İçişleri Bakanlığı’ndan “12/36 Çalışma”, “Lojman” ve “Ev Sahibi Yapma” Hamlesi: Peki ya Sağlık Bakanlığı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İçişleri Bakanlığı, emniyet teşkilatında personelin dinlenme hakkını korumak amacıyla 12/36 çalışma sistemini yaygınlaştırıp müfettiş denetimine bağlarken; lojman tahsisleri ve uzun vadeli konut projeleriyle personeline güçlü bir barınma kalkanı sağlıyor. Kamuoyunun ve sahanın dikkati ise benzer şartlarda 7/24 kesintisiz görev yapan Sağlık Bakanlığı bünyesindeki ağır çalışma koşullarına çevrildi.

Kamu yönetiminde 7/24 esasıyla kesintisiz hizmet üreten iki stratejik kurum olan Emniyet Genel Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı arasındaki çalışma düzenlemeleri, sosyal destek mekanizmaları ve kurumsal vizyon farkı yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. İçişleri Bakanlığı’nın polislerin fiziki ve mental tükenmişliğini önlemeye dönük yapısal reformları sahada karşılık bulurken, sağlık teşkilatındaki kronik sorunlar varlığını koruyor.

Emniyette İnsani Dinlenme Düzeni ve Denetim Ağı

İçişleri Bakanlığı, personelin uzun mesai saatleri sebebiyle yıpranmasını engellemek adına Türkiye genelindeki illerin büyük bir bölümünde 12 saat çalışma ve 36 saat dinlenme (12/36) modeline resmen geçtiğini duyurdu.

Müfettişler Sahada: Dinlenme Hakkı Kâğıt Üstünde Kalmıyor

İçişleri Bakanlığı’nın reform paketinde dikkat çeken en belirgin başlık, yeni mesai düzeninin amirlerin inisiyatifine bırakılmaması oldu. İllerde 12/36 modelinin tavizsiz biçimde hayata geçirilip geçirilmediği, personelin dinlenme sürelerinin ihlal edilip edilmediği doğrudan bakanlık müfettişleri tarafından yerinde denetlenmeye başlandı.

Araç Alımı Durduruldu, Bütçe Lojmana ve Konuta Yönlendirildi

İçişleri Bakanlığı, teşkilat bünyesinde kaynakların önceliklendirilmesi noktasında da ezber bozan bir tasarruf modelini devreye aldı. Emniyet teşkilatındaki 10 yaş üzeri operasyonel araç filosunun büyük oranda yenilenmesinin ardından yeni araç alımları sınırlandırıldı; açığa çıkan kurumsal kaynak ve bütçe doğrudan lojman tahsislerine ve personelin barınma ihtiyacına aktarıldı.

Büyükşehirlerde Lojman Sayısı Katlanıyor

Özellikle fahiş kiralardan en çok etkilenen İstanbul’da mevcut 3.350 lojmandan emniyet personelinin yalnızca yüzde 3’ünün faydalanabildiği tespiti üzerine, lojman sayısının hızla 5 bine çıkarılması kararlaştırıldı.

POLSAN ve TOKİ İş Birliği: Kira Öder Gibi Ev Sahibi Olma Modeli

Barınma krizine karşı kalıcı bir çözüm sunmayı hedefleyen bakanlık; POLSAN ve TOKİ ortaklığıyla ‘da 86 dönümlük dev arazide 2.000 konutluk ilk etabın temelini atmaya hazırlanıyor. Emniyet mensuplarını kira öder gibi uzun vadeli ödeme planlarıyla konut sahibi yapacak projenin, kademeli olarak diğer büyükşehirlere de yaygınlaştırılacağı ifade edildi.

Söz konusu konut projelerinde fırsat eşitliğini sağlamak ve sosyal adaleti gözetmek adına; evi bulunmayan, eşi çalışmayan, çok çocuklu ve konut ihtiyacı acil olan kamu görevlilerine kura ve hak ediş süreçlerinde öncelik verileceği bildirildi.

Sağlık Bakanlığı’nda Tablo: 100 Saati Aşan Fazla Mesai ve Nöbet Döngüsü

İçişleri Bakanlığı’nın personeli dinlendiren ve barınma imkanı sunan reformist adımlarına karşılık, Sağlık Bakanlığı teşkilatında sahadaki fiili durum tam tersi bir tablo sergiliyor. Hastanelerin acil servislerinde, polikliniklerinde ve yoğun bakım ünitelerinde kesintisiz üreten sağlık çalışanları, haftalık yasal çalışma sınırlarını fersah fersah aşan bir nöbet yüküyle karşı karşıya kalıyor.

Ayda 100 Saati Aşan İlave Nöbet Baskısı

Yetersiz istihdam ve dengesiz iş yükü planlaması sebebiyle personel, yasal mesaisinin üzerine ayda 100 saati bulan zorunlu fazla mesai yapmak zorunda bırakılıyor. 24 saatlik blok nöbetlerin ardından verilen dinlenme süreleri ise kliniklerin doluluk durumuna göre keyfi biçimde kısıtlanabiliyor.

Dinlenme Hakkını Koruyan Merkezi Bir Denetim Mekanizması Yok

Emniyette müfettişler sahaya inip amirlerin dinlenme sürelerini ihlal edip etmediğini tutanak altına alırken, sağlık tesislerinde fazla çalışma ve nöbet çizelgeleri tamamen yönetimlerinin ve klinik sorumlularının inisiyatifiyle yürütülüyor. Sağlık profesyonellerinin fiziksel ve biyolojik dinlenme hakkını koruyacak, aşırı nöbet yazımını engelleyecek merkezi bir bakanlık denetim mekanizması bulunmuyor.

Lojman Yok, Barınma Desteği Yok: Sağlık Personeli Kiralar Altında Eziliyor

İçişleri Bakanlığı kaynaklarını araç alımından çekip polisine lojman ve TOKİ iş birliğiyle ucuz konut üretimine aktarırken, Sağlık Bakanlığı teşkilatında personeli barınma krizine karşı koruyacak kurumsal bir model bulunmuyor. Özellikle büyükşehirlerde ve turizm bölgelerinde fahiş oranlarda artan kira fiyatları karşısında sağlık çalışanları kaderine terk edilmiş durumda.

Lojman ve Toplu Konut Projeleri Gündemde Yok

Emniyet mensuplarına sağlanan kurumsal konut fonları ve tahsisli lojman havuzlarının benzeri, yüz binlerce personeli istihdam eden Sağlık Bakanlığı bünyesinde uygulanmıyor; memurlar maaşlarının yarısından fazlasını barınmaya ayırmak zorunda kalıyor.

Nöbet Usulü Çalışmaya Rağmen 24 Saatlik Kreşler Yetersiz

Gece nöbeti, acil müdahale ve bayram tatili gözetmeksizin kesintisiz mesai yürüten sağlık personelinin en temel sosyal ihtiyacı olan kreş meselesi de çözümsüzlüğünü koruyor. Nöbet sistemine entegre 24 saat esasına dayalı hastane kreşlerinin sayısı yok denecek kadar azken, son dönemde kamuoyuna duyurulan kreş açma girişimleri ise ihtiyacın çok gerisinde, sembolik adımlar olarak kalıyor.


Sağlıkhaberi.net Yorumu: Bir Teşkilat Dinlendirip Barındırırken, Diğeri Tüketmeye Devam mı Edecek?

Ortaya çıkan tablo, aynı devlet çatısı altında ve benzer risk düzeyinde 7/24 esasıyla hizmet veren iki stratejik kamu gücü arasındaki idari vizyon uçurumunu net biçimde gözler önüne sermektedir. İçişleri Bakanlığı personelin biyolojik, fiziksel ve mental sağlığını korumak adına “12 saat çalıştırıp 36 saat dinlendirme” modelini hayata geçirip bunu müfettişlerle sahada denetlerken; Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarını ayda 100 saati aşan zorunlu nöbet döngüsüne ve tükenmişliğe mahkûm etmesi izahı mümkün olmayan bir yönetim zaafıdır. Sahadaki acı gerçek şu soruyu kaçınılmaz kılmaktadır: İçişleri Bakanı personelini 12 saat çalıştırıp 36 saat dinlendirmenin peşindeyken, Sağlık Bakanlığı sağlık emekçilerini 12 saat dinlendirip 36 saat çalıştırmanın peşinde midir?

Öte yandan, filosundaki araç alımlarını durdurup bütçesini polisin lojmanına ve uzun vadeli konut projelerine tahsis eden vizyoner yaklaşım; büyükşehirlerde fahiş kiralar altında ezilen sağlık profesyonellerine gelince neden tamamen sessizliğe bürünmektedir? En temel anayasal hak olan çocuk kreşi meselesinde dahi sembolik açılışların ötesine geçemeyen bir yönetim anlayışıyla sağlık sistemi ayakta tutulamaz. Sağlık hizmeti, uykusuz, yorgun ve barınma kaygısıyla tükenmiş bedenlere emanet edilemeyecek kadar hayati bir alandır. Sağlık Bakanlığı bürokrasisi hamaseti ve süslü sloganları bir kenara bırakmalı; personelin dinlenme hakkını müfettiş güvencesine alan çalışma saatlerini, lojman tahsislerini ve sosyal konut hamlelerini acilen hayata geçirmelidir.

İçişleri Bakanlığı’ndan “12/36 Çalışma”, “Lojman” ve “Ev Sahibi Yapma” Hamlesi: Peki ya Sağlık Bakanlığı?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi | Sağlık Personeli Haberleri, Atama ve Maaş Tabloları ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif