1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Uzm. Hemşire Mehtap Tekin
  4. Hemşirelerin Ceza Hukukundan Doğan Sorumlulukları – 4
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hemşirelerin Ceza Hukukundan Doğan Sorumlulukları – 4

featured

Değerli Meslektaşlarım, Sağlık Meslek Mensupları ve Okurlar,

Ele alacağımız konudan tüm sağlık meslek mensupları dahası, ilgili akademisyenler ve öğrenciler de kanaatimizce yararlanabileceklerdir… Özellikle de sağlık meslek mensuplarında konu hakkında farkındalık oluşturma hedeflendi. Konu, sağlık hizmeti sunumu sırasında meydana gelen ve Temyiz Mahkemesi’ne taşınan eylemlerle ilgili kararların incelenmesiyle pekişecektir. Kararların içeriği sağlık hizmeti sunumuyla ilgili olduğu için, konunun daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla normal yaşamdan da örnekler verildi.

  1. Bölüm: Suçun Görünüş Şekilleri
  1. Suça Teşebbüs

            5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 35’te düzenlenmiştir. Söz konusu hükme göre fail, eylemine kasten başlar diğer bir deyişle bilme ve isteme vardır, fiilin meydana geleceğine dair failin elverişli hareketlerinin olması gerekir fakat fail eylemini, elinde olmayan bir nedenden veya nedenlerden dolayı tamamlayamaz ve teşebbüs aşamasından sorumlu olur.

            Hasmını öldürmek için silahını çeken fail, o sırada oradan geçmekte olan sivil bir polise rastlar ve bu nedenle fiilini tamamlayamaz. Hasma çekilen silah bir su tabancası olsaydı, elverişli bir hareketten söz edilemezdi.  

  1. Suça İştirak

Aynı Kanun’un ‘Suça İştirak’ başlıklı dördüncü bölümünde faillik, azmettirme ve yardım etme alt başlıklarıyla düzenlenmiştir.

            (1) Faillik, 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre, suçu birlikte işleyenlerden her biri, faildir. Kişi, suç fiilini gerçekleştirmek için başka birini araç olarak kullanıyorsa, kendisi de fail olur. Kusur yeteneği olmayan birini araç olarak kullandı ise, ceza yaptırımı artar. O halde bu kısmında, cezanın artırılmasına neden olan nitelikli bir unsur (fiilin gerçekleştiriliş şekli) mevuttur. “Suçun nitelikli unsurları” başlığına tekrar göz atabilirsiniz.

            Fail, dinlenmek için gittiği ormanlık alanda, uyuyan hasmını görür, çevresinde yakınlarından herhangi bir kimse bulunmamaktadır. O sırada, komşusunun kusur yeteneği olmayan oğlunun, ormanlık alana doğru yöneldiğini fark eder ve derhal yanına giderek, yerde bulunan kocaman bir taşı alarak hasmının kafasına doğru atmasını ister. Komşusunun oğlu verilen talimatı aynen yerine getirir ve hasım ağır bir şekilde yaralanır.

            (2) Azmettirme, ilgili Kanun’un 38. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, suça azmettiren de aynı suçla ceza yaptırımına maruz kalır.

            Birbiriyle küsülü olan iki kardeşin ortak bir arkadaşı bulunmaktadır. Ortak arkadaş, kardeşlerden büyük olana gizlice husumet beslemektedir ve sürekli olarak küçük kardeşe, ağabeyinin kendisi için kötü amaçlı planları olduğunu anlatır ve durdurmak için acilen bir şeyler yapması gerektiğini de ekler. Küçük kardeşi ikna edebilmek için telkinlerini, planlı ve profesyonel bir biçimde yapmaya çok özen gösterir.

            Son telkininde ağabeyinin, eşi için de asılsız dedikodular çıkardığını iletir hatta yalancı şahit bile bulur. Son paylaşımda arkadaşının yoğun etkisinde kalan küçük kardeş, derhal ağabeyinin bulunduğu bahçeye varır, onu bulur ve elinde bulunan kalın sopasıyla; ‘yeter artık’ diye bağırarak ağabeyine defalarca vurur. Ağabey, ciddi yaralar almıştır.     

            (3) Yardım etme, 5237 sayılı Kanun’un 39. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre, yardım etme olarak değerlendirilebilecek haller: Fiilin gerçekleşmesi için faili teşvik etme, fiili işlemeye karar vermiş olan failin bu kararının kuvvetlenmesini sağlama ve fiil gerçekleştirildikten sonra yardım etme vaadinde bulunmadır. Diğer yardım şekilleri, fiili gerçekleştirme hususunda yol gösterme ve gerekli araçları sağlamadır. Son yardım şekli ise, fiili gerçekleştirme öncesinde ya da sırasında yardımda bulunarak kolaylaştırmadır.

            Değerli bir taşı çalacağını arkadaşına söylediğinde arkadaşı, hırsızlık sonrası onu saklayabileceğini dahası, isterse yurt dışına çıkışı için de yardımda bulunabileceğini iletir. Arkadaşının desteğini yüreğinde hisseden hırsız, planını hızlandırır.

  1. Suçların İçtiması

5237 sayılı Kanun’un ‘Suçların İçtimaı’ başlıklı beşinci bölümünde bileşik suç, zincirleme suç ve fikri içtima alt başlıklarıyla yer almaktadır.       

            (1) Bileşik suç, ilgili Kanun’un 42. maddesinde yer alır. Maddeye göre bileşik suç, içinde birden fazla suç barındırır fakat söz konusu suçlar öyle bir araya gelmişlerdir ki yeni bir suç oluşmuştur. Dil bilgisi konuları içinde yer alan bileşik kelimeye kanımızca benzetilebilir. TCK m. 148 (yağma) bileşik bir suçtur içeriğinde hırsızlık, cebir veya tehdit mevcut olabilecektir. Bu suçlar, artık yeni ve tek bir suçta (yağma) vücut bulmuştur.

            (2) Zincirleme suç, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi zincirleme suçunu ele alır. Maddenin ilk fıkrasına göre zincirleme suçta fail, bir kişiye karşı aynı suçu, farklı zamanlarda işleyerek eylemini gerçekleştirir ve sonuçta faile artırılarak bir ceza yaptırımı uygulanır. Maddenin ikinci fıkrasında, aynı suçun birden çok kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da faile, artırılarak bir ceza yaptırımının uygulanacağı belirtilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise, bazı suç tiplerinde zincirleme suç hükmünün uygulanmayacağı, bu suç tipleri sayılarak açıkça iletilmiştir. Bunlar; kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarıdır.

            Kerem Bey, bir kamu hastanesinde Genel Cerrahi Servisinde hemşire olarak çalışmaktadır. O hafta dördüncü nöbetine ve 18.00 – 08.00 mesaisine gelir. Serviste 10 hasta bulunmaktadır ve servisten hemşire olarak sorumlu tek kişidir. Hastaları teslim aldığı sırada, üç hastasının daha sık takip edilmesi gereken hasta grubunda olduğu kanaatine varır ve sorumlusundan, destek hemşire talebinde bulunur. Verilen yanıt ise, destek sağlayacak bir hemşirenin bulunmadığı şeklindedir.

            Oldukça hareketli başlayan nöbet, 02.00’a kadar aynı tempoda devam eder zira sık takibi yapılan üç hastadan ikisinin durumu aynı anda ağırlaşır. Bu arada Kerem Hemşire, yoğunluğun arttığı anda Gözetmen Hemşireyi aramış ve vaziyeti açıklayarak yardım talebinde bulunmuştur ancak diğer birimlerin de hareketli olması nedeniyle, talep reddedilmiştir.

            Gece, saat 02.30 sularında birim iyice sakinleşir, tüm hastalar uyumuştur. Kerem Hemşire sırt bölgesinde keskin bir ağrı hisseder ve hemşire odasındaki çekyata uzanır, 10 dk. istirahat sonrası görevine devam etmeyi planlar ancak uykuya dalar ve saat 06.00’a kadar uyur.

            Uyandığında, sırtındaki ağrının geçtiğini hisseder, derhal saatine bakar ve panikle yerinden fırlar. İlk olarak hızlıca ve sessizce hastalarını dolaşır, sorun görünmüyordur. Daha sonra saati gelen tedavileri uygular. Mesai bitimine bir saat kalmıştır, 02.30 – 08.00 arasında yapılması gereken ilaç tedavileri dışındaki hemşirelik hizmetlerini yerine getirememiş ve kayıt altına alamamıştır. Tamamlayamama sonucu idari yaptırıma maruz kalma korkusuyla ölçümleri yapmış gibi hızlıca ilgili formlara yazar. Saat 08.00’i gösterir, Kerem Hemşire pişmanlık ve üzüntü hisleriyle stresli bir şekilde hastalarını gündüz mesaisine gelen arkadaşlarına teslim eder.

