kafasına vurulan çöp kutusunu gösterdiği esnada, Y.B.‘nin tehditkar tutumunu sürdürdüğü kaydedildi. Hastanın tedavisi tamamlanıp çıkış yapıldıktan sonra, anne Y.B.‘nin tek başına triyaj bölümüne geri döndüğü, aynı çöp kutusunu alarak hemşirenin başına bir kez daha vurduğu ve olay yerinden uzaklaştığı öne sürüldü.

Saldırganın peşinden giden ve güvenlik görevlilerinden yardım isteyen hemşire S.B., hastane çıkışında ilk olayın şüphelileri S.N. ve İ.N. ile tekrar karşılaştı. Şikayetçi olacağını belirten sağlık çalışanının, bu kişiler tarafından yere düşürülerek darbedildiği bildirildi. Olayı yatıştırmaya çalışan kadın güvenlik görevlilerinin de şiddete maruz kaldığı arbede sırasında, saldırganların “Biz AK Partiliyiz, göreceksiniz sizi AKP’ye şikayet edeceğiz” şeklinde ifadeler kullandığı iddia edildi. Vakayla ilgili resmi şikayet süreci başlatıldı.

Sendikadan Sert Tepki: “Sistem Sağlık Çalışanını Tüketiyor”

Yaşanan adli vakanın ardından konuyu değerlendiren Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hava Akcan, sağlıkta şiddetin bireysel değil, tamamen yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Olayın münferit sayılamayacağını belirten sendika temsilcisinin açıklamaları şu şekildeydi:

“Personel eksikliği, artan iş yükü, liyakatsiz yöneticiler, şiddet, mesleki itibarsızlaştırma ve sürekli hissedilen baskı… Bunların her biri diğerini büyüten bir kar topuna dönüşmüş durumda. Çözümsüzlük arttıkça sorunlar derinleşiyor, derinleştikçe yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Şiddet sağlık alanında başlı başına çok ciddi bir sorun. Eğer gerçekten çözmek isteselerdi bunca yıldır etkili adımlar atılmış olurdu. Ama bugün hâlâ sağlık emekçileri şiddet tehdidi altında çalışıyor. Bu tablo tesadüf değil, doğrudan sağlık politikalarının sonucu.”

Başkan Akcan, ayrıca sahadaki meslektaşlarının çalışma şartlarının ağırlığına vurgu yaparak sistemin çıkmazlarını şu temel başlıklar altında listeledi:

  • Temel İhtiyaçlardan Yoksunluk: 24 saat aralıksız nöbet tutan personelin dahi dinlenme odası, giyinme alanı veya uygun bir tuvaletinin bulunmaması.

  • İdari Baskı Mekanizmaları: CİMER üzerinden gelen asılsız veya haksız şikayetlerin, idareciler tarafından çalışanlar üzerinde bir tehdit unsuru olarak kullanılması.

  • Kuralsız Mesai Düzeni: Ağır personel eksikliğinden ötürü, çalışanların sürekli farklı servislere kaydırılması ve esnek çalıştırılması.

  • Performans Beklentisi ve Risk: Biyolojik ve kimyasal riskler altında çalışan personelden en yüksek verimin beklenmesi, ancak bunun karşılığında güvenli bir çalışma ikliminin sağlanamaması.

“Yarın Hemşireler Günü. Ancak sağlık emekçileri kutlama değil, can güvenliği talep ediyor. Yaşananlar münferit değil; doğrudan sistemin ürettiği sonuçlar. Olayın takipçisi olacağız, saldırı ve tehditlerde bulunanların gerekli cezayı alması için mücadele edeceğiz.” ifadelerini kullanan Akcan, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarının altını çizdi.

Kaynak


Sağlıkhaberi.net Yorumu: Şiddeti Besleyen “Siyasi Güç” İllüzyonu

İzmir’deki devlet hastanesinde bir hemşirenin aynı nöbet içinde üst üste saldırıya uğraması, sağlıkta şiddetin geldiği ürkütücü boyutu bir kez daha yüzümüze çarpıyor. Acil servisler, tıp biliminin kurallarının ve hayati önceliklerin işlediği bilimsel alanlardır. Bir hastanın kırmızı mı yoksa sarı alana mı alınacağına, hastanın veya yakınının sabırsızlığı değil, sadece ve sadece tıbbi veriler karar verir. Bu gerçekliğin toplum tarafından hala idrak edilememiş olması, eğitim sistemimizden sağlık politikalarımıza kadar geniş bir yelpazedeki zafiyetin sonucudur.

Vakanın en can sıkıcı boyutlarından biri ise saldırganların, işledikleri fiili meşrulaştırmak veya yaptırımdan kurtulmak amacıyla siyasi bir partinin adını kalkan olarak kullanma cüreti göstermeleridir. Sağlık çalışanına el kaldırdıktan sonra bir siyasi partiyi işaret ederek makamları tehdit unsuru gibi sunabilme özgüveni, uzun yıllardır sahada uygulanan popülist yaklaşımların ve “hastanın her zaman haklı olduğu” yönündeki çarpık anlayışın eseridir. Sağlık camiasının beklentisi; bu tür vandallıkların siyasi aidiyet, meslek veya statü fark etmeksizin en ağır ve tavizsiz yasal yaptırımlarla cezalandırılmasıdır. Güvenliğin olmadığı yerde şifadan bahsetmek mümkün değildir.

İzmir Buca’daki Bir Devlet Hastanesinde Triyaj Uygulaması Nedeniyle Arbede Yaşandı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif