Serpil Yalçın & Ayşe Güden – Memleket Gibisin dinle:

Aynı evde içinde büyüyen iki kız kardeştiler. Serpil, susarak kelimeleri doldurdu heybesine. Yazdıkça çoğaldı. Şiirlerini Ayşe ile ilk kez paylaştığında Ayşe tam o anda müzik sesi duyduğunu söyledi ve orada şiiri şarkıya dönüştürdü.
Serpil Hemşire, Ayşe ise Acil Tıp teknisyeni idi. Sanat camiasına uzaklardı. Şarkının biri tamamlandıkça diğerine geçiyorlardı. Bir çok kişiye ulaşmaya çalışmakla geçti çoğu zamanları. Her kapı yüzlerine kapandı. Şarkılara inandılar, kendilerine inandılar. Şarkıları söyletecek birilerini aradılar onu bile bulamadılar en son bizim de sesimiz güzel diyerek stüdyoya girdiler. Daha cok Ayşe söyledi. Stüdyo masrafları çok fazlaydı iki memur maaşı ile zorlanıyorlardı. Yetemedikleri yerde ise Ahmet Egin profesyonel bakış açısı ile hayatlarına dahil oldu. Ahmet Egin de heyecanlandı ve yapay zeka desteği sağlayarak yine kendi müzikleri ile şarkıları üretmelerine yardım etti.
Sanki çok eski zamanda yapılmış ama yayınlanmamış şarkıları yapmaktı, tamamlamaktı onların görevi.
Günümüz şarkılarına, şarkı sözlerine hiç benzemiyordu şarkıları ve sözleri. Erkin Koray, Barış Manço tadı alanlar olunca daha da çok heveslendiler . Bu zamana kadar 50’ye yakın şarkı ürettiler. ”Memleket gibisin” başkaydı. Ayşe’ye yazılan bu şarkı aşk şarkısı değildi. Herkes bir şeyler buldu ve hep aynı cümleler aktı insanların dilinden “geçmişten gelen bir şarkı. ” Ve bu cümle işte Serpil ve Ayşe kız kardeşlerin hikayesinin duyulma vaktinin çoktan geldiğini hatırlattı. Hoş geldiniz Sevgili Serpil ve Ayşe.
Sevgili Serpil Yalçın (Hemşire – Söz Yazarı) Hemşirelik mesleği, yazdığınız sözlerin duygusunu nasıl etkiledi?
Sevgili Hülya, öncelikle hoş bulduk. Mesleğimizde İnsanların en savunmasız hâllerine tanıklık ediyoruz. O anlar süs kaldırmıyor. Yazdığım her şey biraz o çıplaklıktan geliyor.
Sevgili Ayşe Güden(ATT-Bestekar-Söz Yazarı)sende de bu etki oldu mu?
-Öncelikle hoş bulduk Sevgili Hülya. : Duygu yoğunluğunun içindeyiz haliyle yansıyor elbette.
Serpil, Hastane koridorlarında gördüğünüz bir anın doğrudan bir şarkıya dönüştüğü oldu mu?
– Hayır. Ama duygulara yön verdi. Şiirlerime değil, öykülerime ilham oldular. Benim bir de “Gölgedir Düş” adında bir öykü kitabım var.

Harika… Peki Serpil ,Suskun bir çocuk olduğunuzu söylüyorsunuz… Yazmak sizin için konuşmanın bir yolu mu?
– Evet. Söyleyemediklerim, hissettiklerim, susmak zorunda kaldıklarım yazıya dönüşüyor.
Ayşe’nin o sözleri okuduktan sonra üretime dahil olması sizi şaşırttı mı?
-Şaşırttı. Çünkü o sadece okumadı devamını da getirdi. Benim bıraktığım boşlukları kendi cümleleri ile tamamladı. Olay, tek kişilik olmaktan çıktı.
Yazarken sağlıkçı kimliğiniz mi öne çıkıyor yoksa kadın kimliğiniz mi?
– Yazarken kimlikler siliniyor. Sadece his kalıyor.
Sen de Ayşe sağlıkçı kimliğin mi öne çıkıyor yoksa kadın kimliğin mi?
-İnsanca bir şefkat sarıyor ve ağlama hissinden çıkamıyoruz.
Oldukça fazla dinleyiciye ulaştığınız “Memleket Gibisin” şarkısının ilk cümlesi nasıl doğdu?
-Ayşe’ nin siteminden. Hep duygusal şeyler yazıyorsun biraz umut dolu şeyler yaz diye şikayetlenmesi ile yazıldı.
-Evet. Hatta iki cümle yine hüzünlüydü hemen oradan çıkarttım. Tükendi şarkısının da çıkmasına sebep oldu Serpil, çıkarılan iki cümlenin üstüne yazdı Tükendi şarkısının sözlerini.
Şarkı sözlerinizde sessizlik neden bu kadar önemli?
– Çünkü bazı şeyler yazılamıyor. Orayı sessizlik tamamlıyor.
Ayşe hanım, sarkı söylemek mi ,yazmak mı ?
-Artık ayıramıyorum birisi başladığında bir diğeri geliyor.

Peki ! Kavga ediyor musunuz?
İkisi birden gülerek ” çok ” diye yanıtlıyor.
Memleket gibisin dinlenmesi 2.5 milyonu geçti ne hissettirdi bu durum?
-Biz en başından beri abartıyor muyuz, acaba o kadar güzel değiller mi diye çok fazla özeleştiri yaptık. Dinlenme sayıları ,gelen mesajlar ve yorumlar bize devam edin der gibiydiler. Aslında devam etmemiz için; “memleketimin kokusunu duydum diyen gurbetçiler, hasta yatağımda bana umut oldu.” diyenler bizim için yeterliydi.
Hedef nedir bundan sonraki zaman için?
-Şarkıyı söylemek isteyen profesyonel sanatçılar olabilir. Bizim derdimiz şarkı yapmak. Ha illaha söyleyin denirse onu da yaparız ama asıl olay şarkı üretmek. Hep daha iyisi, daha mükemmele yakını ,daha az hata, daha çok duygu hedefimiz bu Serpil Hanımla.

Bu samimi hikâyeyi, yolculuğunuzun görünmeyen taraflarını ve duygularınızı bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz. Kelimelerin, ritmin ve emeğin bir araya geldiği çok özel bir hikâyeye tanıklık ettik sayenizde.
-Biz teşekkür ederiz. Hikâyemizi gerçekten hissederek dinleyen insanlarla karşılaşmak bizim için çok değerli. Çünkü bazen anlaşılmak, anlatmaktan daha büyük bir şey.

Sevgili Okurlar. Serpil ve Ayşe’nin tüm çalışmalarına başta Spotify, YouTube, Apple Music ve diğer dijital müzik platformları üzerinden ulaşabilirsiniz. Özellikle “Memleket Gibisin” ile bu hikâyenin sesini daha yakından duyabilirsiniz. Okuduğunuz ve bu hikayeye sizde ortak olduğunuz için teşekkürler.
Röportaj: Hülya ÖLÇÜCÜOĞLU
Konuklar: Serpil YALÇIN ve Ayşe GÜDEN