Somut örnekte uygun olan davranış, yapılamayan işlerin yapılmış gibi yazılmaması, ilgili saatteki yerlere “alan yoğunluğundan dolayı yapılamadı” ibaresinin yazılmasıydı. Böyle bir durumda ceza hukukundan sorumluluk doğmayacağı gibi özel hukuktan da sorumluluk doğmayacaktır zira Kerem Hemşire, ilgili yetkilileri bilgilendirmiş ve amirinin talimatını yerine getirmiştir. Sekiz saat boyunca tek başına, aralıksız olarak ciddi bir yoğunluk ve stres altında olmanın bedeninde meydana getirdiği yorgunluk ve acı hissi, gece saatinde kolayca uykuya dalmasına sebep olmuştur. Elbette, içinde bulunduğu şartlar da değerlendirilmelidir. Yaşananları en doğru haliyle yazmanın sonuçları; kamu hizmetindeki mevcut sorunları ortaya koymak, tespitini yapabilmek, çözüm aramak ve kamu personelinin eylemlerini ispat edebilmesi, mağdur olmaması bakımından çok önemlidir. Söz konusu durumda ise, resmi belgede sahtecilik suçunun birden fazla kişiye karşı işlenmesi durumu gündeme gelebilecektir. Ancak şu hususa dikkat çekmek isteriz; burada, resmi belgede sahtecilik suç tipinin mevcut olup olmadığına değil, aynı eylemin birden fazla kişiye karşı yapılıp yapılmadığına dikkat çekmek istenildi zira söz konusu suç tipi, ayrıca ele alınacaktır.

            (3) Fikri içtima, aynı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre fail, bir fiil işler ve işlediği bu fiilin sonucunda, birden fazla ve farklı suçlar meydana gelir. Fail, meydana gelen bu suçlardan, en ağır ceza yaptırımına sebep olan suçtan sorumlu olur.

Temyiz Mahkemesi kararlarıyla devam edeceğiz…


KAYNAKÇA

Artuk, Gökçen, s. 60; Artuk, Gökçen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 597 vd.; Aydın, Devrim: Suça Teşebbüs, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 55, Sayı 1, 2006, s. 110, 111; İçel, s. 503; Ercan, s. 96; Erol, s. 305.

Artuk, Gökçen, s. 62; Artuk, Gökçen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 648 vd.; Öztürk, Mustafa Kaan: Türk Ceza Kanunu’nda Bir İştirak Şekli Olarak Faillik (TCK m. 37), Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 13, Sayı 1, 2023, s. 255; İçel, s. 557, 558; Ercan, s. 97; Özmen, s. 87, 88; Erol, s. 325.

Artuk, Gökçen, s. 64; Artuk, Gökçen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 664 vd.; İçel, s. 560; Ercan, s. 97; Erol, s. 335.

Artuk, Gökçen, s. 64, 65; Artuk, Gökçen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 675 vd.; İçel, s. 565, 558; Ercan, s. 97; Erol, s. 345.

Artuk, Gökçen, s. 67; Merki, Duygu: Bileşik Suç (Danışman: Doç. Dr. Muharrem Özen), Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2009, s. 1, 2; İçel, s. 638, 639; Ercan, s. 98; Özmen, s. 89; Erol, s. 364; İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 11. Bası, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2015, s. 559.

Artuk, Gökçen, s. 189; Artuk, Gökçen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 706; Nevzat Toroslu, Ceza Hukuku Özel Kısım, 4. Baskı, Savaş Yayınevi, Ankara, 2009, s. 145, 146.

Artuk, Gökçen, s. 67; Artuk, Gökçen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 712 vd.; Demirel, Muhammed/ Kartal, Melik: The Conditions For The Application Of Succesive Crime In The Turkish Criminal Code, İstanbul Hukuk Mecmuası, Cilt 77, Sayı 1, 2019, s. 451; Ercan, s. 98, 99; Özmen, s. 89; Erol, s. 371; Berrin Akbulut, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 9. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2022, s. 895, 896; Doğan Soyaslan, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 10. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2022, s. 330.

Artuk, Gökçen, s. 68; Artuk, Gökçen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 723 vd.; Duman, Emre: Türk Ceza Hukukunda Fikri İçtima (Danışman: Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu), Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2021, s. 59, 60; İçel, s. 574; Ercan, s. 99; Özmen, s. 89; Erol, s. 382; Veli Özer Özbek, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, Ceza Hukuku Temel Bilgiler, 11. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2020, s. 338, 339.

Hemşirelerin Ceza Hukukundan Doğan Sorumlulukları – 4
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi | Sağlık Personeli Haberleri, Atama ve Maaş Tabloları ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif